ölüme bile siyaset karıştırabilecek nitelikteki insanların oluşturudğu bir topluluktan zaten daha başka bir açıklama beklenemezdi.
böyle olur derken bi elin iki parmağıyla halka yapıp öbür elin tek parmağını içine sokup çıkarmak durumu daha iyi açıklar bence. yani yılbaşında sikiş olur dostlarım. kibar anlatiim diyorum anlamıyosunuz amına koyiim. i
edit: o sondaki i nası kaldı bilemiyorum.
bu nasıl bir zihniyettir ki hayatının baharında yitip giden 7 insanın arkasından siyaset yapabiliyor, utanmadan ahlak dersi verebiliyor kendi ahlaksızlığına bakmadan.
ben aslında bu gazetenin basılması için kesilen ağaçlara acıyorum başka birşeye değil!..
1 ağustos 2008 konya da öğrenci yurdunun çökmesi ile ilişkilendirilmesini bekliyorum ben ilerki günlerde. yurt çöktüğünde ölen kızlar için alemdeyken ölseler daha mı iyiydi gibi tabir kullananlar bu son olaya atıfta bulunurlar bence. hayır zaten yılbaşı kutlamak yerine toplu ibadet için biraraya gelselerdi (kız ve erkekler ayrı yerlerde tabi) o borudaki çatlak olmayacaktı, gaz sızmayacaktı ve çocuklar ölmeyecekti değil mi.
(seroo, 02.01.2009 16:03)
insan müsveddelerinin yaptığı haber, attığı manşet.
depremin sebebini alkol ve fuhuş olarak gören zihniyetin bir başka ürünü.
onbinlerce vatandaşımızı kaybettiğimiz 1999 depremini referans göstererek
7.4 yetmedi mi pankartını açan zihniyetin yeni ürünü.
bu haberi yapan insanlara söylenecek o kadar çok şey varken, kızgınlıktan okurken gözlerden yaş da gelse, onlara kendi yazdıkları
hadi s... ordan tu diyemeyeceğim zihniyet.. söyleyecek sözleri içime atıyorum çünkü karşımda öyle bir zihniyet var ki, kendi yazarlarının 13 yaşındaki küçücük kız çocuğa yaptığı tacizleri destekliyorken, yılbaşında daha gencecik yaşlarında ölenlerin haberlerini bu şekilde yapmayı vicdanları sindirip yayınlıyorlarsa araştırılmaları gereken bir ruh bozukluklarının olduğunu düşünüyorum.
(rospik, 02.01.2009 16:25 ~ 18:21)
angut familyasıgazetesine yakışır bir haber.7 tane gencecik insan ölmüş tabi kimin umrumda değil mi size mi sordular toplanırken.bu gazete çalışanlarına burdan sesleniyorum arada açık havada gezin de beyninize oksijen gitsin.ama doğru havada alkol var çarpar nefes de almayın.
ayıptır hemde çok ayıptır. insanlığın ne kadar küçüldüğünü, ne kadar duygusuzca ve hayvanca yaşandığını gözler önüne koyan zihniyettir. bu adamlar değilmiydi ki hüseyin üzmez denilen insan kılıklıyı korudular. nasıl bir ülkedeyiz biz ey sözlükdaşlarım, düşünmek yasak bizim ülkemizde, gelişmek adına yazmak konuşmak yasak. ama gelin görün ki adamın teki tv ye çıkıp asacaz kesecez diye bağırıyor, diğeri bu masum yılbaşı eğlencesinde "kutlama yüzünden öldüler" diyebiliyor. merak ediyorum bu insanların hiç mi çocukları, yeğenleri, torunları yok. ve bir şeyi de öğrenmek istiyorum ki niçin tüm sapkın cinsel davranışlar, tüm yolsuzluklar, hırsızlıklar bu dindar denen yobazlardan çıkıyor. nasıl bir zihindir, nasıl bir algıdır ben anlayamıyorum.
şimdi yarın tüm köşe yazarları yazacak çizecek, siz nasıl insansınız, nasıl gazetesiniz diye. ama hiç bir şey olmayacak, dün sübyancı sapık korundui bugün yeni yıl eğlencesi oh oldu denildi, yarın ne olacak bilinmez ama onlar konuşmaya yine devam edecek. vakit gazetesinin yazdıklarından ben onlar adına utanıyorum...
"oh oldu size ibneler" diye devamının gelmesi muhtemel olan manşet.
zaten o 7 genç, sırf yılbaşını kutladıkları için cezalandırıldılar. yoksa ecelmiş, kadermiş palavra...
türkiye'deki o 7 genç ve içki yüzünden girdikleri kavgada ölen 2 kişi hariç kimse yılbaşını kutlamıyordu zaten.
ya da vip olduklarından cezalandırılma hadise öbür dünyaya bırakılmıştı, bilemiyorum. bunu çocuk tacizcisi, vakit gazetesi yazarı hüseyin üzmez daha iyi bilir.
benim aklımın almadığı nokta; insanların ölümleri nasıl bu kadar ucuz şeylere bağlayabildikleri,
18-20 yaşları arasındaki 7 gencin ölümünü " yılbaşı kutlarsanız olacağı bu olm, ibret olsun herkese " tadında değerlendirirken, bu ahkam keser tavırlarını neye dayandırdıkları?
anlayamıyoruz. anlayamıyorlar.
herkesin dininin kendisine olduğunu kavrayamıyorlar.
