lisede okumaktan daha zor olan hadise.. 3 yılı geçirmiş olmana rağmen arkadaşlarına yazı yazarken, sözcükler aklına gelemez bir türlü. edebiyat hocaları tarfından bir de sığdırmak amacıyla kelime sınırlaması olur.zaten kelimeler aklına gelmiyor bir de bu hadise çıkınca daha karışıyor ortalık.
insanların birbirini yağladığı çok az insanın içinden gelenleri yazıya aktardığı klasik sözler öbeği
öss'ye hazırlanırken 1 hafta boyunca işi gücü (ki bunlara okul dersleri ve öss hazırlığın yanında diğer faaliyetler de var) bırakıp da yetiştirmeye çalıştığım eylem.
eğer yıllık yazısını tarihe bırakılacak bir eser olarak düşünüyorsanız ve mutlaka özgün bir şey olmalı diyorsanız içinden çıkılmaz bir hal alan ve hatta saçı başı yolduran eylem.
zorunluysanız ve de yazıcağınız kişiyi pek tanımıyosanız, eski yıllıkları açıp ortaya karışık bişeyler yazabilirsiniz.
bunu beceremediğimizden dolayı yıllık yapamadığımız olaydır. bizde çare olarak kendimize bir forum kurmayı seçtik
başta zevkli bir işlemdir..ama tam kendinizi kaptırıp kankanıza ya da çok sevdiğiniz bir arkadaşınıza yazınızı yazarken "ahanda bunu ailesi de okur" fikrine kapılırsanız o zaman birşeyler değişir, tam da yazmak istediğiniz şekilde bir yazı çıkmayabilir..yani çok geyik bir anınız vardır, ya da biraz argo ile karışık bir dille olayları anlatmak istersiniz, o zaman aklınıza gelir..belki böyle bir imaj çizmek istemezsiniz..ya da başkalarını boşverip yazınızı yazmaya devam edersiniz..bu sefer de karşı tarafı düşünürsünüz..acaba böyle yazmam sorun olur mu diye aklınıza salak saçma birşeyler takılır..tekrar başa döner yazdığınız satırları okursunuz..ilk başta düşündüğünüz ve tasarladığınız yazıdan çok uzakta bir noktada olduğunuzu farkedince şevkiniz kaçar, yıllık yazısı yazmanın o kadar da zevkli bir iş olmadığını farkedersiniz..
sevmediğiniz birisinin sizden yazı istemesi de apayrı bir olaydır..hayır diyemeyecek kadar da bir arkadaşlığınız mevcuttur..daha da zor bir durumdasınızdır bu sefer..kasıp da en eğlendiğiniz (belki o da zorla) anları hatırlamaya çalışırsınız..aman der ortaya birşeyler saçmalarsınız..
harbiden içten geldiği gibi yazmak çoğu insana göre birşey değildir..zorlar adamı..
korkulu kabus. kendisine yazılmasını bekleyen arkadaşlar, iade-i yazılar. bir de yetmezmiş gibi hatıra yazısı isteyenler çıktı. kendilerine össden sonra yazıp ektupla göndereceğime söz vermek gibi bir yol buldum. ama
on kişiye söz verdik birini tutmadık yarın bir gün
* karşıma çıkacak, eşek gibi biliyorum
yazımı saatlerinizi hatta abartırsanız günlerinizi alan, bittiğinde harika olduğunu düşündüğünüz eserleri ortaya koyan eylem. daha sonra yıllığınızı elinize alıp baktığınızda yazdığınız hiç bir yazıyı beğenmezsiniz o ayrı.
genelde öss'ye girilecek senenin sonuna gelmesi nedeniyle zırvalanması şart olmuş yazılardır. şuanki aklım olsa lise son olmadan ikinci sınıfta falan yazar bi kenara koyardım.
aksi takdirde öss psikolojisinin etkisi altında komik yıllık yazılarının ortaya çıkması gayet doğal karşılanmalıdır.
olaya güzel tarafından bakmak gerekirse
" a) arkadaşım b)dostum c)sırdaşım d)kankam. sen benim için bu şıklardan hiçbiri değil, e)hepsi'sin..." gibi cümleler olayın etkisi geçtikten sonra koparır insanı her yıllık açıldığında.
insanları strese sokan, uzun zaman içinde azar azar cümleler serpiştirilerek daha başarılı bir hal alabilecek kimi zaman samimi kimi zaman zorunluluktan yazılan yazılardır.
şöyle yazılır efendim ;
1. önce hitap ile başlanılır.''dostum, arkadaşım'' vs tipinde hitaplar güzeldir. eğer pek fazla samimiyet yoksa, ancak kişi tarafından hatırlanılmak istenirse ismiyle hitap edilmelidir. lakap kesinlikle kullanılmamalıdır. testere, maymun, dişlek vs gibi
2. kişiye ''hatırlar mısın hede hödö yapmıştık da sen de hebe demiştin nihohohah'' cinsinde cümleler yerine ''seninle birçok güzel anı paylaştık'' gibi cümleler tercih edilmelidir, daha genel konuşulmalıdır.
3. kişiye ''sen şunu seversin, bunu dinlersin, onu giyersin'' şekinde açıklamalar yapılmamalıdır. kişi zaten kendini bilmektedir.bunun yerine kişinin sizin için anlamı ve önemi anlatılmalıdır.
