|
|
- genç sivillerin, siyasal ufuk hareketinin kurucularından, ilkeli bir demokrat. henüz katılmadığım bir yazısına rastlamadığım, etyen mahçupyan, ahmet altan gibi super kaliteli yazarların yanında zerre sırıtmayan taraf gazetesi yazarı, güzel insan.
(bkz: genç siviller)
(bkz: siyasal ufuk hareketi)
(bkz: taraf)
(bkz: turgay oğur)
- kendi gazete binalarını bombaladıkları öne sürülmesine rağmen, ergenekon terör örgütü'nün haberlerini kasten küçük gören cumhuriyet çalışanlarına gazetecilik adına seslenen yazar.
"cumhuriyet çalışanlarına açık mektup
sevgili cumhuriyet gazetesi çalışanları,
samimiyetinize ve iyiniyetinize güvenerek bu mektubu size yazıyorum. çünkü dünyaya her ne kadar farklı pencerelerden baksak da aynı işi yapıyoruz. ben sizin genç ve yeni bir meslektaşınızım. benim gazetecilik serüvenimse; yeni bir gazetede, tecrübeli gazetecilerin arasında başladı. henüz yolun başındayım desem yanlış olmaz...
siz türkiye'nin en eski, en köklü gazetesinde çalışıyorsunuz. arşivlerinde tüm cumhuriyet tarihinin bulunduğu bir gazetede. türkiye tarihindeki tüm olaylarla ilgili manşeti olan bir gazetede. pek çok gazetecinin yetiştiği bir gazetecilik okulunda. birkaç gün önce öldürülüşünün 15. yıldönümünde andığımız, türkiye'de araştırmacı gazeteciliğin duayen isimlerinden uğur mumcu'nun yetiştiği gazetede. bu mektubu bu yüzden size yazıyorum. çünkü ancak sizin bu konunun üzerine korkmadan, samimiyetle gidebileceğinizi düşünüyorum.
biliyorsunuz ümraniye'de basılan bir evden bir sürü bomba, bir yığın karanlık ilişki, plan ve belgeler çıktı. ve önceki gün bu soruşturma kapsamında susurluk'tan, hrant dink cinayetine, 301 davalarındaki linçlerden danıştay baskınına kadar adı pek çok karanlık işe karışmış, meclis'teki susurluk komisyonu’na bile getirilememiş ulusalcı paşa veli küçük tutuklandı.
sizin gazetenizde çıkmadı. ama diğer gazetelerden okumuşsunuzdur. ümraniye'deki evden çıkan bombalarla 2006'nın mayıs ayında sizin gazeteye atılan üç bomba aynı cins çıktı. yine biliyorsunuzdur hem size atılan hem de ümraniye'deki evde bulunan bombalar mke yapımı ve kara kuvvetleri komutanlığı'na ait. yine biliyorsunuz cumhuriyet gazetesini para karşılığı, barda çalışan, sabıkalı kişilerin bombaladığı ortaya çıkmıştı. yani "tehlikenin farkında mısınız?" diye reklâmı yapılan ‘şeriatçı bir kalkışma vardı’ ama cumhuriyet'i bombalayacak iki ‘şeriatçı’ bulunamamıştı.
detayları siz benden daha iyi biliyorsunuzdur. eminim tüm gelişmeleri ve ergenekon yapılanmasıyla ilgili soruşturmayı da hepimizden daha yakın takip ediyorsunuzdur. başta da söylediğim gibi bir gazetecilik okulunda çalışıyorsunuz. ayrıca en önemlisi siz davayla doğrudan ilişkilisiniz. o bombalar sizin gününüzün çok önemli bir kısmını geçirdiğiniz iş yerinize atıldı. yaşamlarınıza kast edildi. herhangi birininiz o sırada bombaların atıldığı yerde olabilirdiniz. en azından cam kırıklıkları birinizi yaralayabilirdi.
yani bu dava sizi doğrudan ilgilendiriyor. en çok sizin sorumluları takip etmeniz, en çok sizin soruşturmanın savsaklanmaması için agresif bir yayın izlemeniz gerekir. köşe yazarlarınız sert ve iğneli kalemlerini hepinizin hayatına kast etmiş o bombacıları kimden emir aldıklarını sorgulamak için çalıştırmalılar.
