bülent ortaçgilin, güzel, karanlık şarkısı. benimle oynar mısın ve eski defterler albümlerinde iki farklı versyonu vardır bu şarkının. şarkıda yağmurun kadın saçı* olduğu söylenir.
özellikle yaz mevsiminde gökgürültüleri eşliğinde yağarken karanlık bir kumsalda oturup denizin üzerindeki şimşekleri seyretme, yağmurla birlikte yayılan toprak kokusunu duyma fırsatı veren; başka alemlere yolculuk ettirebilecek, görünüşte çok basit düşünüldüğünde her basit görünen şey gibi olağanüstü bir tabiat olayı..
en gerektiği anda üzerinize yağan cinsine aşk adı verilir.üzerinize damla damla usul usul yağdıkça hayatı öğrenirsiniz,herşey flulaşır,yağarken altından kaçmamalısınızdır.kıymeti geldiği yükseklikten bellidir zaten.
dayanmak zormuş meğer,
sonu belli oyunlara,
bekletmeye gücüm yoksa eğer
oysa ki özgürlüğü seçmek,
başka vücutlar sevmek
bir şehri tam kalbinden
beyninden vurup gitmek
var aklımda bir yağmur
çok uzaklardan
çağırıyor gelirsem
severim diyor
yağmur, yağmur
çok uzaklardan
çağırıyor gelirsem
severim diyor
her maske bir şey söyler,
nefretler sevgiler,
bırak artık sevmiyorsan eğer.
bugün yağmur
bir kadın saçıdır
yeryüzüne dökülen
upuzun, ince ince
karanlık kokulu
sen ki aşkta aldatıldın,
yüreğin taş parçası
dinle yağmuru dinle
teselli bul türküsünden.
her şey olur,her şey büyür
her şey geçer hayat kalır.
kimi zaman trafiğin tıkanmasına yol açmasıyla sinir bozucu durum, kimi zaman parlayan bir şimşekle heyecanlandıran, kimi zaman gökgürültüsüyle ürküten doğa olayı; kimi zaman bir yandan sıcacık yatağınızda yatıp bir yandan da sesini dinlediğiniz şırıltı, kimi zaman da çiselerken sevdiğinizle ele ele tutuştuğunuzda içinizi kaplayan huzur. böyle çelişki içerisinda hep aynı noktada buluşmak: yağmur