|
|
- bu yaşınıza kadar hiç şemsiye kullanmamış olmanın verdiği alışkanlıkla elinizde duran şemsiyeyi açmak bir türlü aklınıza gelmemiştir.hani o alışkanlıklarınız vardır bir tanıdık. yağmur sesi vardır sonra. onun dışında yabancı olduğunuz bu şehir, yabancı insanlar, yabancı sokaklar ve yabancı hüzünler sokulmaktadır yağan yağmurla birlikte saçlarınıza. bir derin nefes alırsınız.olmadı bir "off" çekersiniz. adımlarınız yavaşlar ve boğazınıza düğümlenir -adımlarınız; ki attığınız her tanıdık adım- boğazınıza düğümlenir.bir yağmur vardır bildiğiniz.bir de hiç bir yere ait olamama hissi. bir seyyah gibi ordan oraya taşıdığınız içiniz vardır.
içinizde de içinizden içeri, canınızdan öte bir can.
tanıdık bir yüz ararsınız.
kurduğunuz hüzünden duvarların dışına taşarsınız.
bir yağmur ağlar,
ağlamak istersiniz,
ağlayamazsınız.
(bkz: yağmurda yürürken ağlamak)
(bkz: ağlarken yağmurda yürümek)
|