"içki içtiler, oh olsun geberdiler."zihniyetinden sıyrılamıyorlar, tıpkı "aa türbanlı, at gözlüklü yobaz" diyenler gibi.
kimileri yılbaşını masada dansöz oynatarak kutlar, kimi de benim gibi dua eder hayırlı bir sene olsun diye.
ama kimse kimseye bunu neden yapıyorsun diyemez.
ek: noel'in bir hristiyan bayramı olduğunu ve her sene 25 aralık günü kutlandığını bilmeyen medyaya selam. çok öptüm.
+ vakit. ulan yapma bunu!
saçmalıkların daniskası. zaten o beyinlerden de başka bir şey beklemezdim. o değil de ben şu bayramlarda trafik kazasında ölenler için ne diyorlar onu çok merak ediyorum. hani bayram için başka şehre büyükleriyle bayramlaşmaya gidenlere. onlarda onların gözünde mübarek bir olay uğruna öldükleri için şehit mi oluyorlar yoksa direk cennete mi gidiyorlar?
aklıma gani müjdenin; "tanrı hristiyanları daha çok seviyor olmalı" sözünü getiren yargıdır. ben en çok o yazıyı yazma cesareti gösterebilen insancığın pskolojisini merak ediyorum. insanda az haysiyet, acıya saygı olmalı. vakitten başka bir şey bekleyen yok zaten; en ufak fırsatta siyaset yapacak. ama biraz saygı. onun bile bi raconu var.
(jadore, 02.01.2009 17:00 ~ 20:23)
hayatımda ilk defa bir haberi okuduğumda onu yazan kişinin gelmişine, geçmişine, geleceğine küfretmeme sebep veren haber başlığı, içeriği veya her neyse. buradan bakılınca birisinin sıçtığı bir şey gibi durmaktadır. sakinleşince daha mantıklı şeyler yazmak için giri burada sonlandırılmıştır. yoksa böylesine ne söylesen yetmez.
(03 00, 02.01.2009 17:10)
öyle bir laf ki bu, böyle konuşan bir adamın beynini kullanıp fikrini değiştirmesini beklemek saçmalık olur. o beyin en az yedi yüz elli bin kat örümcek ağıyla sarılmış ve başka herhangi bir yeni fikre misafirlik edecek biyolojiyi yitirmiştir. o nedenle böyle yorumlara insanlık açısından değil biyolojik gelişim açısından bakmak daha doğru olur. tanrının insanların günahlarına karşılık ceza vermesi düşüncesi, hristiyanlarda sikip atılmış ve üstünde durulacak bir durum kalmamıştır. aynı şeyin müslümanlarda ne zaman olacağı, bilimsel devrimin müslüman toplumlarda ne zaman yapılacağına bağlı. böyle laflardan duyduğum tek endişe, beyninde örümcek olmayan kişilerin de böyle lafları uzun süre duyarak aynı duruma gelmesi. yoksa şu düşüncenin ciddiye alınacak bir yanı yok.
bu cümleyi kurabilen zihniyetin neferleri, aynı gece
* bahçelievler'de içki içen, yanılmıyorsam biri 16 diğeri 20 yaşında olan gençlere saldırıp birinin ölümüne de sebep olmuştur.
içlerindeki nefreti, kini nereye, nasıl kusacaklarını şaşırmış bir de üzerine islamiyet gibi bir kutsiyeti akıllarınca zırh yapmış, zavallı beyinciklerin ürünü bir çıkarım. "yazık size, sizden ne müslüman olur, ne hristiyan; bir dine mensup olmanın ön şartı 'insan' olmaktır çünkü, -ki siz insan değilsiniz, insanlık vasıflarına sahip değilsiniz." diye haykırmak istiyorum suratlarına.
gencecik, hayatlarının baharında yedi insanın arkasından, ailelerinin içinde bulunduğu korkunç acıya bile saygı gösteremeyecek kadar vicdansızlar, yukarıda bir arkadaşın dediği gibi, bu 'gazete' nin basılması için kesilen ağaçlara yazık, tıpkı o ağaçların ürettiği oksijeni tüketerek dünyada boşu boşuna yer kaplayıp, fazlalık ettikleri gibi.
zihniyetttir, zihniyetin ürünüdür, zihni sinirdir, zihne iyi gelir. hepimiz zihniyet analistiyiz amına koyayım. şu zihniyet bu zihniyet diye ahkam keserken ne de güzel kendimizden, çevremizden soyutluyoruz olayları. mars sermayesiyle antarktika'da basılıyor zaten o vakit gazetesi, yazanlarla okuyanlar da klingon. zihniyetine soktuklarım.
biz bu toplum içinde yaşıyoruz. vakit gazetesi, yayın politikası gereği, çoğunluğun içinden geçeni siyasi doğruculuktan en uzak biçimde dile getiriyor, hepsi bu. onların spekülasyon ve rating anlayışları da bunun üzerine temellenmiş. haber televizyondan ilk verilirken bir yakınımın ağzından çıkan sözleri paylaşayım sizinle: "ne işleri varmış oğlanların yanında..." bereket ne kadar ürpertici bir yorum yaptığını anında farkedip sustu. fakat ilkel benliğe bir yere kadar ket vurulabilir. bu toplumun ilkel benliği de işte tam tamına bunları söylüyor. pisliğe batmak istemiyorsanız fazla kurcalamayın.
