• görseller

    • yüreğim seni çok sevdi
  1. canan tan'ın aşk ana başlığı altında eğitim hayatından, itü'den, bursa ve amerika'dan bahseden 474 sayfalık altın kitaplar çıkışlı son romanı.
  2. 'biliyorum, imkânsız aşk bu! ama hükmedemiyorum kendime...' demişti murat.
    'çünkü, yüreğim seni çok sevdi! ..' ardından da dizelere dökmüştü sevdasını.
    'yüreğim seni çok sevdi
    o yürek talan
    o yürek yangın yeri
    o yürek seni istiyor
    bir tek seni...'
    aslı ile murat’ın istanbul-bursa-amerika üçgeninde yaşadıkları destansı aşkın öyküsü.
  3. çok çok basit,son derece edebiyat dışı bir eser olmakla birlikte,isminden de anlaşıldığı üzere,sadece bestseller olma amaçlı yazılmış,isminin etkileyiciliğiyle kendine geniş bir okur kitlesi hedeflemiş,kesinlikle piraye kadar iyi olamamış canan tan kitabı.zannımca pirayeyi çok beğenmiş okuyucuları bir kez daha aynı konuyla esir almak istemiş yazar,fakat bir konu bir defa yeter artık,hele ki dili bu kadar sade ve önemsiz olunca.birbirini seven iki genç,fakat aileler arasındaki anlaşmazlık ve seviye farkı nedeniyle aşkları mahvolmuş iki genç.okumaya değer mi peki,yazın boş boş tv karşısında pineklerken bile okunabilecek kadar basit bir dil,şahsen edebi açıdan hiç bir özelliği bulunmayan bir kitaptır,bir şey hariç:enfes nazım hikmet şiirleri.
  4. günlük tadında yazılmış bir roman, baş kahraman kadın karakter aslı, maçka'da itü işletme fakültesi'ne kayıt olmasından başlayan amerikada doktorayla biten akademik kariyer serüveninde yaşadıkları anlatılıyor. duru güzel bir türkçeyle yazılmış günlük tarzında yazılması karakterlerin gerçeklik hissini arttırıyor nitekim aslıyla beraber bizde onun içdünyasına giriyoruz ve aynı duyguları yaşayabiliyoruz.

    aslı'nın karakter özellikleri güçlü, disiplinli çalışkan zoru başaran ve herşeyi sadece kendi çabasıyla başaran elinde her türlü parasal imkan olsa da bunu reddedip tek başına yapan idealist bir kız. gerçektende sadece kendi çabasıyla önüne bütün kapılar açılıyor başvurupta kabul edilmediği, başlayıp ta bitiremediği hiç bir iş yok, ayrıca şiire tutkun özellikle nazım hikmet'e nazımdan pek çok alıntı yapılmış kitapta. annesi ve babasının da birbirine aşık olmasında en büyük etken nazım'ın şiirleri. kader bu ya(aslında bunun kader mi planlımı olduğuda romanda hep şüpheli çünkü aslı'nın en yakın arkadaşı ferda ve onun erkek arkadaşı emre'yle murat bursa'dan tanışıyorlar ve tabi aslı'yla ilgili bütün bilgileri rahatlıkla toplayabiliyor) aslı'yla sınıf arkadaşı murat'ın aralarındaki elektriklenmede nazım şiirleri etkili oluyor.

    aslı'nın kariyeri ve başarıları da ne kadar çok olursa da aşk hayatı da o kadar başarısız ve tam anlamıyla mutlu olamıyor. aslında onun kariyerine giden yol bir tür kaçış nedeniyle, murat'ın ondan tamamen kopması için amerika'ya kadar gidiyor. çünkü murat'ın ailesi bursa'da kendi tanıdıkları istedikleri bir kadınla evlendirmek istiyorlar istedikleri kadın ise kesinlikle aslı karakterine tam zıt. bu zengin köklü aileyle mücadele etmek istemiyor.

    aslı karakteride bence pek çok kadın gibi aradığını bulamamış ve mutsuz, ne kadar güzel ne kadar başarılı ne kadar akademik kariyeri olsun sonuç değişmiyor kadınlar gerçekten aşık olamadıklarında mutlu olamıyor. aslı ile murat arasında da tam bir aşk olduğu şüpheli murat'ın sevgisini seviyor. ama böyle bir aşk bulmak şans belkide hiç olmaz en azından bunu aramayı bırakıp kendilerini çok seven birini de sevebiliyorlar. aslı evlenmeyi kabul ediyor aslında ama kadınların hisleri çok güçlüdür ve ayrıntılara çok dikkat ederler. çok kritik cevaplar vardır, yüzüne direkt söylemezler erkeklerin doğru cevabı söylemesini beklerler tam o noktada murat'ın herşeyi ailesini falan bırakırım demesini beklerken gereken cevabı alamamıştı. işte bu kritik cevabı alamayışı tamamen farklı bir yöne gitmesine neden oldu.

    herhalde ne kadar usta olursa olsun hiç bir erkek yazar kadın karakterleri tam anlatamaz ruhunun derinlerine işleyemez kadın yazarların bunu çok daha iyi yapabildiklerine inanıyorum. romanda abartı dramatik konular olmaması herşeyin günü gününe alınmış notlar gibi yazılması şimdi blog denilen tarz gibi aslında hikayeye tam bir gerçeklik duygusu veriyor sanki yaşanmış da bu insanlar hala aramızdaymış gibi.

    üniversiteye yeni başlayan öğrenciler içinde yol gösterici, gerçekten okul iş hayatına hazırlık gibi burda yapılan şeyler cv ye yazılıyor. aslı'nın başvurularının dikkat çekmesinin bir sebebi de bu olabilir. dans folklor bilmek spor yapmak sosyal olmak klübe katılıp etkinliklere girişmesi organizasyonlar düzelmesi kendi çabasıyla staj başvurusu yapması kabul edilmesi stajını da çok disiplinli bir şekilde yapıp şirketin beyenmesi ve de iyi bir ortalama. okurken insanların pek önemsemediği şeyler aslında gerçek iş hayatında sanırım en çok bakılan şeyler olmalı.
  5. 20. basımına girmiş hakkında çok şeyler söylenen okumak için finallerin bitmesini bekledigim roman.okuduktan sonra pişman olacağımı sanmıyorum.
  6. tipik bir canan tan kitabı. kitap sadece olaylar ve kurgu üstüne kurulmuş zira edebi yönden pek bir niteliği olduğunu sanmıyorum. ipek ongun misali lay lay lom gidiyor, kitabı kurtaran tek şeyse hikayesi.
  7. çok hızlı okunabilinecek kitap. yolculuk sırasında yarısını geçmişim farkında olmadan sadece başım ağrıdı çok okumaktan .basit bir öyküsü olması insanı yormuyor. beyaz dizi gibi bir şey .