1. hoş bir erkin koray şarkısı. bir de bunun karakan versiyonu vardır. her nedense klibi halaa aklımdadır.
    insanı bir garip yapan şarkının sözleri ise aynen şöyledir


    yağmurun sesine bak
    aşka davet ediyor
    cama vuran her damla
    beni harab ediyor

    bu yağmur seni benden
    alıp götüren yağmur
    aşkımızı sel gibi
    silip süpüren yağmur

    her damlada ah ettim
    hayatıma kahrettim
    o kadar üzgünüm ki
    seni nasıl kaybettim

    ne zaman kapım çalsa
    sen geldin sanıyorum
    korkarım ki aşkımı
    boş yere arıyorum

    yine yağmur yağacak
    beni benden alacak
    en acı ızdırabın
    deryasına salacak

    her damlada ah ettim
    hayatıma kahrettim
    o kadar üzgünüm ki
    seni nasıl kaybettim

    *
  2. saatlerdir duman altı olmuş odanın penceresini açmaya yeltendiğimde, karşılaştığım şeydir. meğer nasıl da çaktırmadan dönüyormuş, ne güzel kokuyormuş dünya
  3. erkin koray'ın yorumladığı bir orhan gencebay bestesi. evde yalnız başına oturup bunalım yapmak için birebirdir. eski sevgili düşünülür, her ne kadar sevilmiş olsa da ayrılmanın gerekliliği hatırlanır, yapacak bir şey olmamasına üzülünür, üzülünür... erkin baba "o kadar üzgünüm ki! seni nasıl kaybettim?" derken insanın içi cız eder...
  4. mine koşan da çok fena söyler bu şarkıyı...

    youtube'dan çalan şarkıyı, an itibarıyla abim, ben ve mine koşan beraber söylüyoruz... abimin hatırlattığına göre, bizim komşuda kaseti varmış bunun ve bütün gün çalarmış. ezbere bilmemiz bundanmış. nasıl bir şeyse bu hafıza...