|
|
- yalnızca, 'yürü bee!!! ' denildiğinden yapılmak istenmeyen eylem . ayrıca çok yorgun olunca da istenmez. ve birşey daha hava çok kötüyse de tercih edilmez. artııı, uyku modundan çıkılamayan hallerde de son istenilen şeyler arasındadır bir de...... *
- yürümek;
yürümeyenleri
arkanda boş sokaklar gibi bırakarak,
havaları boydan boya yarıp ikiye
bir mavzer gözü gibi
karanlığın gözüne bakarak
yürümek!..
yürümek;
dost omuzbaşlarını
omuzlarının yanında duyup,
kelleni orta yere
yüreğini yumruklarının içine koyup
yürümek!..
yürümek;
yolunda pusuya yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını
bilerek
yürümek...
yürümek;
yürekten
gülerekten
yürümek...
nazım hikmet'in bir şiiri
- yalnız yapılırsa; düşüncelere dalınır.. bir nevi terapi gibidir.. insan kendini daha da bi fazla tanır her defasında..
bu arada düşüncelere, hayallere dalmışken de yolun nasıl bittiği anlaşılmaz..(sulfur, 04.03.2006 02:30 ~ 10.02.2007 22:08)
- insanın yalnız kalıp düşünmeye ihtiyacı olduğunda yapmak istediği, fakat çevresi geniş biri ise her iki adımda bir karşısına çıkan tanıdıklarından dolayı genelde başarısızlıkla sonuçlanan eylem.
- fazla efor tüketmeden, karakteristik ilerleme sağlama. bir insanın yürüyüşüne bakarak onu tanıyıp tanımadığımızı anlayabiliriz. ya da o insan hakkında gerçeğe çok yakın bir tahminde bulunabiliriz. kalabalıklar arasında yürümek insana çoğu zaman sıkıntı verir, söz gelimi boş bir caddede rahatça salınmak ele çok zor geçen bir dinlenme imkanıdır. yürümenin gerçekten dinlendirici olması için yanınızda kimsenin bulunmaması ve hiç konuşmamanız gerekir. tam tersi de mümkündür. ancak bir topluluğun içinde yürüyor ve üstüne üstlük amaçlarınız da çakışıyorsa tahammül etmek zorlaşır. biri çıkıp "yanındaki ve diğerleri de burada olduğu için seni dikkate alıyorum" dese söylenecek pek bir şey bulunamayacaktır.
- (bkz: http://www.biomotionlab.ca/...)
- beyni gereksiz yere meşgul eden düşüncelerden, ruhu sıkıntısından arındırabilmek için kimseye ihtiyaç duyulmadan yapılabilen en yararlı eylemlerden biri.özgüveniniz sarsılmıştır, bir yakınınıza güvenebilmek için çaba sarfetmeniz gerekmektedir, kırgınsınızdır hayata, sanki her şey üzerinize üzerinize gelmektedir, hayal kırıklıkları rastlantı olmaktan çıkmıştır artık.bir çıkış ararsınız ve yürümeye başlarsınız.mantık ve duygular el eledir.bir yol örersiniz kendinize şüphelerinizden, hayallerinizden, yanlışınızdan, doğrunuzdan, hayattan, en çok da sizden.attığınız her adımda çiğnediğiniz yol olmaktan çıkar bazen.soyutlamışsınızdır kendinizi.o an sadece yürümek yoktur aklınızda.geçmişi, geleceği ve benliğinizi sorgularsınız.her çözdüğünüz sorununuz bir sonraki adımı daha emin atmanıza neden olur.kafanızda pek birşey kalmadığında kendinizle tartıştığınız, ancak o zaman yol biter.eve dönüşte adımlar daha bi seri atılır.
- en insanca eylemlerden biridir.iki günde bir 45 dakika süren seanslar halinde özellikle gece yapıldığında bünyede müthiş rahatlamaya sebeb olan aktivitedir.olumlu psikolojik etkilerinin görülmesi açısından tek başına yürünmesi şiddetle tavsiye edilir.
- yapıp ter attıktan sonra insana tarif edilemez bir mutluluk hissi verir.
(bkz: endorfin)
- annem hastanede, artık bizlerden habersiz yatarken, içimin acısından yapabildiğim tek şeydi. yürümenin ne olduğunu o zaman anladım. sanki dursam içim daha çok acıyacak gibi geldi. ayaklarım parçalanana kadar yürümek istedim.
- bir sevgi soysal romanı. ( iletişim yayınları )
yürümek, sevgi soysal’ın yazarlık çizgisinde bir eşik olarak nitelendirilir. elâ ve memet’in hayatta kesişmelerini ve ayrışmalarını anlatan bu romanında sevgi soysal, toplumca çizilen erkeklik, kadınlık sınırlarını ve sınıf değerlerini bireyin gözünden sorgular. bir ege adasında bireyselliğin dar çemberinden çıkıp, insanca duyarlılıklarına sahip çıkan elâ, 12 mart’ın ayak seslerinin duyulduğu ankara sokaklarına yürüyüp gidecek sevgi soysal’ın iç sesi olarak da okunabilir...
müstehcenlik gerekçesiyle toplatılan yürümek, 1970 trt roman başarı ödülü’nü kazanmıştır.
referaslarımın muteberliği sebebiyle, alınacak kitaplar listemin ilk sıralarındaydı bu kitap. hiç tereddütsüz aldım ve bir hevesle başladım okumaya.
kolay okunan, rahat ilerleyen bir kitap, ama nedendir bilmem yürümek'le aramda bir bağ kuramadım, olmadı. halbuki kalemim elimdeydi; satırların altını çizmek için...
altı çizili satırları olmayan kitaplarımın arasındaki yerini aldı yürümek.
|