yılmaz erdoğan 

 sayfa  / 4
adana çık aradan

  1. çok kaliteli bir tiyatrocu insan vizontele filmleriyle iyice kalitesini göstermiştir ama bir demet tiyatro gibisi yoktur
    (dreamy, 06.03.2004 17:14)


  2. türkçeyi mükemmel kullanan yazar
    (antibadi, 06.03.2004 20:39)
  3. yazar,şair,oyuncu,yönetmen,senarist vs vs...
    (all of nothing, 14.03.2004 23:32)
  4. diğerleri gibi bozuk düzene ayak uydurmaya başlamış,eskisi kadar sevmediğim sanatçı.
    (poloxis, 15.03.2004 01:43)
  5. (bkz. deli emin)
    (knightcoder, 15.03.2004 01:44)
  6. sıfat üstadı
    (all of nothing, 15.03.2004 02:57)
  7. koyu beşiktaşlı olmasıyla da bilinen,son oynanan fenerbahçe-beşiktaş maçı öncesinde bjkli taraftarlarla oley oley çektikten sonra,maç sonlarına dogru fenerbahçe'nin galip gelmesi üzerine gene aynı taraftarların kendisine sosyete diye küfür etmesine anlam veremedigim sanatçı..
    (nefertiti, 04.05.2004 10:46)
  8. kadınlar ve erkekler üzerine şu sözlerin sahibidir:
    başından büyük bir aşk geçmemiş her kadın için bu bir eksikliktir;başından büyük bir aşk geçmiş her erkek için ise bu bir fazlalıktır.erkeğin hayatında belki bir aşka yer vardır. kadının ise aşkında belki bir hayata...erkekler deli gibi aşık olurlar, zamanla akıllanırlar. kadınlar ise akıllı gibi aşık olurlar, zamanla delirirler.aşk, kadını ve erkeği farklı etkiler. asik olan kadının gözünde baska hiçbir şeyin değeri kalmaz. aşık olan erkeğin gözünde ise her sey yeniden değerlenir. çünkü aşık kadın "nasıl olsa bitecek" sezgisi ile hareket eder.. aşık erkek ise "nasıl olsa sonsuza dek sürecek" yanılgısıyla...aşık kadınlar bu yüzden hep endişeli ve huzursuzdurlar; aşık erkekler ise melekler gibi dingin ve aptallar gibi bön.aşık olmak erkeğe yakışır. kadına asla. kadına yakışan sadece aşktır.aşksız bir erkek kendini kölesiz bir efendi gibi hisseder, aşksız bir kadın ise efendisiz bir köle. kadın ne ister? ne mi ister? hepsini ister. ve aynı anda.peki erkekler ne ister? hem sevgili karıları hem de haremleri olsun isterler. peki neden korkarlar? hem karısız hem de haremsiz kalmaktan korkarlar. kadın erkeğinin kendisine kul köle olmasını ister ;olunca da ondan nefret eder. erkek ise kadının kendisine köle olmasini istemez; olunca da onu sever. bir erkek kadından bıktığı için onu terk eder; bir kadın ise erkeğinden sıkıldığı için. arada çok önemli bir fark var. bir erkek doyduğu için kadınından bıkar. bir kadın ise doyamadığı için erkeğinden sıkılır. erkek kadının fiziksel görüntüsüyle; kadın ise erkeğin şehvetiyle tahrik olur. onun için kadınlar karşılarındakini anlarlar; erkekler ise sadece görünen dünyayı. kadın terk edildiği ve aldatıldığı zamanlarda, bir de bosanırken hiç tereddüt etmez. kararlı, şuurlu ve son derece akıllı biçimde bütün strateji ve nokta hücumu taktikleriyle delirir. delilik, kadınların aklıdır. ve sadece bu özellikleri bile, onların erkeklerden daha üstün kabul edilmeleri için yeterli bir sebeptir. kadınlar, sezgileriyle her şeyi bilirler. erkekler ise akıllarıyla hiçbir şeyi bilemezler. kadınlar her şeyi görürler. göremediklerini duyarlar. duyamadıklarını ise sezerler. dişilik yalnız algı kapılarını değil, bütün telepati, sezgi, altıncı his ve üçüncü göz kapılarını açan lsd, mescaline, psilosibin kadar güçlü bir iksirdir.kadınlarin sezgileri o kadar olağanüstüdür ki, onları erkeklerden çok daha üstün saymamak için hiçbir neden yok. sezgi de neymiş mi dediniz? aklın eli, kolu, gözü, kulağı ve burnudur. aklın dürbünü, pusulası ve radarıdır. şahini ve tazısıdır. kapanı, tuzağı ve oltasıdır. sezgi en kurnaz avcıdır. sezgi olmasa ne bilim ne felsefe ne sanat olurdu. akıl mı? akıl sezginin uşağıdır. o kadar.. sezgileri yerine bilgileri ile hareket eden bilgiç kadınlar kadar itici yaratıklar düşünemem. akıllıları ve kültürlüleri ise itici değillerdir ama sıkıcı olurlar çoğu zaman. kadına en çok yarayan ne akıl, ne bilgi, ne de kültürdür. ince ve şuh bir zekadır...
    (bettyboop, 04.05.2004 17:21)
  9. bir demet tiyatro da mükremin le sevmiştik, sonra cebimdeki kelimelerle çıktı karşımıza alkışladık, sonra 'bir ülkeden bir iç ülkeye' dedi helal olsun dedik, sonra senarist ve yönetmen koltuğuna oturdu ve bize doğduğu, büyüdüğü toprakları anlattı severek izledik bikere daha ayakta alkışladık...sonra birden çark etti...iç ülkelerin mimarıyla rakı sofralarında buluştu, hala herkesin içinde kanayan bir yara olan 12 eylülü para icin kullandı, yetmedi ahkam kesmeye başladı filmi (vizontele tuuba) çok izlenmişti )ki sırf ilki icin izlenmişti ayrıca ilkinin rekorunu geçememişti) ve bu nedenle istanbul film festivalinde ödül almalıydı üstelik uluslararası yarışmalıydı!! eeee beeee güzelim bir filme çok izlendi die ödül vermek aptallığın daniskası olmaz mı? hak hukuk tan bahseden sen yılmaz erdoğan söle hele bu içinde sanat olan filmlere haksızlık olmaz mı? o zaman bende 'american pie'a oscar verilmesini istiom hem o yılmazın filminden çok izlendi ne die 'the fog of war' a ödül verirlerki dimi yılmazcım???

