|
|
- yağmurlu bir günde görmüştüm seni,
üstünde çubuklu formalar vardı.
biranda tutuldum aşık oldum ben,
hayatın anlamı siyah beyazdı.
ölümle yaşamı ayıran çizgi,
siyahla beyazı ayıramaz ki.
bu yolun sonunda ölüm olsa da,
sevenleri kimse ayıramaz ki.
- tabi sözlüğü bırakıp cam kenarına gitmek ve etrafı seyretmek.
elde bir kahve veya çay bulunması işe yarayabilir.
kitap. evet bir de kitap lazım.
(bkz: sherlock holmes)
- (bkz: uyumak)
- yorganın altına girip yağmurun sesi eşliğinde hayaller kurmak.
- balkonda oturup sokağın karşısındaki boş çocuk parkını izlemek.. kaydırağın ucundaki ve salıncakların altlarındaki çamurlu su birikintileri gibi detaylara dikkat etmek
pek hüzünlendirir insanı.
- elinde kahvenle kitap okursun, her sayfayı çevirişinde pencereye gider gözlerin ve isyan edersin. sonra okmaya devam edersin...okursun.. okursun.. uyursun. uyanınca bir film izleyim dersin, izlerken uyursun. uyumak güzel şey.
- her damlada;
yerinde olmak istediğin kişiyi alıp, oraya kendini yerleştirmek. duyduğun buruk mutluluğu, yağmur bitince oluşan su birikintisinde selamlamak.(özlemce, 04.05.2008 12:37 ~ 12:39)
- yalnızlığı koklarsın, arayacak kimse bulamazsın. evden çıkar gazete alırsın. geri döner gazeteye göz atarsın. iş ilanlarıyla boğuşur şansını denersin. canın sıkılır televizyon izlersin. camdan bakarsın bakmaktan bayarsın. müzikle uğraşsan daha bir dert olur. gider aklını yitirirsin en iyisi. yağmur yağar sen delirirsin. bir ıhlamur içersin.
- şemsiye açmak?
- bertuğ cemil'den yağmur'u dinlemek...
- depresyona girmek
- buğulu cama,
bir kalp çizmek...
bir yanını doldurup,diğer yanın boş haline bakıp hüzünlenmek..
ve sonunda kalbi tek elle yok etmek.
- evde oturup sıkılmak
- sokağa çıkıp yürümek, yağmurun kokusunu, serinliğini içinde hissetmek.
- (bkz: anket)
- balık tutmak
- yapılabilecek en güzel şey şu olabilir: sabah sıcacık yatağınızdan arkadaş telefonuyla kaldırılmak, "ben gidiyorum seni göremedim nolur aşti'ye gel bari vedalaşalım" diyen arkadaşı kıramamak. deli gibi yağmur yağarken su geçirmeyeceğinden emin olduğunuz yağmurluğunuzu giymek, armadada inip aştiye yürürken donunuza kadar ıslanmak... kotun ağırlaşıp kıçınızdan düşecek gibi olması.. adi taksilerin arabayı üzerinize sürüp sizi bir güzel çamura bulaması... saçlarınızın kafanıza beslemevari bir şekilde yapışması.. hatta botlarınızın üzerinde ebemkuşağı görmeniz..
işte böyle şeylerdir.. 3 saat oldu pantolon hala kurumadı. o yağmurluğu da aldığım yere götürüp bana satan hatuna fitil yapmak niyetindeyim..(usako, 04.05.2008 19:22)
- ayıptır söylemesi bizim evin önü biraz dört yol ağzı, biraz da çukur kalıyor da, yağmurlu bir gün olsa da eğlensek diye duaya çıkıyoruz arada. eğlencenin allahı göle karşı amcaları teyzeleri incelemek oluyor. psikolojik yaklaşıyoruz olaya.
-aha koşun!! kız düştü ağa! hukukçu bu kesin, saçlara bak sözelci olduğu nasıl belli, bu havada süslenmiş de çıkmış, bozulcak birazdan hepsi.
-ordan geçemen teyzeeeeee bu tarafaaaa geeel, daha beri geeeeel!! kadın bi gitti bi daha geldi, aptal len bu! bunun oğlu anakuzusudur! maydonozu bitmiş, almaya gidio bu, dönüşte görürsünüz.
-len araba gelio, sıçtı, duşunu alıp gidecek.
-yarabbi şükür! şu çocuk mühendislik okuo kesin, ıslanacağını bilio ya zıplayıverdi, optimum sürede bitirdi parkuru.
-müzik nerde?! tek tek sekerekten bade süzerekten ben yandım ban allah puhahaaaa.
işte yağmurlu günlerde tek eğlencemiz bu sayın seyirciler.(63, 04.05.2008 19:33 ~ 20:01)
|