günde bir kaç şişe ile içenlerin de olduğunu öğrendiğim şoke olduğum, sapıtmanın bu kadarı dedirten, aslında yararlı olan, insanı sakinleştiren, tiroidimin azıp kontrolü kaybetmeme denk gelen bir dönemde tiroid tedavisi sırasında yarım yarım çoook kısa bir süre kullandığım ilaç
(tablet halindeki için) günde bir taneden fazla kesinlikle alınmaması gereken ilaç. özellikle alkolle alınması çok ama çok tehlikelidir. insanın saatlerce baygın kalmasına yol açabilir. kullanım amacından saptırılmamalıdır.
alkolle alındığında klozete kusarken uyuyakalmaya ve saatlerce uyanamamaya sebep olan ilaçtır.yeşil reçeteyle satılır,sıradan reçeteyle satılan antidepresanların sağlık ocağında yazılmasına izin verilmezken,yeşil reçeteli olanların yazılabileceğini öğretmiştir,ilginçtir.
prozac'tan sonra gelen basamaktır ki hayat daha da eğlenceli hale gelir ta ki çıkacak başka basamak kalmadığını anlayana kadar.her şehre bi hapın çözüm olmadığını anladığınızda ise dönmeniz gereken yerin sizde saklı olan şehir olduğunu anlarsınız ve xanax efsanesi yerini ortaköy'ün sakin ve bohem camisini seyretmek alır...
sara hastalarının kullandığı ve ancak yeşil receteyle kullanılabilen ama ecz ye birisi gelip istedğinde ve yeşil recetesi yoksa onu uyuşturucu niyetine kullanılan bir ilaçtır.
abartılan olaydardan bir tanesi daha. pek fazla olayı yoktur açıkçası, gevşetici ve sakinleştirici etkisi vardır. ilgili hormonları salgılayarak yoğun stresi baskılamaya yönelik üretilmiştir. küçük minicik haplardır. herhangi bir mutlu edici veya keyif verici etkisi yoktur, ancak xanax tüketerek kafa olmaya çalışan yığınla salak mevcuttur. yanlışım yoksa şimdiye kadar xanax kullanımı ile başarıya ulaşmış intihar vakalarında yaklaşık 50 tablet kadar xanax içilmesi söz konusudur. bu miktar da normal bir kullanıcının elinde bulunmaz zira satış periyodları sınırlıdır.
xanax' ın tedavi dışındaki durumlarda bilinçsiz ve dangalakça kullanımı en fazla kullanan kişiye yoğun bir yorgunluk ve bok gibi sıkıntı verici bir gece armağan edicektir.
xanax kullanarak kafa olmaya çalışan insanlar büyük çoğunlukla "biraya kül atarak sarhoşluğunu 2x kadar yükseltmeye çalışmış" ve "gitanes da ot varmış ağğbiii" diye ortalıkta dolanan dallamaların bir üyesidir.
yeşil reçeteyle satın alınan reçete süresi 1 ay olan reçete süresi geçmiş olduğı taktırde satışı olmayan ilaç.ilaç tedavi edici değildir.genellikle tedavi edici bir ilacın yanında verilir hastanın ağır dönemleri daha rahat,kasmadan,düşünmeden geçirmesi için (bkz: tecrübeyle sabittir)ilacn alınmasıyla birliikte kısa bir süre sonra (10-15dk) etkisi altına girmeye başlarsın ya horul horul uyursun yada sadece bakarsın korkmazsın sakın sakın fazla sakın takılırsın.uzun süreli kullanılmaması tavsiye edilir özellikle sigara yada alkol gibi bir bağımlılığı(sürekli kullanım)olan insanlarda.
sedatif hapların en etkililerinden,antidepresan etkisi neredeyse bulunmayan ilaç. hipnotik değildir.genel olarak paxil , seroxat gibi antidepresan etkili ilaçların yanında ,yardımcı etki için alınır.