17 ağustos depremini de yaz gelince deniz kenarında açılıp saçılan dinsiz imansızlara allah'ın verdiği bir ceza şeklinde yorumlamış olan zihniyetin bir başka embesil yorumudur. konya'da çöken kuran kursu neyin cezasıydı onu merak etmekteyim ben.
bu cahillikte sınır tanımayan insanlarla aynı topraklarda yaşıyor olmak mı bize bir ceza acaba diyorum.
gazze'ye atıfta bulunmuşlar birde utanmadan, bu embesil haberinide, bizzat hazır bulunduğun gazze direnişinin orta yerinde telefonla yazdırdın değilmi ?
ölünün arkasından konuşulmaz diye ezber ettiğimiz bin yıllık anadolu geleneğimizide çerez ettiniz. cenaze gördüğümüz anda, kim olduğunu, kimlerden olduğunu bilmeden yıllardır okuduğumuz fatihalara ne olacak?
benim anacağım ölen gayrimüslümün ruhuna fatiha okuyor, kim o zaman gerçekten iman eden? anacağımın islam geleneğinimi sürdüreyim, senin haberinden kendime islammı yaratayım?
kim ölmüş, neden ölmüş, öğrenip, sizden icazet aldıktan sonramı cenaze namazına duracağız. anne-baba nedir bilirmisin? evlat acısı yaşamış anne-baba bilirmisin? bilmezsin elbet, bilsen bunu haber diye yazmassın, haber diye basmazsın. allah gani gani rahmet eylesin.
bu gazetenin ne kadar saçmalayabileceğini göstern bir olaydır. zati o tür düşünen bir kişinin haber başlığında başka bir şey yazması ilginç olurdu. bunlarda duygu,insanlık,birazkabaca olabilir ama acıma bile kalmamış.
7 nokta 4 yetmedi mi sorusuyla aynı mantık paralelinde ilerleyen ve müslüman olan, olmayan bir çok insanı iten söz öbeği.
ben de müslümanım hem de en elhamdülillahından... şimdi yılbaşı gecesi içki içti diye hiç bir arkadaşımı, tanıdığımı, ''sen cehenemliksin, bre zındık!'' gibisinden eleştirmedim, eleştirmemde. sonuçta hiç bir insan sırf '
eğlendi' diye cehennemin yolunu tutacak değil. öyle bir kaide yok, olamaz.
müslüman olacak, olmaya hazırlanan,
allah'ın varlığını benimsemeye ramak kalmış bir insan beynini bu tür düşünceler tamamiyle köreltir. bırak dini, hayattan soğutur insanı.
kendilerini müslümanlığın savunucusu zannedenlerin son bok yemesi. ben bu gazetede yazanların, bu tarz haberler yapanların müslüman olduğuna ya da dindar olduğuna inanmıyorum. neyi savunuyorlar, neye inanıyorlar, amaçları ne onu da bilmiyorum. endonezya'daki tsunami'de ölenler için "orası seks turizminin merkeziydi iyi oldu" dediler, 17 ağustos için gene aynısını dediler. son olarak bu haberi duyduğumda birilerinin "iyi olmuş" diyeceğini biliyordum. vakit gene şaşırtmadı. bu lafları duyunca aklıma hacca gidenlerin yandığı çadır yangınları geliyor. hatırladığım kadarıyla bir ara her sene yüzlerce hacı o yangınlarda ölüyordu. sormak lazım bu haberi yapanlara o hacılar neden yanmış ve ölmüş. sıkça bahsedilen kuran kursu binasının göçmesi olayı da gene sorulabilir. ya da öyle bir genelleyebiliriz ki dindarların, inançlıların neden 250 yıl yaşamadığını bile sorgulayabiliriz.
son olarak bu haberi yazan, okuyup "olmuş tamam basalım bunu" diyen, gazeteyi alıp okuduktan sonra "haklılar abi, helal olsun" diyen kim varsa, hepsinin bir yakını ya da daha adil olması açısından çocuğu benzer bir şekilde ölsün ve bakalım o zaman yorumları nasıl olacak. bedduaysa beddua anasını satayım. şu ölen 7 çocuğun ailesini soktukları durumdan sonra her türlü bedduayı hak ediyor bunlar.
not: yılbaşında arkadaşlardaydım, ankara'daydık, ev kombiyle ısınıyordu, 7 kişiydik, 10'dan geriye doğru da saydık. demek ki biz de ölümü hak etmişiz.