yalçın doğan'ın bugünkü yazısının adı. yazının ismi ise öğrencilerin yoklama kağıdına birbirleri yerine imza atmasını
akpmilletvekillerinin yapmasından geliyor. özetlersek yazı şudur:
"63’üncü birleşim. 14 şubat 2007, çarşamba, yani önceki gün. saat 19.42.
türkiye büyük millet meclisi’nde saatlerin durduğu an. saatler o anda duruyor, çünkü bir yoklama yüz kızartan bir sonuç veriyor.
önceki gün tbmm’de, yabancı doktorların çalışmasıyla ilgili yasa görüşülüyor. madde madde oylanıyor. buraya kadar normal.
ancak, chp’liler, toplantı yeter sayısının olup olmadığından kuşku duyuyor. chp gurup başkan vekili kemal anadol yoklama istiyor.
yoklama ya elektronik cihazla ya da başkanlığa, isim yazarak pusula göndermekle
ortada bir gariplik var. başkanlıkta çok fazla pusula var. yani, bazı milletvekilleri elektronik düğmeye basıp, orada olduğunu göstermek yerine, pusula göndermeyi tercih ediyor.
ortada bir gariplik var. chp, pusulalarda adı geçen milletvekillerinin isimlerinin tek tek okunmasını istiyor. çünkü, pusulada görünen, ama genel kurulda görülmeyen bazı milletvekilleri var
oturumu yöneten meclis başkan vekili sadık yakut (akp), kendisine gelen pusulalardaki isimleri tek tek okuyarak yoklama yapıyor.
pusulada ismi geçen 39 akp milletvekili genel kurul salonunda yok.
yani, genel kurulda yoklar, ama varmış gibi görünüyorlar.
kemal anadol, çıkan sonuç için, tutanaklarda var, "meclis’in saygınlığına gölge düşüyor" diye feryat ediyor. sami tandoğan, başkana, "bunları cezalandırmayacak mısınız" diye soruyor.
39 eksik çıkınca, başkan "toplantı yeter sayımız yoktur" diyor ve birleşimi kapatıyor."
yazının tamamı:
http://www.hurriyet.com.tr/...
işte meclisin hangi zihhniyetle yönetilidiğinin bir örneği. bu şekilde bir usulsüzlük gerçekleşseydi çıkarılan yasalar demokrasi ile mi çıkarılmış olacaktı. halkımı tebrik ediyorum meclise seçtikleri milletvekillerinin kalitesi(!) için. ama sonuçta
her halk hak ettiği şekilde yönetilir
edit: bu da haber hali
http://www.hurriyet.com.tr/...