reha muhtar gibi süper antipatik bir uzaylının büyük beşiktaş caimasının yönetim kurulunda yer verdiği için nefret ettiğim bjk'nin şu anda ki en muhtemel başkanı
babası bir dönem verdiği milyonlarca dolarla beşiktaş'ı bugünkü galatasaray'dan daha da beter bir hale gelmekten kurtaran beşiktaş'ın an itibariyle başkanı
2004 yılında 800 milyon $ ciro hedefleyen bir holdingin yonetim kurulu başkan yardımcısı olan, beşiktaş için kamuoyu önünde ağlayabilen ender yöneticilerden biridir, kıvanç oktayın kankası ve bacanağı olup, tip itibariyle taş devri adamlarına benzemektedir.
başkandan çok başkanın sağ kolu hüviyetinde olan tarihin en pasif başkanlarından..özhan canaydın bile ağzını açmadan daha çok korur durumdadır galatasaray'ın haklarını.
artık suyunun kaynadığı beşiktaş jimnsatik kulübü kongre üyesi olan ve eski bjk başkanı serdar bilgili'nin destekleriyle seçilen beşiktaş belediye başkanı ismail ünal'ı suçlamasından belli olan başkandır. kendi yönetiminin hatalarını her yerde "biz çok yardımcı olduk, yol bile gösterdik" diyen ismail ünal'ı suçlayan yıldırım demirören daha önce de "kulüp içinden bazıları bankalarla konuşmuş, kredi almamızı engellediler" şeklinde ısrarlara rağmen hedefini söyle(ye)mediği beyanatlarda bulunmuştu. bu tamamen kendi beceriksizliklerinden kaynaklanan başarısızlıkları başkalarına yöneltme çabaları olarak gözükmekte, tam olarak "bu tutmadı ötekine bok at" taktiği gibi durmaktadır. aslında bjk çok hoşgörülü bir camiadır, şapkasını önüne koyup "ben başarısız oldum, özür dilerim" dese çok da iyi karşılanacağından zerre şüphem yoktur.
yanlız geldiğinden beri bir tek çok isabetli iş yapmıştır ve gordon milne'i teknik direktör olarak değil de sportif direktör olarak takımın başına getirmiş, beşiktaşın 3 sene sonraki şampiyonluğunu kesinleştirmiştir.
bugün, neden istifa etmediğinin gerekçesini açıklamak üzere yaptığı 45 saniyelik basın toplantısında 2003- 2004 yılında kaybedilen şampiyonluğun ( ki sanırım o dönemde başkan değildi) neden kaybedildiği yönünde derin bir soruşturma yapmak üzere ve beşiktaş belediyesine rağmen, fulya tesislerini tamamlamak üzere görevde kalması gereğine vurgu yapan bjk başkanı.
galatasaray'a başkan olmak üzere hazırlıklara başladığı iddia edilen şahıs.umarım doğrudur.nitekim kendisinin başkanlık yaptığı takım şampiyonluk yarışında hep 30 puan geriden geliyor.
maraton programında şansal büyüka'nın söylediğine göre yılın gafı olarak "galatasarayın şampiyon olmasını isterim" cümlesi ağızından dökülmüştür. lakin galatasaray ile kalan bir adet maçları olduğu için bu söylemi galatasarayla yapacakları maça gölge düşürecek niteliktedir. şimdi ne olacak deriz; galatasaray hakkıyla yenerse kabullenirmiyiz? hayır. şüphe ederiz bu saatten sonra. bu zihniyet ile nereye kadar dedirtecek insan.
başkanlık vasıflarını taşıdığından süphe edilesi insan.bir insan nasıl bu kadar patavatsız olabilir?yok mudur senin dilinin kemiği?sen koskoca beşiktaş camiasını nasıl böyle bir şüphe,leke vb altında bırakacak şeyler söylersin?üzerinde oturduğunun holdinginin değil bjkin başkanlık koltuğu olduğunu seni devirdikleri zaman mı algılayacaksın?
ayrıca, bu takıma zarardan başka ne verdin?başkanlık yaptığın süre içinde beşiktaşımıza ne kattığınız söyleyebilirsin?pek çok taraftarını fenerle yapılcak derbiden önce "ya yenilelim de tüpçü gitsin başımızdan " dedirtecek kadar illallah ettiren insan sen değil misin?hangi yüzle başkanım ben diyebiliyorsun?egonu tatmin ettiğin yetmedi mi? bir şeylerin yanlış olduğunu görebilmen için daha ne duruma düşmemmiz gerekiyor?yoksa düştüğümüz durumu gördüğün halde egon herşeyin üstünde olduğu için bunu da görmezden mi geliyorsun? işte tüm soruları sormak istediğim insan evladıdır kendisi.