işte bu mektubun yazılmasının nedeni tam da bu. cumhuriyet gazetesi ümraniye soruşturmasını yeterince görmüyor. bu soruşturmanın bir ayağının da cumhuriyet gazetesinin bombalanması, danıştay cinayeti olduğunu atlıyor. köşe yazarlarınız böyle bir şey olmamış gibi aynı türban yazılarını yazıp duruyorlar.
peki, siz ne yapacaksınız? siz de "gerçekler işimize gelmiyor o halde sırtımızı dönelim, kendi gerçeklik dünyamızın huzurunu bozmayalım” mı diyeceksiniz?
siz de "bizi bombalayanlar türban karşıtı, kemalist yayınlarımızdan rahatsız olan şeriatçı güçler değilmiş," deyip gerçeğe küsecek misiniz?
muhtemelen gazetenizin okuyucusu olan, pek çok konuda gazeteyle benzer şeyler düşünen bir paşanın, kuvvacı derneklerin gazetenizin bombalanma emrini verenlerden olması ihtimalinin üzerine gitmeyecek misiniz? inanmasanız bile bugünlerde bir sürü tutuklanma olan bu ihtimalin yanlışlığından emin olmak istemez misiniz?
evet, belki siz de türkiye'nin iran olmaya doğru gittiğini düşünüyorsunuz, akp iktidarından rahatsızsınız. ama bu iktidar savaşında, ulvi amaçlar uğruna sizin hayatlarınızın riske atılması karşısında sesinizi çıkarmayacak mısınız? bugün sizin hayatınızı tehlikeye atmakta sakınca görmeyen o ulvi amaçlara günün birinde ulaşıldığında bunun sizin için de bir zafer olacağını mı düşünüyorsunuz?
çok ciddi, somut iddialar ortalıkta dolaşıyorken en azından bu iddiaların üzerine yayınlarınızla neden gitmediğinize dair gazete yöneticilerinizden bir açıklama istemeyecek misiniz? uzun zamandır aynı şeyleri yazıp duran köşe yazarlarınıza neden bu konuyu es geçtiklerini sormayacak mısınız?
ulvi amaçları için sizin hayatlarınızı kıymetsiz bulanlara kim olurlarsa olsunlar hesap sormayacak mısınız?
bu mektubu sadece sizin adınıza endişelendiğim için yazdım. umarım samimiyetime inanırsınız. işinizi yapmaya çalıştığınız gazetenizin, bombaların, paşaların, çetelerin oyuncu olduğu bu karanlık oyunda bombalanınca siyasi dengelerin değiştirilebildiği açık bir hedef olması hiç adilane değil. hiçbiriniz böyle bir karanlık oyun içinde arada kalmayı hak etmiyorsunuz. filler tepişirken ezilen çimler muamelesini hak etmiyorsunuz.
tam da bu yüzden hikmet-i hükümet zihniyetini soluğunda hissetmiş sizlerin bu karanlıkların aydınlanmasında önemli bir görev üstlenebileceğinizi düşünüyorum. en iyi gazeteciliği, en derin soruşturmayı siyasi olarak işimize gelir gelmez demeden, manipüle etmeden ancak siz yapabilirsiniz. çünkü bu dava, aynı zamanda sizin şahsi davanız. buz dağının görünen kısmı ortaya çıktı. görünmeyen kısmını ortaya çıkarmak ise bu buzdağının varlığını araştırırken öldürülen uğur mumcu'nun size vasiyetidir."(mücrim, 29.01.2008 04:40 ~ 04:59)
- bir rizeli ve odtü kamu yönetimi mezunudur kendisi. çok duygusal bir insandır aynı zamanda.
edit: sallamasyon solcuların yazdıklarına bakmayın. reklamcı kökenli olan abisi turgay oğurdur, kendisininse hiç bir ilgisi yoktur reklamcılık ya da metin yazarlığıyla.(earendill, 03.04.2008 13:18 ~ 01.09.2008 12:18)
- önümüzdeki 3 gün içerisinde ahmet hakan'ın sataşacağı taraf gazetesi yazarıdır.
- dün itibariyle oktay ekşi'yi cnntürk tarafsız bölge'de "bu tartışma adabını nereden öğrendiniz" dedirtecek kadar sıkıştıran genç gazetecidir.
