yılbaşı, yılın en kritik gecelerinden birisidir.evde kalsan bi türlü, kalmasan bi türlü.iki ucu boklu değnek.evde kalınırsa, içip içip televizyonda dansöz seyretmekten başka bir atraksiyona giremez insanoğlu.ya da bi ton insan eve çağrılır, herkez içer s.çar,ertesi gün sızarak uyuyakaldıkları uykularından uyanıp evlerine gittiklerinde, ev sahibi yılın ilk gününü bütün boş şişeler ve halı üstündeki kusmuklarla başbaşa geçirir.
dışarı çıkılması durumunda ise, taksimin uzağından yakınından geçilmemelidir.kafaya her an boş bir bira şişesi ya da yanan bir maytap yeme ihtimali vardır.büyük partilere gitmek, %70i abaza olan bir topluluğun içine girmekten başka bir anlam ifade etmez çoğu zaman. millet dansederken üstünüze çıkar, sigaralar kıyafetlerinizi yakar, eve üstünüze dökülen biraların kokusuyla dönersiniz.
kısacası;
yılbaşı, yılın en kritik geceleriden birisidir...
yılsonunda kutlanan , yılın ilk gününün ilk saatinde ekonomiye katkı olsun diye ona buna deliler gibi hediye parası bayılttıran , 100 sene önce içinde bulunduğumuz ülkede kimsenin haberinin olmadığı olgu.benzerleri için ;
hiçbir anlamı olmayan; sıradan gün. hayatımda yarattığı tek değişiklik cep telefonumda artık '2004' yerine '2005' yazıyor. bu örneklemeler gelecek yıllarda da aynen böyle olacak. yıl değişimi anlamına geliyor. çoğu insana göre eğlence; o farklı olay. gereksiz, alelade bir gün.
lisedeki zıpır bir arkadaş (şimdilerde galatasaray su topunda oynuyor, hayvan gibi biridir) yılın son okul günü çıkışında, yılbaşıyla dalga geçmek için şu cümleyi bağıra bağıra sarfetmişti:
"yıl başınız, kutlu olsun, herkesin tuttuğu yıl başıı birbirineee"
herhangi bi güne denk gelebilme olasılığı olan,neden kutlandığı bi türlü anlaşılamayan gün..(hayır yaşlandık .mına koyim bi sene daha hadi kutlayalım mı oluyo bu yoksa vay anasını yeni bi yıl daha;sevişcez,yiyişecez ohh ne güzel hesabı mı?) bu sevimli günleri çoğaltmak gerekiyor bir yandan.. ****
çok önemsenmesinde bütün suç dini ve milli bayramlarımızındır. bu bayramlarda içip sarhoş olma adetimiz olmadığından insanımız sarhoş olmak için bir bahane arar ve yılbaşını bulur. öpüjem.
bu günü kutlamak bir yana, bu günü sebep gösterip ayılar gibi yiyp, öküzler gibi içmek de neyin nesi? sıradan bir gün işte, ölüm günü geldiğinde verecek hesabımız olabilecek mi yılbaşı yüzünden, ve aslında ölüm değil midir, ölümden önce yaşamanın güzel olduğunu bize son gösteren?
sıradanmış sadece bir ayın ilk günüymüş falan filan...sevdiğin senle sen sevdiğinle olmak isterken olamamak 'girmiyorum ben yeni yıla falan' dedirtir...
öğrencilik* hayatınızda ailenize ısrarla "bu gece arkadaşlarımla eğlenmek istiyorum" ya da "madem sizinleyim hadi bu gece dışarı çıkalım" dediğinizde, normal günlerden hiç bir farkı olmayan gecedir.üniversite hayatında insan bu düşünceyi daha bir benimser.sevgiliniz olur arkadaşlarınız parti yapar ama tesadüf işte o hafta vize final haftası olur eğlenilmez.tam "rahatladım bu sene iyi eğleneceğim" dersiniz, eğlenecek insan bulamazsınız.
