bir ton denyonun olduğu bölümde okuyan birinin *, ileriki yıllarda yıllığın sayfalarını karıştırırken aynı dangalaklarla yüz yüze gelmek istememesinden kaynaklanan durum. hem nedir yıllıktaki mantık? sevdiğin arkadaşlarının senin için bir şeyler karalaması, senin de bunu torunlarına göstermek için saklaman. e sevdiği arkadaşlarıyla insan okuldan sonra da görüşürüz zaten, onun oraya yazdığı iki satırlık lafı torununa ha göstermişsin ha göstermemişsin ne anlamı var. ha yok ben sınıftaki diğer elemanları da hatırlamak istiyorum diyorsan, o ayrı.
son senenin son döneminde o zamana kadar hiç kalınmayan dd ile bile olsa geçilen quantum mekaniği dersinden kalan 8 kişiden biriyseniz ve yıllık sizi bırakan hoca tarafından organize ediliyor ise gayet normaldir.
liseden mezun olduktan sonra hani keşke yapsaymışım dediğim şey. çünkü para ve yorgunluktan başka bir şey değil. ha tabi bir de aşırı derece yalakalık. zira sokakta görseniz en fazla selamlaşacağınız ,ki o da zorla, insanlar "canım bitanem seni çok seviyorum sakın kopmayalım" falan yazmış. e siz de ona yazmışsınız haliyle.
kızlar için o kepli fotoğrafı çektirme derdi var bir de. saç, makyaj yaptırılır, kırk tane fotoğraf çektirilir içlerinden biri seçilmeye çalışılır falan. ben yazarken yoruldum yani. gerçi hangisini seçersen seç o fotoğraf sana benzemiyor en sonunda o da ayrı.
uzun vadede insanın kendine güven duymasına yol açan süper ötesi harkulade bir davranış. şöyleki -lise yıllıklarından bahsediyorum- lise yılları iğrençtir, 18 yaşına gelmişsiniz hala uzun eşek oynayıp birbirinize pandik atabilecek kapasiteye sahipsinizdir, neyse. o gevşekliğin verdiği gazla birbirinize aslında doğru olmayan saçma sapan şeyler yazıp verirsiniz. geneli hep aynıdır bu yıllıkların ve klişelerden ibarettir. bana bu sayfayı ayırdın ya allah senin belanı versin modundadır. lise biter, insanlar serpilir, arada milli olanlar, saçını uzatanlar çıkar. üniversite bir değiştirir adamı. tam lise modundan çıkılmışken yıllıkların sıcak sıcak çıktığı haberi yayılır etrafa. eh o kadar para vermişsiniz bir koşu gidip alırsınız. elinizde hayatınızın en boktan basılmış ve içi saçmalıklarla dolu, şimdilerde yolda görseniz selam vermeyeceğiniz adamların yazdığı şeylerin olduğu bir kitapçıkla geri dönersiniz. keşke almasaymışım dersiniz. keşke katılmasaymışım.
bulunduğu zamanda 'çok saçma', 'çocuk musunuz?' gibi tepkilerle karşılansa da seneler sonra eğer değerli arkadaşlar edindiyseniz çok pişman edecektir katılmama.bu ben miyim? diye geri ittiğin insan senden başkası değil ve olmayacak.kasmaya gerek yok.katılın yıllığa.
yıllığı yırtarak birilerini görmekten kurtulma imkanından daha sağlıklı bir çare olsa, mesela yıllığın cibilliyetsizler bölümü olsa oraya birilerini eklesem ve yıllar sonra dahi hiç karşıma çıkmasalar aklımdan geçmeyecek eylemdir. ancak bölüm yıllık komisyonumuzun tamamen cibilliyetsizlerden oluştuğu şu süreçte kendimi alamıyorum, yıllıksız olmayı tercih etme fikrinden.
okuldaki herkesten nefret etme sonucunda ortaya çıkabilecek mükemmel düşünce ve gerçekleştirilmesi gereken eylem..
sonuç olarak o sene yıllığa katılmadım ve herkesden 60ytl toplandı ve o sene yıllık basılmadı..paralar iade edilmedi..