- içerik bir yana bok gibi yazan gazete yazarıdır. oysa ki kendisini bir ironi üstadı filan gibi görüyor olmalı.. benim gördüğüm şey; kötü bir üslupla yazılmış mantık hatalarıyla dolu-üstelik de zeka kıvılcımları saçtığını zannedip sürekli bir şeyleri gözümüze sokan ve de saldırgan olmaktan ileri gidemeyen... ahmet insel'e "giydirdiği" yazılarını heyecanla okuyorum mesela. "bizim gibi demokrat değilsen, aslında demokrat filan da değilsin" yıldıray'can. kemalizmi otoriterliği eleştirmek pek güzel pek ala-fakat o eleştirdiğin-eleştirdiğimiz zihniyet kalıplarından kurtulabilmek asıl hadise.
- dün gece cnntürk ekranlarında görünen gazetecidir.
programın adı nasıl "tarafsız bölge" ise? taraf gazetesi'nin de yıldıray oğur adlı yazarı da vardı programda (!) bu ne heyecan be kardeşim? bi sus da karşındakilerde iki çift lafla meramlarını anlatabilsin. neredeyse darbe yapacaktı programda bizim darbe karşıtı yazarımız. yok efendim ergenekon iddianamesi'ni nasıl eleştirebilirmişsiniz, bakın işte iddianamede her şey yazılmış falan falan. kelli felli gazetecilere "siz de gazeteci misiniz, bakın biz nasıl haberler yapıyoruz siz yapamıyorsunuz....." daha hazırlanmakta olan ve açıklanana kadar gizli kalması gereken iddianameden sayfaları virgülüne dokunmadan yayınlamayı gazetecilik başarısı sayarak diğer gazetecilere, gazetecilik dersi verdiğini sanıyordu. karşısındaki insanlarda bir kaç darbe tokatı yemiş gazeteciler. en azından buna saygı duy da, bir kaç aylık geçici heveslerinin esiri olup adamları darbe yanlısı olarak görme veya göstermeye çalışma. ayıp oluyor.
- çok komik bir çocuk. bir karikatürize tipler geçidi yapmış bu hafta, süper olmuş. ironiden geçilmiyor, hele o her iki cümlede bir tekrarlanan "umarsızca..."lar o kadar komik ki. ayrıca, son bölümdeki "solcu" karikatürüne dikkat ediniz. "solculara giydiriyorum eheh şahane lan" zannedip bu çok zekice bulduğu "solcu karikatürüne" saldırıyor ya, en eğlenceli kısmı burası. bir şey olayım dedim, ne olduğumu bilemedim-gaaliba ben liberalim. oy oy, takipçisiyiz.
http://www.taraf.com.tr/...
- soros'un ve fethullah'ın finanse ettiği liboşlar topluluğu taraf gazetesinin neoliberal-fethullahçı-sorosçu yazarı.
böyle emek düşmanı, piyasacı zihniyetin türkiye'deki piyonları ne kadar ıkınsa sıkınsa da solu yıldıramaz, yıldıramayacak!
ironi vasıtasıyla sola olan nefretini ortaya döken bu satılmışların, bu 12 eylül çocuklarının neoliberal saldırılarına, sermayeyle işbirliği içindeki emekçi düşmanı liberal hoplatıcıların himayesinde palazlanan bu küstah anti-komünist şer hattına karşı sol elbette direnecek, elbette sonuna kadar savaşacaktır!
liberaller hiç boşuna çırpınmasınlar, solu bu türden hinliklerle ezmeye güçleri yetmeyecek.
- ironi yapma üstadı.
"mahir, deniz, ulaş. kurtuluşa kadar savaş. biz kurtuluşu değil savaşı sevdik. ben devrimi değil, devrim olma ihtimalini sevdim. şimdi bizi darbeci olarak suçlayanların dedeleriydi kanlı pazar’da karşımıza çıkanlar. o gün biz demokrasi istiyorduk, onlar şeriat. şimdi ne çabuk demokrat oluverdi onların torunları. dedelerine benziyorlar, hepsini tanıdım. ve biz işkencelerden geçerken, 12 eylülleri alkışlayanlar değil miydi onların babaları. şimdi ne çabuk “taraf” oldular darbeye karşı. ve 1 mayıs’ta taksim’i fethetmek için yola çıktığımızda onlar değil miydi fettullahçı polislerle kol kola üzerimize gaz bombaları atan? ve birkaç ayda ne çabuk mağdur oldular. işte ey solcu torunu! işte ey solcu çocuğu! bu senin tarihin, bu senin sözündür. neo-liberal- fettullahçı- sorosçu saldırılara karşı bugün her zamankinden daha çok sola ihtiyaç duyuyoruz. ve inadına sol, inadına devrim diyoruz, inadına ve umarsızca..."
