|
|
- bir filmin çevirilmesini sağlayan, muhim şahıs.
- filmi kafasında oluşturan ve kadro ile ekibe istediğini yaprıtmaya çalışan kişi.
- (bkz: emir kusturika)
(bkz: david lynch)
(bkz: quentin tarantino)
gibi isimlerin aklımıza gelmesine neden olan kelime
- (bkz: yönetmenin iyisinden anlama kılavuzu)
- bir filmin her şeyiyle sahibi olması gereken kişi.
yönetmen, film fikrinin aklına ilk düştüğü andan itibaren artık o filmden tam anlamıyla sorumlu olan kişi olmalıdır ve böyle algılanmalıdır. gazetelere verilen tanıtım yazılarında, sinemalarda oynayan fragmanlarında ve her türlü görsel-işitsel malzemelerinde tek ve asıl söz sahibi olmalıdır. bu da, o filmin, tam anlamıyla o kişinin elinden çıkmasıyla mümkün olabilir. burada bahsettiğim konu, yönetmenin aynı zamanda iyi bir ışıkçı, iyi bir setçi ve iyi bir oyuncu olmasında yatar. sinemanın teknik ve endüstriyel yönünü düşündüğümüzde, bu pek uygulanabilir ve tercih edilir bir durum olmasa bile, ideal olarak bir filmi yöneten kişi, o filmle ilgili her ayrıntıyı da yönetmelidir yoksa her teknik elemanın kendi dünyası ve hayat bilgisi, işin içine karışıp yönetmenin aklındakini öldürebilir.
şöyle bir düşündüğümüzde, yani sinemaya bir sanayi olarak baktığımızda, bugünkü koşullarda bir filmin sahibi yapımcıdır. festivallerdeki en iyi film ödülleri yönetmene verilmez, yapımcıya verilir. hattâ çok sık rastlanıldığı üzere, en iyi film ödülü alan bir filmin yönetmeni, en iyi yönetmen ödülünü alamaz; diğer bir taraftan bakarsak, en iyi yönetmen ödülünü alan film de en iyi film seçilmeyebilir. film endüstrisindeki böyle bir iki başlılığın nedenini, konjonktürün yönetmen sinemasından çok stüdyo sistemine yönelik olmasıdır. zira yapımcı, filme parasını yatırırken, bunu bir ticarî meta hâline getirmekte ve festivallerden (gişeden) alacağı ödüle yatırım yapmaktadır. sistem böyle kurulduğu için, ödül sistemi de böyle işlemektedir.
yönetmenin, sinemanın her departmanını bilmesi gerektiği ve özellikle yapım kısmında tek söz sahibi olması, bir filmin tam anlamıyla yönetmene ait olması için başat koşuldur. iyi oyuncu olmalıdır ki oyuncuları yönetebilsin; iyi bir ışıkçı olmalıdır ki istediği görüntüleri ve duyguları yakalayabilsin; parasını cebinden vermelidir ki kimseye hesap vermek durumunda kalmasın. işte ancak o zaman filmini, stüdyoların ve senaryo gruplarının baskılarından kurtularak, tamamen kendi dünya görüşüne göre şekillendirebilir. ve biz de böylece, en iyi film ödülünü artık yönetmenlerin aldığı bir sinema dünyasının oluşabileceğine dair umut beslemeye devam edebilelim.
- çalıştığı ekip sağlam olmayınca ne kadar deneyimi, bilgisi olursa olsun bir işe yaramayan kişidir. ama arkasına sağlam bir ekibi aldığında da o ekibin tüm başarısını kendine mal eden kişidir. parayı yapımcıyla birlikte o alır, övgüleri o alır, ödülleri de tabii ki. nadirdir; 'bu ekip olmasaydı ben bunu nah çekerdim' diyebilecek bir yönetmen....
|