4.ilerde yıllığa baktığında sizi hatırlaması için , ikinizin bildiği birkaç özel anıya, duyguya veya düşünceye yer verilmelidir.
5. gelecekle ilgili temennilerde bulunurken '' beni unutmaman dileğiyle'' denilmemelidir. kişi zaten değer veriyorsa unutmaz. veya ''umarım mutluluğun kuyruklu yıldızlara kadar ulaşır'' vs cümleler kullanılmamalıdır.
öeh denilttirilmemelidir. yeterli miktarda ve anlamlı sözler kişiyi mutlu etmeye yeterdir.
6.yazının sonuna ikinizin de çok sevdiği bir şarkının veya şiirin sözleri de eklenirse ; bu, yazıya hoşluk katar, yıllar sonra yıllık sayfası açıldığında kişinin yüzünde bir tebessüm oluşur.
afiyet olsun
nedense yazılırken insanlar pek bir duygusal olur. kötü anılar hiç hatırlanmaz, hatırlatılmaz. adeta
sevgi pıtırcıklarına dönülür yıllık yazılırken.
sonsuza kadar arkadaş kalıcaz diye yazılır.sen de buna inanıp 3 ay sonra arkadaşını ararsın aldığın cevap ise 'ha sende kimsin olur' bu yıllıkların içindeki yazılanlar yalandır inanmayın kanmayın.
yıllık yazmak zaten son derece zahmet verici ve dozun iyi ayarlanabilmesi için düşünülmesi gerekilen bir konu. bunun üstüne birde sana yazılan yazıları hangi sırayla koyacağını ayarlamak, ayarlasan bile gelipte bir arkadaşının sana "vay be demek ki ben senin için, benden önceki 6 kişiden sonra geliyorum hee" gibi yaklaşımlarla işin içinden iyice çıkılmaz bir hal aldırması son derece kötü bir durumdur. ama sonunda çözümü alfabetik sırayla yazmakta bulan genç lise öğrencisi herkesin gönlünü almasıyla olay tatlıya bağlayıp, rahata kavuşur.
yazdıracak kimse bulunmadığında kişinin kendi kendisine seslenerek yazdığı şey...
"bana kalbin kadar beyaz ve temiz bir sayfayı ayırdığın için ..." şeklinde başlayan yazılardır.
çok zor ve kasan bir eylem.bir sürü insan sizden yazı ister,aklınıza birşey gelmez,yazarsınız kağıtları kaybedersiniz(bkz:
bunu yapan insan olamaz) feci birşey.bitse de kurtulsak denilen eylem.
yazmaya başladıktan sonra bitirememe durumu da vardır.çünkü yazdığın şeylere kimisi alınır yok ben bunu sevmedim yazma,ya yok bu huyumu yazmayın aslında ben böyle biri değilim,bak bunu yazarsanız beni yıllığa almayın gibisinden triplere maruz kalır zavallı lise öğrencisi en sonunda yazmıyorum alın kendi sayfanızı kendiniz doldurun der ve hevesle başladığı bu işten yeni bi hevesle istifa eder.
klişe yazılardan oluşmakla beraber, en pis insana bile sen aslında iyi birisin gibi sözler kullanılır. her nedendir bilinmez ilk satırları bana kalbin kadar temiz bir sayfa ayırdığın için teşekkürler diye başlar.
farklı olmak güzeldir. bütün lise arkadaşlarım bana "bana beynin kadar temiz ve boş bir sayfa ayırdığın için teşekkürler" diye yazmaya başlamışlardır. !:iğrençti biliyorum
vizelere çalışma süremden ciddi anlamda kısmama sebep olan aktivite. alt tarafı 8-10 kişi hakkında bir iki yuvarlak kelam edilecektir fakat bu iş insanı kastıkça kasar.
hatıra defteri yazmakla benzer eylem....
yıllıkta da sevdiğine sevmediğine hatır için yazarsın hatıra defterini getiren sevmediğin kişiye de hatır için yazarsın...
(bkz:
hatıra defteriyle yıllık arasındaki benzerlikler)
lise son...1.dönemin sonları...okulda bir koşuşturma ve genelde kız öğrencilerin ağzınaki klişe:
-bana yıllık yazısı yazar mısınn??
-tabiki yazıcam canııııııım ama sende bana yazcaksın,darılırımmm
... böyle böyle toplanan yazılar bir de bakılır ki sığmıyor,o zaman kısaltmalar,cümle çıkarmalar,hatta bazı kişilerin yazılarını koymamak.bide bunlar yetmezmiş gibi herkeste aynı sözler,çok güzel zaman geçirdik beni unutma hayatında başarılar hede hödö,bizde aynılarını yaptık,çok güzel günlerdi,ama son haftaya bırakmak yerine yakın arkadaşlarınız başta olmaz üzere bikaç cümle birşeyler karalanmalı bir kenarda sonra başa bela oluyor.
dünyanın en zor işi.
zaten dostum dediğin bir insana yazarken ilk üç,dört kelimeden sonra bir bakmışsın sayfayı yarılamışsın, dostlara yazmak kolay da "merhaba, naber?"den öe pek muhabbetinin olmadığı insana ne yazabilir bir insan ve ondan da öte bu insanlar sizden yıllık yazısı yazmanızı neden ister?
anlamıyorum insanları ve onların sahte arkadaşlıklarını.