xanax öyle basit şekilde gereksiz yere, karizma yapmak için kullanılacak bir ilaç değildir,yamultur. ya sürekli (tedavi amaçlı) kullanılmalıdır ya da hiç. tek tük, keyif için kullanımı-bunu yapan beyinsizlerle karşılaşıldı- geçici (yaklaşık 10-18 saatlik) bir uyku ve uyuyana kadar(yaklaşık 20-30 dakika) hafif, yapay huzur verir ; ama bünyeden ve ruh sağlığından götürdüğü şeyler çok fazladır. kullanım dışı zamanlarda el titremelirine,geceleri huzursuzluğa, rem uyku sırasında kabuslara , hatta bazen kendine zarar verme isteğine sebep olur. çeşitli yan etkileri vardır, genelde bunların kullanımın devamlılığı ile geçtiği görülür.
uyku getirdiği doğrudur . nedeni farkettirmeden bünyeyi embesilleştirip,kafadaki sorunları düşünemeyecek hale getirmesidir ; uyku hapı değildir. yaşattığı uyku süresi ise rem uyku olmadığı için sadece bünyeyi uyuşturmuş olur.
tedavi amaçlı kullanımda bir süre tavsiye edilen günlük doz etki etmemeye başlar . bu da doz artırımına sebep olur.
olur da "yeter lan napıyorum ben bu ilaçlarla böyle mk " derseniz ya da psikiyatrınız kullanımı kesmeniz gerektiğini söylerse , ani kesimden kaçınılmalı ve yavaş yavaş kullanımı kesilmelidir. aksi taktirde uykusuzluk,karın ve kas krampları, yoğun terleme ve daha bir çok sorunla karşı karşıya gelirsiniz.(bunlara ek olarak titreme,aşırı huzursuzluk, esneme nöbetleri de görüldü) tavsiye edildiği şekilde kullanımın kesilmesinin sonucunda yine de bir sürü etki bıraktığı da görülmüştür. ( belirli aralıklarla hissizleşme, titreme, kan çekilmesi gibi bir his, uyku ve gece huzursuzluğu, uçuşan acayip şeyler görme(halisünasyon da denilebilir) )
alkol,uyuşturucu,uyuşturucu etkili diğer ilaçlar , havale,epilepsi ilaçları ile kullanıldığında daha da zarar verir ve iyileşme yerine depresif durumun artışına neden olur.
ayrıca ilacı kullanmak zorunda kalıp , etkilerini gören bünyelerde , “ahh ne kadar depresif melankolikim lan,zanaks kullanıyorum” diye kendini sorunlu göstermeye çalışan tek hücrelilerin, "feci kafa yapıyo ooluumm" , " içkiynen alınca uçuyomuşun hacıı" gibi düşüncelerle kullanan,birilerinden edinmeye çalışan beyinsizlerin kafalarına sıçmak , ağzını yüzünü dağıtmak gibi karşı konulmaz istekler ortaya çıkarır.(!!)
gerçekten mecbur kalmadıkça,hiçbir sebepten ötürü kullanmayın!! yazık.
şeytan çarpması filminde üniversitede okuyan emily rose un kullandığı antı-depresan ve sinir ilacıdır lakin film boyunca mahkemede ilaç konusu tartışılmıştır.
şahsımda bahsedildiği kadar güçlü etki etmeyen, fakat ciddi bir uyku moduna girilmesine sebebiyet veren, çok da tartışılmasına anlam veremediğim yeşil reçeteyle alınan bir anti-depresan.
okulda korsan film gösterimi yapmaya bir adım daha yaklaştığımızın habercisi. ah bir de telefonunun fotoğraf çekme tuşu bozuk olmasa* velhasıl yeni bir dost.
inanılmaz bir maria taylor şarkısı. insan huzur doluyor dinlerken, uzun biraz ama sıkılmadan dinleniyor, dinletiyor kendini
afraid of an airplane
of a car swerving in the lane
of a dark cloud too low
or being swept away by the undertow
of a building tumbling down
of the train when it's underground
of the icy mountain roads
we have to take to get to the show
there's just a time when we must all let go the breath that we hold
there's just a time when we must all let go the breath that we hold
with not being known, we'll have to go
afraid when the phone rings
another breath of life has ceased
it seems it's just lost so easily
afraid my heart, it beats too slow
or that i died and just didn't know
or of a fate i will have to choose
and i'm afraid of how much i love you
there's just a time when we must all let go the breath that we hold
there's just a time when we must all let go the breath that we hold
you know, the unknown we have to let go
it's just now that i've found a place where i can breathe
it's just now that i've found a place where i can sleep
hayatın çekilmez geldiği bir anda alınırsa seni bu dertten önce vucüt ağırlının yarısına sahipmişsin gibi hissettirerek daha sonrada uyutarak kurtaran ilaç.