üzerimize sürdüğü leke yüzünden kendisine bi kez daha lanet ettiğim ve hakkında daha önce söylediklerimin yanlış olmadığını gösteren insan.bir insan bu kadar mı lafını,oturduğu koltuğun gerektirdiklerini bilmez?kupayı alıp akrabalarına götürmesi olayına ise ancak görgüsüzlük denir!
edit:hayır anlamadımki niye kötülüyosun?sen kötüleyince zaman geriye mi dönüo?bu adamın dediği laflar tarihten mi siliniyor?beşiktaşa layık gördüğün adam bu mu?"maçı
sattınız" laflarını yemek hoşuna mı gidiyo?
fanatik falan değilimdir ama tuttuğum takımın da başkanı yüzünden şikeci duruma düşmesini de kabullenemem. hollanda'da olduğum için kendisinin demeçlerini anı anına takip edemiyorum maalesef o nedenle bu giri oldukça geç yazıldı. kendisine aşağıdaki iki kelimeyle tepkimi gösteriyorum.
söylemleri ve eylemleri ile içinde bulunduğu camiaya zerre kadar yakışmayan, bi dünya zarar veren ve aklıma gelmeyecek birşeyi,beşiktaşlı olduğumu, sayesinde söylemeye utanmama vesile olan, gittiği günü dört gözle beklediğimiz başkan.
ileri gidiyorum,beşiktaş tarihinin en kötü üç başkanı sıralamasına kafadan girer.bu derece kötü bir yönetim haline rağmen hala aday olabiliyor.
beşiktaş,her sezon fenerbahçe ve galatasaray'ın yolladıklarına bakıyorsa,sorun vardır.bu takım,üç sezondur,ligin ilk haftalarından sonra kopuyorsa sorun vardır.her sezon teknik direktör ve ya toplu oyuncu katliami (bkz: order 66) yapılıyorsa sorun vardır.ama en kötüsü,bir klübun başkanı,simgesel anlamı dışında önemi olmayan bir kupayla bu derece övünüyor,klübun ekonomisini batırdığı halde inkar ediyor,her yıl boş transferler yapıyor ve hala başarılıyız diyorsa,daha büyük bir sorun vardır.
geldiği günden beri beşiktaşlılık değerlerini düşürme açısından çok çalıştı.taraflı davrandı,beşiktaş'a olan sempatiyi yoketti.futbol takımı olarak başarısızlığını daha da anlatmaya gerek yok.son iki sezondur derbiler dışında hiçbir maçı izlemiyordum,bu sezon hiçbir maçını izlemiyorum takımın...izleyemiyorum.çünkü maçlara baksam takımın hayalkırıklığı yaratcağını biliyorum.bu takımı bu hale getirdi demirören...
kendisi,yeniden aday olursa,ne olur bilemem.ama gidişat iyi değil...karşısına sağlam bir aday çıksa,gerçekten iyi olacak.
80 öncesinde mhp'ye büyük katkıları olmuş kuruluşlardan birinin bugünkü er kişisi. ulan batıdaki gibi şifa niyetine de olsa suyundan tattırmış demokrat burjuvalarımız olmayacak mı diye düşünürken tüsiad yetişmiş, rapor üstüne raporla hayatımızı daha da güzelleştirmiştir. (yersen desem ayıp olur de mi!)
moğol imparatoru cengizhan, yakıp yıkarak ele geçirdiği sayısız şehrin birinde insanların,zulmünden kaçınmak için bir ibadethaneye sığındığı görür. binanın etrafını çevirir ve içeriden çıkmalarını emreder. içeriden yaşlı bir adamın sesi gelir ve şöyle der:
- bizi öldürme, senin zulmünden kaçıp tanrıya sığındık, biz onun emirlerine karşı gelmedik, neden bizi öldürüyorsun?
cengizhan'ın cevabı şöyle olur:
- siz illa ki bir günah işlemişsinizdir, öyle olmasa allah beni sizin başınıza bela olarak yollamazdı.
cengizhan ile yıldırım demirören ne alaka diye soracak olan arkadaşlar için...biz beşiktaşlıların ne suçu günahı vardı ki allah bu yeteneksiz herifi klubümüzün başına bela diye yolladı. bu illetten kurtulmamız için bizim de amatör lige düşmemiz mi gerekecek?