ilk slogan ( mahir deniz ulaş!!! kurtuluşa kadar savaş!!! ) hala birilerini rahatsız ediyorsa, yazı döşettiriyorsa onlara en uzak sayfalarda, demek ki bu slogan hala anlamlıdır... şimdi sizin dedeleriniz değil miydi kanlı pazarda karşımıza çıkanlar ? bu kadarı yeter... bugünün liberallerinin babaları değil miydi 12 eylülü alkışlayıp oh artık ölmeyeceğiz diyen ? halbuki binlercemiz hala işkencedeydi, hala ölümle savaşıyorlardı, ama sizin babalarınız oğluma değmesin, ileride bir köşe kapsın, götürü usulü götürsün diye alkışlamadı mı darbeyi ? bunların değilde öte 'tarafın' darbesini hergün alkışlamıyor musunuz bugün ? kolkola girdiğiniz hükümet taksimi bize haram ederken gençlerimizi parti binalarımızda sendikalarımızda hitler misali gaza boğarken, sesiniz nasıl çıktı sanki bilmiyor muyuz ? siz dostlar alışverişte görsün demokratları, siz "hadi bunu da deyiverelim arada kaynar nasıl olsa" diyicileri, sol yutar mı sanıyorsunuz giydiğiniz yeşil demokrat maskesini ? nazlı ılıcak la kolakola taksimde demokrasi yürüyüşü yapanları tanı ey solcu çocuğu!! işçinin yanına nefesi kokuyor diye yanaşmayan, ceset görmeye midesi elvermiyor diye tuzlayı satır aralarına sıkıştıran, bunları tanı...yoldaşlarına bakıp dansözlük tarihlerini hatırla... dillerine bakarsan yüzde bir bile değiliz... ama ne kadar çok rahatsız oluyorlar bizden... sanki devrim yürüyüşü başlamış da yarın bunların boğazına bıçak dayayacağız... etyeni bir yandan yıldırayı bir yandan ahmeti de en tepeden hergün sallayıp duruyorlar üzerimize... insanın aklına gelmiyor değil acaba inandırıcılıkları kayboldu, tecrit oldular demokratlardan da yanlarına bizden yandaş mı arıyorlar ? bu memleket de hem sol bitti derler hem de sabah akşam solu dillerinden düşürmezler... biz bir avuçtuk hani? ateş olsak cürüm kadar yer yakardık hani? dilleriyle bizi hergün yaşatıyorlar sağolsunlar... bunlarda bu çene bizde de bu yolda yürüme azmi oldukça biz bitmeyiz evelallah... vesselam....
- sıçtığı boka basıp kayangillerden... "parlak" zekasıyla solun üzerine atılan 10 kaplan, "3. yol"cuları tokat manyağı yapan pratisyen ironist...
artık kantarın topuzunu kaçırmış, elinden klavyesinden çıkanı gözü görmez, kulağı duymaz olmuştur... sola saldırmanın dayanılmaz hafifliğinden olsa gerek salvolarının nerelere vardığının, açıktan halk düşmanlığı yapmaya başladığının farkında bile değildir;
"zaten 70 milyon birbirinden değişik karakterde insanın oruç tutanları ve tutmayanları arasında akla hayale gelmeyecek 70 milyon adet farklı gerilim ihtimali ortada durmakta. her an sigara krizine girmiş biri, yüzüne sigara üfleyen başka birine cihadı bahane edip saldırabilir. zaten gazeteler “oruç tutmadığı için birisinin başına bir şey gelse” diye pusuya yatmış beklemekteler"
- not: hayır yanlış anlaşılmasın, kendisini okumuyoruz, kendisi hakkında yazılanları okuyoruz;
(bkz: http://haber.sol.org.tr/...) -
efendim neymiş, gazeteler nöbete yatmışmış, dört gözle oruç tutmayan birisinin başına gelecek olayları bekliyorlarmış...
