|
|
- x ve y dişican ve erkekcan arkadaşlar olmak üzere, lise ve altı sınıflarda muzip sınıf arkadaşları tarafından koro halinde kendilerini konu alarak söylenen bir şarkıdır.
çıkış sebebi farklılık gösterebilir. mesela x, y'den y'nin defterini ister. y verir. x teşekkür ederim y'cim der, dediği anda bunu duyan ahali x y'yi seeeviiiiyoooor, aaaalii ayşe'yi seeeviiiyooorrr - aaaalii ayşe'yi seeeviiiyooorrr ... nidalarında coşar.
- x, y'yi seviyor. sonra ortaya karışık iki bilinmeyenli bir denklem çıkıyor.
x3+y3= tanımsız...
- eşek şakasından daha öte bir şey. çocuktur daha küçüktür yapar demek istiyorsun ama malzeme bireyin kendisi olunca öyle diyemiyor malesef. tabi şimdi dönüp bakıldığında hoş bir anı olarak gözüküyor ama o zamanlar insan bu kadar geniş bakamıyor hadiseye.
ilkokuldayız. tenefüs zili çalmış dersten çıkmışız. ama bir terslik var. herkes munzurca bir gülümseme fırlatıyor suratıma. bi bokluk olduğu bellidir ama bir türlü anlaşılamaz. dışarıya çıkıp top oynanmaya başlanır herkes başıma üşüşüp gülmeye başlar. bir de nedense herkes arka tarafıma toplanıp bir şeye bakıp gülmektedir. lan yoksa don mu yırtık diye kontrol edilir ama don delik değil. ulan yoksa donum mu gözüküyor denir ama don da gözükmüyordur. iyice meraklanır bünye çünkü gülen ibne sayısı her geçen dakika artmaktadır. neyse ki şu an hala çok samimi olan arkadaşım yanıma gelir ve kulağıma bir şey fısıldar: "yakana bak". bir insanın önlüğünün yakasında ne olabilir ki. mickey mouselu bir yakam vardı bi ara ama o meseleyi bir ay önce hallettmiştik. herkes beni mickey mouselu yakamla kabullenmişti artık. peki neydi bu yakadaki sorun. yaka çıkartılır ve bakılır. evet hayatın ibne olduğu gerçeğiyle ilk kez burada yüzleşir birey. yakada koca puntolarla "jit x i seviyor" yazmaktadır. işin ilginç yanı o kızdan hoşlanılmıyordur. halbuki jit selmayı seviyor. vay anayun babayun kemiğine denilip birinci derecede şüpheli şahsa dalınır. birinci dereceden şüpheli şahıs "olm valla bak ben o kızı sevmiyorum. ben selmayı seviyorum" demesinin ardından şüphelinin hadiseyle uzaktan yakından ilgisinin olmadığı anlaşılır. ama ters giden bir şey var. selmayı ben seviyorum lan. sana ne oluyor. neyse şimdi mesele selma meselesi değil. mesele yakaya o yazıyı yazanı bulmak. neden sonra yakaya o yazıyı yazan kişinin sıra arkadaşı olduğu öğrenilir. omzuma kol atıyorum sarılıyorum ayağına o yazıyı yazdığı ortaya çıkar. bu kadar kalleşce bir plan olamaz. ulan duvara yazsan bu kadar koymazdı. lan ben var ya neyse. yanıma kar kalan tek şey hocanın sinirlerin yatışır al iç yavrum diye verdiği dimes şeftali suyuydu.(jit, 13.08.2008 03:37 ~ 03:39)
|