bu akşam dost kazığında "sen neden zirvelerimize katılmadın?" diyerek bana tam 90 sayı kakalayan yazar. dost bildik bağrımıza bastık bu yaptığına pislik derler hocam. ayıp oluyor ama.
alprazolam etken maddesini içeren anksiyolitik bir ilaçtır.kullanıldığı endikasyonları sıralarsak
1.anksiyete durumları ( anksiyete nevrozları )
2.karma anksiyete-depresyon durumları
3.nörotik ya da reaktif depresyon durumları
4.başka hastalıklara eşlik eden anksiyete durumları, karma anksiyete-depresyon ya da nörotik depresyonlar
5.panikle birlikte görülen hastalıklar
hayatta her şeyin psikolojik olduğuna inananlardanım ben. bir şeyi istersiniz, hayal edersiniz, inanırsınız ,olur; inanmazsınız, olmaz... beynimizin %10'unu bile kullanamadığımızı herkes biliyordur sanırım.
15 yaşımda iken böcek tiksintim (kesinlikle fobi değil) yüzünden kronik ürtiker hastası olmuştum.başlarda basit bir alerji gibi görünüyordu ama yıllar geçtikçe boyutları gelişti.o zaman psikolojik olduğunu anlayamamıştık.onlarca test, tahlil vs. derken sonunda bütün doktorlar psikeyatriye gitmem gerektiğini söylemişti. her hissin azıcık fazlasını yaşadığımda (mutluluk, sinir, hüzün,heyecan vb.) booommm!! saniyeler içinde tanınmaz hale geliyordum.vücudumun herhangi bir yerinde ; özellikle yüzümde; boks maçında ağır darbeler almışım gibi şişlikler çıkıyor, gözüm kapanıyor ya da sezen aksu gibi dudaklarım oluyordu .o saniyeler içinde oluşan şişlikler saatlerce inmiyordu. geceleri uykularımdan kaşıntı ile uyanıp, uyuyamadığım için ağlıyordum; sinirlerim yıpranıyordu.o dönem çekindiğim fotoğrafların her birinde farklı bir görüntüm vardır.
sonunda terapi görmeye başladım.daha 16 yaşımda xanax-prozac yüklemesi yapıyordum ergenlik dönemindeki bünyeme. ilacı düzensiz-parça pinçik almam gerekiyordu leyla gibi gezmemem için.prozac kapsül olduğu için ona müdahale edemiyordum. xanaxı ise bıçakla 4 parçaya ayırmaya çalışıyor, azar azar alıyordum. işin kötüsü evden dışarı çıktıktan sonra, eğer ki xanaxı yanıma almadığımı farkedersem boomm!!! anında yüzüm-gözüm, vücudum şişiyordu. ilaç yanımdaysa,o gün içmediğim halde kendimi güvende hissettiğim için hiç bir sorun yaşamıyordum.yıllarca balonn diye anıldım arkadaşlar arasında. "balon yine şişti iğne getirin".
işte, 6 yıl çektiğim o mendebur hastalığı, hayatımın en sıkıntılı döneminde nasıl olduysa atlattım.şimdi düşünüyorum da, kendi kendime nasıl yapabildim bunu. bu beyin nasıl güçlü bir organdır ki, o saniyelik ruhsal değişimleri algılayıp, bir şeyleri harekete geçirerek beni şekilden şekile sokabildi.
demem o ki beyninizle psikolojinize ne yapmak istiyorsanız yapabilirsiniz; ama nasıl yapabilirsiniz onu bilmem, onu siz bulun.ama bilin yani yapabilirsiniz...