ulan... tööbe estağfurullah... neyse, sinirlenmeden; yıldırcığım, gözümün bebeği, ironisyen hekimim... ankara'da okumuşsun, bilirsin belki (odtü'den kafanı çıkarttıysan eğer), turgut altınok diye birisi vardır, hani keçiören belediye başkanı... aha onun eski "a takımı"nın selamı varmış sana, "aklama paklama için gelelim mi?" diyorlar sizin yıkama-yağlamaya... ha bir de "efeler" isminde yeni ekip oluşturuyormuş turgut reis, hani nöbet tutan gazetelerde yazmaz da bunlar, haberin olsun lazım olur ileride... ama ümit cihan tarho'dan bahsetmişti o gazeteler, haklarını yemeyelim tabi... ne diyorduk? hah, geçenlerde melih başkan'ım da dedi ki "bu aleviler" dedi "dikmen cemevi'ni kundaklayıp benim üstüme atacaklar"... hemen onu da ekleyiver bu dosyalarına, zul gelmesin başkanıma... malum bu aleviler, kendi kendilerini yakıp yakıp seçilmiş başkanlarımın, hükümetlerimin falan üstüne atmakta uzmanlaştılar artık;
(bkz: http://www.radikal.com.tr/...)
(bkz: http://www.radikal.com.tr/...)
hadi güzelim, aklayan ellerin dert görmeye inşallah, dinimiz amin...
ve bunlardan ayrı olarak;
yeter gayrı şu "zaten biz soroscuyuz ya, o.... çocuğuyuz ya, vurun tabi bize" tarzında sözümona ters köşe şutlamalarınız... neyseniz nesiniz, merak etmiyoruz kimlerin sizi yemlediğini, elinizden kimlerin tuttuğunu, önemi yok... ne yazdığınız, ne çizdiğiniz, boksever karakterleriniz, bokatar mancınık ağızlarınız kab-bak gibi ortada zaten... sınıf savaşında hangi siperlerde yattığınız bu kadar barizken ha soros beslesin sizi ha sabancı, ha aliya izzetbegoviç ha david hasselhoff... bize ne?
- kel sivillere dahildir. ece temelkuran'dan aldığı ayar sonrası saçları daha çok dökülmüş diyorlar.
- (bkz: (bkz: ece temelkuran/@2688430)
(duffy, 03.09.2008 13:13 ~ 13:58)
- öncelikle: (bkz: @2315857)
--alıntı--
bir rizeli ve odtü kamu yönetimi mezunudur kendisi. çok duygusal bir insandır aynı zamanda.
edit: sallamasyon solcuların yazdıklarına bakmayın. reklamcı kökenli olan abisi turgay oğurdur, kendisininse hiç bir ilgisi yoktur reklamcılık ya da metin yazarlığıyla.
--alıntı--
yazının son düzeltilme yani -kuvvetle muhtemel- yazar tarafından reklamcı olmadığının belirtildiği tarihi: 01.09.2008 12:18
şimdi yıldıray oğur'un ''17.08.2008'' tarihindeki yazısının başlığı;
eski bir reklamcının itirafları
sözkonusu yazının ilk paragrafı:
--alıntı--
bir zamanlar bir reklam ajansında çalışıyordum, hatta itiraf ediyorum ortağıydım. aman ‘sol’ camia bilmesin, onlar beni bir pavyonda piyanist sanıyordu. küçük, fakir ama gururlu bir reklam ajansıydık bu yüzden de kendimize butik diyorduk.
--alıntı--
sanırım kendisinin reklamcı ''olmadığını'', pavyonda piyanist şantör olduğunu yalnızca biz sallamasyon solcular değil, kendisinin ateşli savunucusu liberaller de bilmiyor. üstelik bunu kendisi yazmasına rağmen. ne güzel, ne güzel!..
internet tehlikeli birşey arkadaşlar. küçücük bir araştırma ile dünya'yı getirir elinizin altına. o nedenle bilgi sahibi olmadan ahkam kesmemek gerek, di' mi?
- neo-liberal saldıray abi. bak yine neo-liberal dedim. kazma solculuktan tabii.
- neo-liberal'lerin yeni idolü kel şahıs. çok katılırlar buna, yeni kıbleleri o. yüceltiyorlar her daim. yazdıklarının altına imzalarını atıyorlar. sanırım sosyalistlerle liberaller arasındaki fark da burada.
biz altına imzamı atarım kalıbının köpeği olamıyoruz, eleştirel düşünebiliyoruz. liberallerse popüler kültür gibi yaklaşıyorlar ideolojilere, fikirlere.
garip, allah (varsa) akıl fikir versin.
- her şey olabilir fakat neo-liberal değildir.
- (bkz: sarcastic)
- her şey olabilir çünkü neo-liberaldir.
(twinkle, 08.10.2008 01:35 ~ 01:39)
|