    haaa bide zatı muhterem şöle bi cümleyi kurma gafletinde bulunmuş 'bizim filmimiz onlarınkinden çok izlendi' demiş eee beeee güzelim sen hangi akla hizmet gösterime girmemiş bi filmle gosterime girmiş bi filmin seyirci sayısını kıyaslarsın? anladık konuyla uzaktan yakından alakan yok ilgilenmion tek istediğin bi ödül ama bukadar da olmaz ki...keşke hep mükremin abi olarak kalsaydın, arada birde cebindeki kelimeleri bizimle paylaşsaydın bide üstüne bi iki şiir okusaydın nolurdu beee hep öle kalsaydın da götün kalkmasaydı...çokmu şey istedik senden?

    seni çetin altan la uğurluom yılmazcım enseyi karartma!!!
    (zoe, 05.05.2004 00:35)
  10. bkmnin ortağı
    (ascella, 05.05.2004 11:33)
  11. demet akbağı çağrıştıran zat
    (ascella, 07.06.2004 21:46)
  12. sen hiç ateşböceği gördün müde de vizontele tuubada da darbe görüntüleri kullanan kişi
    (ascella, 07.06.2004 21:51)
  13. maşallah kafası iyi çalışıyor bu abimizin
    (jamal, 07.06.2004 22:10)
  14. kelimelerle çok güzel oynayan ve bunu da cebimde kelimeler adlı oyununda bize gösteren kitapları yazıları ve senaryolarıyla da bunu kanıtlayan sanatçı.
    (allah kızlara güvenseydi zar koymazdı, 25.09.2004 18:09)
  15. (bkz. acı)
    yaşamak uğruna
    ölmek bu olsa gerek
    sevmek uğruna
    acı çekmek bu olsa gerek
    hayat uğruna
    savaşmak bu olsa gerek
    peki ya senin uğruna
    üzülmek niye?
    yılmaz erdoğan
    (benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim, 03.10.2004 21:51 ~ 21:51)
  16. beşiktaşla ilgili yazısı ve bir nevi otuzüç yaş şiiri ile gönlüme iyice yerleşmiş oyuncu , yazar ,yönetmen.
    ama yazarlığı gibi yok bence

