merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  1. 1

yüksek lisans mülakatları

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  4. #gündem
  1. "ben bu bölüme girmek istiyorum" mesajı vermeniz gereken mülakatlardır. gerisi ırıvırıdır tırıvırıdır
  2. kazanmanız için alesten geçerli not almak ve dil sınavını geçmenin yanında tamer karadağ bakışı atmanız, ve ''beni seçmezseniz çok şey kaybedersiniz'' mesajını vermeniz beklenen bir gurup akdemisyenin sizi manavdan karpuz alır gibi seçtiği mülakatlardır..
  3. yapılan sözlü mülakatlarda sıranızı beklerken (hele ki 220.iseniz ve mülakatı izleyebiliyorsanız) yaklaşık 5 kilonuzu ve 5 yılınızı 2 saat gibi bir sürede alabilen ilginç olaydır.
  4. soğukkanlı, kendinden emin, ne istediğini bilen, dürüst ('bilmiyorum' demek ayıp değil, kazançtır böyle zamanlarda), seri cevaplar hazırlayabilen ve düzgün konuşan adayların genelde daha başarılı olduğu gözlemlenen ve her hangi bir okulda yüksek lisans yapmak isteyen öğrencilerin karşılaşmakla yükümkü olduğu hüküm günüdür.
    tabi öğrencinin lisans hayatındaki başarıları da göz önünde bulundurulur ve özellikle (eğer hazırladıysa) bitirme ödevi üzerinden soru yağmuruna tutulabilir. hazırlıklı olmakta fayda vardır.
    mülakat salonundan rahat bir nefes alarak çıkmak için beraberinizde götürdüğünüz referans mektupları da büyük önem taşır çünkü referansınızı yazan hocanız, başvuru yaptığınız okuldaki akademik kadro tarafından tanınıyorsa işler bir miktar daha kolaylaşır.
  5. i.ü.'nün müzik öğretmenliği tezsiz yüksek lisans programına girerken, jürinin piyanoyla istiklal marşı çaldırdığı mülakattır. haa, müzik öğretmenine gerekli midir, gereklidir.
  6. mülakatta sorulan soruların "neden yüksek lisans?" şeklinde mi, yoksa "rlc devresinin rezonans frekansı nedir?" gibisinden mi olduğunu öğrenip gelmenin faideli olacağı hadise.
  7. mülakat jürisinde dört sene dersini aldığınız bir profesör sizi taltif ederek dersinize hiç girmemiş olan aynı anabilim dalındaki diğer profesöre tanıtır. lisans programındaki derecenizden, fakültedeki faaliyetlerinizden bahseder. diğer profesör bunları duyunca iyice bilenir ve meslektaşını mahçup etmek için size sorulabilecek en zor soruları sorar. siz aldğınız gazla tüm hukuk mevzuatını yeniden yazabilecek kudrete sahipsinizdir o an. verdiğiniz cevaplara siz bile şaşırırsınız. sonunda vakur bir edayla odadan çıkarsınız. kendisini mahçup etmediğiniz profesör duygulu gözlerle arkanızdan bakmaktadır. diğer profesörün de içinde bir taktir duygusu uyanmıştır lakin belli etmez, yüksek lisansta onun dersini almanızı ister sadece.
  8. eğer lisans hocalarınız tarafından yapılıyorsa oldukça rahat girebileceğiniz mülakatlardır. zaten yüksek lisansa da alesten yüksek puan aldım bari onu değerlendireyim mantığıyla girdiyseniz, kaybedecek bi şeyim yok düşüncesindeyseniz, "vasat ortalamayla beni mi alcaklar lan" diyorsanız, siki daşağına denk bi mod takınırsanız kesinlikle alınıyorsunuz. hele okuduğunuz bölümün abecesi niteliğinde sorular gelip, onları cevaplayamazsanız daha da garip oluyor.

    hoca1: misyon nedir?
    ben: hımm.. öee.. organizasyonun belirlemiş olduğu politikadır bi yerde. organizasyonun nerde olduğunu gösterir.
    hoca1: ben tam tanım istiyorum.
    ben: hocam valla benden bu kadar tanım çıkıyor.

    hoca2: bana bilimsel araştırma yapan kurum söyle.
    ben: tüik*
    hocanın surat buruşur.
    ben: tubitak
    hocanın surat biraz daha buruşur.
    ben: hocam noldu yanlış bi şey mi söyledim? suratınız buruşuyor mütemadiyen.
    hoca2: yok, genelde tubitak'ı ilk söylerler de. sen ikinci söyleyince şaşırdım.
    ben: hocam bölümde okurken biz hep tüik'le uğraştık ondan.
    hoca2: o zaman bi tane daha söyle, sana aferin diyeyim
    ben: hımm.. öee.. nerde hocam bu? yeri nerde?
    hoca2: ankara'da
    ben: içinden mi hocam?
    hoca2: valla yerini tam bilmiyorum da içinden olması lazım. (ciddi ciddi cevap verdi lan)
    ben: yok hocam çıkmadı, bulamıyorum.
    hoca2: hımm tamam madem.

    ben: ama hocam ben işsizlik oranlarını falan hep araştırdım öğlen. internet kafeye gittim. mülakatta sorarsınız diye.
    hoca3: laptop'ı getirseydin burda da baksaydın.
    ben: hocam düşünmedim değil de size ayıp olmasın diye. yoksa koyardım masanın altına nolcak.
    hoca3: ahahaa

    sonuç: başarılı
  1. 1