|
|
- mezun olan arkadaşların sizden istediklerinde üstüne uzun uzun kafa patlattığınız, oturup onca seneyi düşünmenize, toparlamanıza ve illa ki yalakalık yapmanıza neden olan yazılardır
- izmirli ve antalyalı arkadaşların andac dediği şey. haklı olduklarını sanarlar hatta
- tam sınav zamanına denk geldiği için sıkışık zamanlarda yazılan ve genelde yazarın içine sinmeyen eserlerdir. 7 yılı bi paragrafta nası anlatayım şimdi diye stres olunur üstelik. bi de bazı türleri vardır, okuyunca ağlar insan.
- çoğu zaman "ay nasıl geçti x yıl" ya da "beraber içtiğimiz o geceyi nasıl unuturum" şeklinde olan şey.
- toplanan yazılar müdürün kontrolünden geçtiğini için, bunu birçok bilgiye zahmetsizce ulaşma yöntemi diye de adlandırabiliriz..
örn. "hani tuvaletin kapısına ibne müdür yazmıştık ya!"(cellman, 30.04.2004 22:07 ~ 20.07.2006 15:12)
- (bkz. yıllık yazısı formatı)
(jamal, 06.06.2004 20:20)
- bazı çevrelerde write-up olarak da adlandırılan, ne kadar samimi bir insana yazılıyorsa bir o kadar yazımı zorlaşan, bazen de bir anda geliveren şak diye yazılan, her okunduğunda insanı başka yerlere götüren yazı çeşidi
bir de sözlüğü yıllığa çevirmek eylemiyle sözlükte yıllık yazısı yazmak vardır ki buna da nickaltı giri adı verilmiştir
- serseri geçinen, okulun dayısı olmaya çalışan kişilere "aslında senin içinde bir melek yatıyor biliyoruz, yeter ki senin damarına basmasınlar" yazılır hep. ulan bu yalakalık, bu korkaklık nedir? yaz adam gibi "sen piçin biriydin" diye. hem madem serseri olmak istiyo, bu onun da hoşuna gider. nedir yani bu?
- mezuniyet öncesi zorunululuklarından biridir.
- msn'den alınanlar yıllık yazısı sayılmazmış ve yıllık yazısında koca kıçlı, senden bi halt olmaz gibi söylemler yakışık almazmış...kutsal emanet'in yalancısıyım... bir de gece 5'te yıllık yazısı yazılmazmış, bunu da kendim tespit ettim.
(bkz: ben bugün bunu öğrendim)
- (bkz: andaç)
- bildiğiniz nick altı giriden farkı olmayan nasıl tanımlasam etsem diye düşünürken, çoğunlukla ikili arasında geçen komik veya üzücü anılara gönderme yapan, 3ncü şahısların anlamadığı isim altı yazılardır.
anahtar kelime "dostum"dur.
popüler insanların fotoğraflarının altında, paragraftan kırpılmış, iyice anlamsızlaşmış ve çoğunlukla yalakalık içeren cümleler bulunurken, yalnız, kendi halinde olup, inek tabir ettiğimiz, ders notlarlarını paylaşmayan ya da paylaşmak için dönemsel sırt sıvazladığımız insanların da hasbel kader buldukları tek arkadaşın yazıları bulunur.
çoğunlukla, ayrılığın getirdiği anlamsız hüzünle coşmuş, anlamsızlaşmış tanımlardır. "dostum" kelimesi ekseriye mevcuttur.
örnek birkaç cümle:
"giderken tüm kapıları açık bırakacağım, ardımdan gel diye dostum"
"dostum, sen hep gül ki, dikenler diğerlerine batsın"
"bana hep destek oldun dostum, güldüğümde ağladığımda hep yanımdaydın. keşke hiç ayrılmasaydık. bilirsin, "ayrılık da sevdaya dahil."
gibi.
- çoğu kolpadan olan , inanmayarak yazılmış ya da zorla yazdırılmış hedelerdir. hiç kimseye yıllık yazısı yazdırmadım , ben de yazmadım. beni sayfam boştu böyle sadece bir fotoğraf vardı. arkadaşlarımın yazılarını yazsam roman olur. kızlar , ne kadar güzel günler geçirdiklerinden (okuldan kaçıp manitalarıyla buluştuklarından.) erkekler ne baba günler geçirdiğinden ( pat pat küt kavgalardan ve tavlanan manitalardan) bahsetmiş durmuşlar. bir de kuzenlerimin yıllıklarına falan bakıyorum şimdi , dizi furyası burayı da etkilemiş , her sınıfta bir çakır , bir memati bir de polat var.
(bkz: yıllık fotoğrafını zümrütte çektiren insan)
- lisedeki kimya hocamın 'sosyal maskeler' dediği yazılar.
(iykkk, 20.04.2007 01:29)
- öğrencilik yaşamımızda bizim için önem arz eden kişileri, birçok kişinin hiç bilmediği yönleriyle anlatabilmektir. hatıra yoğunluğu yüksektir. okul yıllarının üstünden çok dereler aktığında bir araya toplanmak mümkün olursa bir numaralı geyik aracıdır aynı zamanda.
- kısa bir zamanda bir sürü insana yazı yazmak gerektiği için ve daha ayrılana kadar bayağı bir zaman olduğu için pek moda girilemez bir kaç ay sonra arkadaşa yazılan yazı okununca yav şunu da yazsaydım keşke dedirten yazı.
- başımda 15 güne kadar bela gibi dolaşacak olan yazılardır..sıkıntısını yaşıyorum yaa..hayır,başka fakültede okuyan arkadaşlar niye yazı bekler?hem de mezun olmayan birinden..anlatmaktan sıkıldım,şimdi uğraş dur,bi sürü anlamsız kelime!
(bkz: buradan yetkililere sesleniyorum)
- en kötüsü exlere (eski sevgili, eski aşklar) yazmaktır, döktürürsünüz heriften ot gibi bişi gelir, sıradan bişi yazarsınız herif döktürür. her türlü krizdir sonu.
- yıllığımı boş bastırarak protesto ettiğim olay
onun yerine gerçekten yakın lise arkadaşlarımla şöyle bir atraksiyona girmişimdir
----------------------------
ad, soyad: kişinin adı soyadı
telefon: kişinin telefonu
msn: kişinin msni
güzel bir gün: yaklaşık 2 sene sonrası random seçili bir tarih.. o gün fırsatı olupta görüşmeyen hıncal uluçtur diye anlaşma bile yaptık
resim: resim lan işte
varsa söyliyeceklerin: burası yıllık yazısının samimi olanı
bu da benden: kişinin öyle anı, hediye herhangi bi eşya bırakmak isterse alınır, not edilir
---------------------------
yıllıktan çok daha samimi çok daha efektif birşey oldu
hani o yıllıkta teşekkür edilen kalbim kadar temiz sayfa varya, kalbim o kadar temizki o sayfa boş, bakıp bakıp vayy be çok temiz kalpli adamdı dersiniz*
- her lisede boş bırakan sivri akıllı samimiyet timsali talebelerin mutlaka çıktığı yazı türü.
(bilgez, 07.08.2007 11:38 ~ 11:39)
- ya sınav zamanına denk geldiği için ya da dar vakitte bir sürü insana yazılmak zorunda kalındığı için alelacele ve eksik yazılardır.hatta bazen yazmaktan sıkılır insan ve değer verdiği arkadaşının sayfasında kendi ismini görmeyince üzülür yıllar sonra.
|