belki ilginizi çeker
  1. · asla birlikte olunamayacak birine aşık olmak
  2. · hastasını yüzüne bakarak muayene eden doktor
  3. · kadınların reklam malzemesi olarak kullanılması
  4. · çehre
  5. · 100 vermeyen hoca
  6. · yüzüncü giri keyfi
  7. · sima
  8. · erkeklerle kadınlar arasındaki farklar
  9. · kot farkı
  10. · kadının göğsüne erkeğin başını koyduğu an
gündem
  1. · sözlük yazarlarının genel özellikleri
  2. · 15 kasım 2009 galatasaray fenerbahçe basket maçı
  3. · disko kralı
  4. · aşkın yedi seviyesi
  5. · alex hagi den daha iyidir
  6. · kemal kılıçdaroğlu
  7. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  8. · claude frollo
  9. · itü bahar şenlikleri

yüz  

  1. 1. surat
    2. bir sayı *
    (lethe, 07.09.2004 14:17)
  2. yüzmek eyleminin emir hali.
    (bewitchingwitch, 07.09.2004 15:05)
  3. (bkz: 100)
    (skuba, 28.10.2004 03:47)
  4. en büyük ytl miktarı
    (okang, 28.10.2004 04:15)
  5. (bkz: 100 ytl)
    (skuba, 28.10.2004 04:15)
  6. birçok anlama gelen, özellikle ilkokul-ortaokul yıllarında eşsesli kelime deyince hemen hemen herkesin sınav kağıdında karşılaşılması muhtemel olan kelimedir.
    (eddarosa, 03.06.2005 21:16)
  7. ilhan berk'in güzel bir şiiri.

    biliyor musun sen bir şiirde ilk satırsın ilk sözcük
    beyaz bir gül
    beyaz bir gül ne kadar beyaz olursa o kadar
    ne kadar suysa bir o kadar

    ben en yakın yüzüm yüzüne
    uyandığın sabaha,yatağına
    birden bulup birden yitirdiğin birşey olur ya,ona
    bir dağ okulunda ilk derse giren çocuklara
    ilk coğrafyacılara
    ilk harflarine bir alfabenin

    yüzün ki korkular verir bana ne zaman yüzümü tutsam yüzüne
    ben ki ölüme hiç eğilmedim hiç girmedi sözlüğüme
    belki sokağa ilk çıkan bir çocuktur ölüm
    belki senin bazen topuz yaptığın saçın
    bir yaban çiçeği ya da ve daha ilk geliyordur dünyaya
    bir demet maydanozu koparıp bırakmak belki de

    dedim ya hiç bilmiyorum belki de benim sık sık çıkarıp baktığım bir fotoğrafın
    bıyıkları hep yüzüne düşen bir adama çektirdiğim
    bir suya bakarken
    bir suya
    duru mu duru ve daha sessiz ölümün kendinden.

    ben ki seninle aştım yaşları
    koydum çağıma adımı.bir burukluğu
    yüzün gibi...
    (tonguç, 22.03.2006 10:32)
  8. yüz; bir öykünün, bir geçmişin dışavurumu, yaşanmış bir hayatın, tecrübelerin izdüşümü değil, bakışın maskelenmesidir. yüz, bakışı gizler. bir insana ne kadar yakından bakarsan, ne kadar içten bakarsan yüz ifadesinden çok sana bakışını görürsün, ne demek istediğini görürsün. ne demiş şair; güzelsin sevgilim ama yakından.
    (soldier in the army, 30.03.2008 15:01)
  9. (bkz: yüz 1981)
    (yesilcuppelipenguen, 30.03.2008 15:06)
  10. hayat boyu birlikte yaşamaya mecbur olduğun; aynalarla sevdalı, aynalarla kabus, aynalarla körebe oynayan. hayat boyu birliktesin, beğenmedim bunu deme şansın yok. korkunç bir şey. en az ölmek gerçeği kadar kabul edilemez. yaşadığımız çağ, kişiselleştirmiş kullanım üzerine kurulu nicedir. otomobiller, bilgisayarlar, web tarayıcıları, masalar ve gün geçtikçe her şey daha çok kullanıcının kişiselleştirme zevkine açık hale geliyor.. beden öyle değil, tam olarak öyle değil. saçma bir nedenden oluşmuş izler, çizikler, yaralanma lekeleri asla geçmiyor. acı çekmekten hoşlanan spor manyağı birisi değilseniz, istediğiniz şekle girmiyor ve sittin sene aynı yüze ayna karşısında bakmaktan daha korkunç bir şey olamaz. çok ilginç bir karakterin olmadığı sürece, yapacağın her şey boşa. hayattaki konumun, arkadaşların, insanların sana olan davranışları ve kimin seni sevip kimin seni sevmeyeceği daha doğumunda yüzünle birlikte şekillendirilmiş..

