madem ki sevgiliyiz niye zatürre olmuyoruz düşüncesinin yan ürünüdür.
(comex, 09.02.2009 01:32)
sinüzit başlangıcına davetiyedir.
eğer varsa olası bir sinüzit ağrısına davetiyedir.
avuçların kuru kalmasını sağlar.
(bkz:
düz adam)
öyle ahım şahım birşey değildir,ıslanıyorsunuz sıçana dönüyorsunuz,şemsiyeniz varsa ve birde hasbelkader sevgilinizin boyu 2 metreyse bir şemsiyenin altına sığamayıp söylene söylene gidiyorsunuz.
sinirli bünyelere ıslaklık daha bir etki etmektedir pek bir romantizm de barındırmaz.
bir kızı bir erkek için en çekici kılan şeylerden en önemlisi ona olan sevginizdir. dolayısıyla sevgiliniz size olduğundan daha çekici görünür. ki ıslaklığın da çekiciliğe (sadece cinsel değil) ne kadar etki ettiği malumdur. yağmur yağdığında da genlede sokakların boş ve size ait olmasının da sizin için güzel bir ortam sağladığı düşünülürse size çekici gelen bir insanın en çekici haliyle böyle bir ortamda olmak güzel bir olaydır diye düşünüyorum.
yağmurda sevgili ile el ele yürümektir.
cayır cayır güneşin altında kan ter içinde yürümekten daha az göt isteyen rahat ergonomik bir paylaşımdır.
sevgiliniz de sizin gibi yağmuru seviyorsa mükemmel olan hadisedir. hafif hafif yağan yağmurun altında atılan adımlar o yağmurun içinden size bakan bir çift göz mükemmeldir. el ele gülümseyerek atılır adımlar. yağmurun yağmasına şükredilir hayat o zaman güzeldir.
genelde kalabalık ve açık hava bir mekanda yağmur yağmaya başladıysa herkes birden bire çil yavrusu gibi dağılır, sakin bir şekilde istifini bozmayanlar ise sevgililerdir a dostlar. seveni var sevmeyeni var.
(bkz:
ahmak ıslatan)
günlük, güneşlik bir havada sevgili ile el ele yürümekten hiç de farklı olmayan eylemdir. ne farkı vardır allah aşkına. kim demiş, kim çıkarmış romantik diye ? ben yağmur'u oldum olası sevmem, yağmur havası bozar, mahveder, karartır içimi zaten. o durumda nasıl romantik gelsin bana ve benim gibilere. kim yapmış onu da bilmiyorum bu genellemeyi. (bkz:
yağmurda sevgili ile el ele yürümenin romantizmi) diye bir başlık açalım da tam olsun bari.
akıldışı davranıştır. zira yağmur altında yürüme sonucunda meydana gelmesi olası bir üşütme sonucu nezle, grip, ne bileyim boğmaca, faranjit, sinüs, kosinüs felan olma durumu mevzuudur ve o durumda sevgililerden birinin sağlıklı, gürbüz, yiğit, aslan gibi, at gibi, kısrak gibi işinin başında olması gerekir. iş nedir? tabii ki mercimek çorbası yapmak. zira hayat öyle alık alık yağmur damlalarına bakıp
-aşkısım, bu yağmur damlaları ne kadar şiddetli yağarsa yağsınm birbrilerine hiç değmiyor bunu biliyor muydun?
- ayy ne kadar çok şey biliosun canısımmmm
muhabbetinden daha zalimdir. hapşurduğunda yanında sümüğünü silmediğin adam/kadın değildir maşuk. sen sümkürürken "aha burnunda bi bamya daha kalmış" deyip sümüğünü alan, yeri geldiğinde mercimeğine limonu sıkan adamdır/kadındır. nerden nereye geldi konu.... vay anasını.
bir elde şemsiye diğer elde sevdiceğin küçük eli. kulaklarda şemsiye üzerine pıtı pıtı düşen yağmurun sesi. bazen üşüyen bünyeleri kuru ve sıcak bir yere atma telaşı, bazen de aşk ile yanan bünyeleri serinletme çabası. güzeldir yağmurda sevgili ile el ele yürümek.
ne kadar güzel bir davranış. ne kadar romantik ayy ne kadar cici.. ya bırak ya.
ben bu olguyu hiç bir zaman anlayamadım arkadaş, nesi romantik ıslanmanın ya oturun evinizde kahve çay için yağmur durunca çıkın yürüyün dışarda bundan güzeli yok tabi , ama yağmur altında gezen çiftin şemsiye altında fingirdeşmeleri ve işi iyice abartıp şemsiyeyi kenara çekip ıslana ıslana öpüşmelerindeki romantikliği ben hiç anlamıyorum , güzelim çocuğun saçları sırılsıklam oldu, kızın makyajı aktı maymuna döndü olucak şey mi ya ayrıca da niye olsun ki. yağmurda sevgili ile el ele yürümek filan saçma sapan bir şeydir, yapmayın, yapana mani olun.
rahmetli eniştemin bir benzetmesi vardı "ben keçi gibi kulağıma yağmur değdimi hemen kaçarım suyu sevmem" diye işte bu niteliğe sahip bir sevgiliyle asla tadılamayan bir zevk.
romantikliğin ıslak halini seçen yolda görenlerin gıcık olduğu sevgililerdir.
e burda hatun kişiler yazıyor er gişiler yazıyor. okudum tamamını bikaç tane kendini bilmez romantik(!) dışında herkes olayın saçma olduğunu söylüyor. e adama sormazlar mı amua goyum kim lan bu sokaklarda yağmur altında elele yürüyen çiftler? bu aynı kadın programlarını izleyip burda gelip o programlara ayar vermeye benziyor.
noluyor lan yürüdüyseniz söyleyin yağmur altında o zaman da erkek oluyorsunuz korkmayın. nedir bu cool olma çabaları anlamıyorum.
önemli not: üzerine alınanlar msjla rahatsızlıklarını dilegetirsinler. diğer herkesin de gözlerinden öperim.
(herut, 07.03.2009 14:40)
güzel bi'şey olsa gerek. lakin sağanak yağış var be hasta olur insan, çiselerken falan dolaşın el ele, adamın asabını bozmayın.
not: bu giri yalnız başına otururken ve kahve içip sözlükte bakınırken istem dışı yazılmıştır.
güzel br eylemdir. bırakın saçlarınız ıslansın . korumayın . bırakın makyajınız aksın gözlerinize girsin rimelleriniz. sırılsıklam olun. sevgiliniz görsün akan makyajınızı yağmurdan şebeğe dönmüş suratınızı. ne önemi var ki. böylesi güzel.
sevgilinin sevmediği bişi olunca, içinizde kalan uktedir...
(bkz:
ahmak ıslatan)
hiçbir amacı yoktur.
romantizmin, bütün uzuvların ıslanmasının verdiği o iğrenç huzursuzluğu bile unutturabildiğinin kanıtıdır. ancak hatun kişinin "saçının ıslanıp bozulması korkusu" gibi bir kasıntısı varsa, bu sefer huzursuzluk işkence halini alır. yanınızdan hızla geçen bir otomobilin size açık havada duş aldırması da krema olur pastaya. (bkz:
oh mis)
hatta ve hatta, yürürken ayağınız takılır, su birikintisine balıklama dalarsanız ve ardından uyuz bir sokak köpeği sizi kovalamaya başlar, kaçarken bir araba size çarpar ardından ilk yardım için koşa....... neyse yağmur yağıyor, çıkmam lazım!
*