bir de bu gecelerin özelliği evdeki heasbın çarşıya uymaması sorunudur.şöyle ki arkadaşınızla planı yaparsıınz, evde takılacaksınızdır.gün boyu hazırlık yapar, evi temizlersiniz, yiyecekler alır, masayı donatırsınız, binbir güçlükle tirbüşon bulursunuz, "işte bu gece sarhoş olmak istiyorum" dersimiz, tam o sırada kapı çalar.planlar alt üst olur.bir grup arkadaş tutar kolunuzdan sizi evine götürür.yabancılar vardır tanımazsınız,içki içmekten korkar içemez ortama ayak uyduramazsınız, bütün zevkiniz kaçar, acıkmışsınızdır.aklınız evdeki masada kalır."hadi bize müsade" der kaçarsınız, tam bu sırada guguklu saat onikiyi çalar,araba balkabağına dönüşür,siz külkedisi olursunuz.keyfiniz kaçmış şekilde yeni yıla girerseniz."yılbaşı dediğin nedir ki?" sözcükleri dökülür dudaklarınızdan.
tüketim çılgınlığının tavana vurduğu; başta elektrik israfı olmak üzere gereksiz harcamaların katlandığı, taksim'de elin kadınlarının parmaklandığı, altı üstü bir hane yüzünden götlerin yırtılıp milletin avazı çıktığı kadar bağırdığı gün ya da gece vakti.
al alkolünü, yak sigaranı, iki tepin neyine yetmiyor.
anlayamadığım mevzu ise, her geçen sene dünya daha bombok bir yer olurken, daha çok insan sefaletten sürünürken, hadi madem onlar için bişey yapamıyoruz ya da yapmıyoruz ama değişecek tek bir sayı için niye bu manyaklık.
eğlence mekanlarında içki tüketimi maksimuma ulaşır.insanlar kolkola eğlenceli falan filan olurlar.sahnedekiler veya djler ondan geriye saymaya başlar.0 denildiği zaman ya i will survive ın melodisi ya da bütün dünya buna inansa bir inansa türevi şarkılar girilir.aşağıda gereksiz bir dayanışma olur.insanlar harbiden elele tutuşur fakat sonsuzluğa uzanma faslı 2 dakikayı geçmez.hele ki bir saat falan geçtikten sonra sıradan bir eğlenceli geceye dönüşmeye başlar.hele ki nasıl girilirse öyle devam eder ve çıkılır geyiği vardır bu yüzden koca seneyi nasıl geçirmek istediğini anlayabilirsiniz civardaki herkesin.
nasıl girilirse öyle devam etmez.kafaya rakı dikerek coşarak girilen yeni yılda da ekonomik sorunlar vizeler finaller kredi kartı borçları binbir dert vardır.
fakat öyle devam etmediği için nasıl girilirse öyle olur olayından bir sonraki sene medet umulur haliylen girildiği gibi çıkılır.
en önemlisi ilkokul çocukları ve müzisyenler içindir.çocuklar için yatma saati boşverilir yılbaşı günü ertesi gün okul da yoktur.müzisyenler içinse ekstra para demektir.alkol olayında da birçok yer daha bonkör olur.
(bkz: kebap)
ha bi de yaşlanıyoruz ulan muhabbeti vardır ki rakı sofrasına mezedir.
hz. muhammed bir hadisinde şöyle der: "her kim ki kendi örf adetlerine değil de başka kavimlerin adetlerine göre yaşarsa, ahiret gününde onlarla sorguya çekilir"
ve eskiler de şöyle der:
"her kim ki yılbaşını eder baştacı, öteki tarafta götüne girer süslediği çam ağacı."
yılbaşı bir hristiyan adeti değildir. hristiyanlık açısından dini bir önemi de yoktur. isa'nın doğumu ile hiç bir alakası yoktur, zira isa'nın doğumu yılbaşından yaklaşık bir hafta öncesine gelen noel ile kutlanır.yılbaşı basitçe, yeni bir yıla girilmesinin insanlarda yarattığı heyecanı ifade eden, dünyanın her yerinde dinlerden bağımsız olarak kutlanan bir gündür.bunu dini meseleler ile bağdaştırıp 'müslüman adam yılbaşı kutlamaz' çıkarımını yapan da salaktır. tarih bilinci ve sapla samanı birbirinden ayırabilme yeteneği yoktur.