    (bkz: hijyenik aşklar)
    (gkslsrt, 12.11.2004 10:35 ~ 10:35)
  17. yeni çıkan: "şimdi sen gidiyorsun ya herkes sana benzeyecek...." adılı albümün sahibi...
    (traşköpüğü, 09.01.2005 00:23)
  18. bende sana yetecek kadar ben kalmadı

    sus pus olmuş, puslu bir istanbul'muydu yüzün, yoksa
    çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
    dolmabahçe da çay tadında
    divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
    tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
    ben rehnedilmiş yelkovan gibi hani akrep'i seven ama
    yüreği takvim yokuşlarında

    sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
    sesinin sesimde yankılanmasının sanki perdedekine
    üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
    içime yalan sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
    seyir defterimde ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
    seyrediyorum

    kadın beyoğlu'nun bir kış akşamında,
    üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
    muzdarip yürüyordu adam da yürümek hiçbir şeyi
    çözmüyordu, bazı aralık akşamlarında parmağında
    yaralı bir öyküyü taşıyordu adam kadının yüzünde
    bir hüzün üzünlü aralık akşamında bir yüzük
    yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti
    soğuğun ve karanlığın vehameti

    hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
    daraltılmış ilk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler,
    yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar
    bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
    yazlar hepsi daraltılmış yaşananlara bir beden
    büyük geliyor artık hayat

    bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
    olmak içinse erken beni sevda yerimden vurdu yine
    zaman şimdi sana söylenecek tek cümle

    bende sana yetecek kadar ben kalmadı
    (ahpab, 12.01.2005 19:34)
  19. göbekli spor yazarları tartışmasını başlatan şahıs
    (assassin, 29.01.2005 09:35)
  20. şiirlerini dinleyip/okuyup benliği kaybetmemek elde değildir.
    (close2death, 03.03.2005 20:24)
  21. zamanında uzanların yat partilerinde sırf konukların iyi vakit geçirmelerine katkıda bulunmak amacıyla bulunduğu bilinen, kaz gelecek yerden tavuk esirgenir mi anlayışına sahip adam.
    (tünel, 08.03.2005 01:58)
  22. son kasetini severek defalarca dinlediğim türkçeyi çok akıcı ve düzgün bir biçimde kullanan şair oyuncu senarist ve yönetmen...
    belki de ahmet arif'ten sonra ankara için yazılmış en güzel şiir bulunmakta son kasetinde.bu ve diğer şiirler:

    *acil şifalar
    *ankara
    *ben yandım
    *bu bahar aşka hazı
    *bu yollar nereye gider
    *duyuru
    *kendim ve hepimiz hakkında
    *mademki
    *sevgilim yoksa sen sevgilim olmayabilirsin
    *simdi sen
    *yeni bir sayfada sana bakmak
    (leviathan, 08.03.2005 17:00 ~ 05.02.2007 16:46)
  23. televizyon dizilerinde arkadan geçen adam roluyle başlayan yaşamına
    daha sonra parodiler yazarak devam eden-yasemince-bence en önemli eseri olan bir demet tiyatronun getirdiği populariteyle giderek gazı kaçan ve kebapçılığa doğru evrimleşmiş sanat toptancısı.
    (lapsus, 20.03.2005 14:11 ~ 14:11)
  24. "aşkları da devralır mı, kalp nakli yaptıranlar" sözünü söyleyen şair, yazar, oyuncu.
    (esdora, 20.03.2005 19:55 ~ 05.02.2007 00:23)
  25. ''bir insan gözü yüzünden yüz gün uyumamak''demiş ve uyku kaçırmıştır.
    (bkz: depresyon meleği)
    (geçiyordumugrad1m, 20.04.2005 01:02)
 sayfa  / 4