    kendi içinde nasıl birisi olursan ol.. ne kadar gelişmiş ve duyarlı.. yüzünün şeklinden daha çok değer vermeyecek pek çoğu. ve yüzün ne kadar çok az şey anlatıyorsa, dünyanın en harika cümlelerini de kursan karşılarında.. ilgilerini çekemeyeceksin..

    george costanza olmak lazım bu hayatta. bütün sefilliğini kabul etmiş olmak..

    adını hatırlamadığım kadın arabanın içinde george'a der ki: eğer benden ayrılırsan intihar ederim.
    george şaşkına döner: intihar mı! kimse benim için intihar edemez! ben bir hiçim! ben sefilim! intihar edemezsin benim için! ben kendim için bile intihar etmem!
    (geber marla singer, 17.11.2008 13:06 ~ 13:08)
  11. (bkz: yüz göz olmak)
    (samalith, 27.04.2009 17:24)
  12. fince'de:
    -surat anlamına geleni: kasvot
    *ayrıca naama da vardır ama pek kullanılmaz.

    -sayı olanı ise: sata - (bkz: fince de sayılar)
    (yubermis, 30.07.2009 15:46)
  13. insanın üzerinde taşıdığı en büyük kimlik.

    arka ceplerimize sıkıştırdığımız, ya da cüzdana sıkıştırmadan direk arka cebe sıkıştırdığımız kağıtan yapılma, ve koruyucu bir maddeyle korunmakta olan kimlik, asl'olan kimliğin, yani yüzün sahteleşmiş halidir. bizlerde bir şekilde kandırılmış olarak, ağaçların kesilmesiyle ortaya çıkmış olan kağıttan yapılma şeyi de asıl kimlik zannediyoruz, ve her daim yanımızda taşıyoruz. üstüne üstlük, kolluk kuvvetlerinin gereksiz soruşturmalarında ortaya çıkarıyor, ve bizi temsil ettiğini gösteriyoruz onlara. kendimizi o kağıt parçasına teslim ediyoruz. ''bu benim'' diyoruz, ve gerisin geri gidiyoruz geldiğimiz yöne...

    toplumsal hayatın içerisinde bir şekilde yer edinmiş olanlar, bu yer edinmenin karşılığında ister istemez birtakım tavizler veriyorlar. birkaç kişi tarafından ortaya konmuş olan kurallara uyup, sözde hayatlarını kurallar çerçevesinde garanti altına alıyorlar. tüm kişiliğimizi, kağıttan yapılma belgelere, antlaşmalara sıkıştırıyoruz. asıl benliğimizi, birkaç uydurma şeye uyarlıyoruz, sonra da kendimize bir kimlik ediniyoruz. ve bizi biz değil, o kimlik temsil ediyor. karşımıza çıkan devletin görevlileri, kimliğimizi alıyor, ona bakıyor, ve gerekirse yüzümüze tükürüyor. ama o kağıttan yapılma kimliğe tükürmüyor nedense. bizim sahteleşmiş kimliğimize saygı gösteriyorda, asıl kimliğimize, -yüzümüze - hunharca tükürüp, aklı sıra öfkesini ayyuka çıkarıyor. bir yere gittiğimizde asıl önemli olan biz değiliz, o kimliktir önemli olan. ama insan duygusal bir varlıktır, ve daha çok duygularıyla hareket eder. o kimlikte duygular yer almaz, mantık çıkarımları yer alır, o kimlik bizi anlatmaz aslında; bizim robotlaşmış mekanizmamızı anlatır. biz de bu makinelere boyun eğeriz, ve birer hizmetçi pozisyonuna geçer, ve aslında bir kimliğe sahip olduğumuzu unuturuz. bir insan, karşısındaki anlamak ve ona derdini anlatmak istiyorsa yüzüne bakmalı, duygularını irdelemeli. biz, bir insanı severken, ya da bir insandan nefret ederken duygularımızla hareket ederiz, sahte kimliklerle bezeli mantıksal düşüncelerle değil. ama, toplumsallaşmış ve sosyalleşmiş bu insan topluluklarında, bir insanı değerlendirmek ve onun hakkında yargılarda bulunmak için bu sahte kimliklere bakılır; eğer ki il kısmında doğu vilayetlerinden biri yazıyorsa da, çokça damga yiyebilirsiniz. ama dedim ya; insan duygusal bir varlıktır, ve kağıt parçalarıyla değerlendirilemez.

    yüz; insanın esas kimliği ve onun ayırıcı özelliğidir; kağıttan bozma kimlikse bu asıl yüzün yan etkisinden başka birşey değildir.
    (aziz magnolia, 21.09.2009 14:35)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil