wondrous a açık mektup   

adana çık aradan

  1. sevgili wondrous

    şu satırları yazarken inan bana çok duyguluyum.neden diyeceksin tabi.hemen cevaplamam gerekiyor sorunu çünkü sen sözlüğü oluşturdun ve bizi seviyosun bizde seni sanırım.gece kalkıyorum inan bana karnım çok aç oluyor. çünkü buzdolabı aylardır boş .şerefsiz ev arkadaşım afedersin "şerefsiz" dedim ama hakkaten şerefsiz itoğlu it, bir aydır eve beş kuruş ödemiyor.bende bizim köşedeki dönerci halil abiden akşamüstü yarım ekmek döner yaptırıyorum.gece yatana kadar idare ediyor ama kalkınca karnım kazınıyor sanki.şimdi diyeceksin "sevgili vincent vega bundan bana ne" bunuda açıklayabilirim.wondrous sen bu sözlüğü yaptın ya işte ben gece kalkınca sözlüğe giriyorum.açmıyım açım hani ama bir süre sonra unutuyorum. sigarayada dayanınca unutuluyor işte wondrous.gülme lütfen.biliyorum bu satırları okuyup okumayacağın bile meçhul eğer okursan gülme yani.
    sen ordasın ben burada belki hiç tanışamıyacaz belki sen beni uçuracaksın hayat bu belli olmaz wondrous. geçen bizim faruk abi dükkanı kapattı adamın altında mercedes vardı hayat işte..

    bazen wondrous dalıp gidiyorum sözlükte. zaman kavramı kalmıyor.hani çok kaliteli yazarlarda var çok yaramaz çok haşin olanlarıda var ama sen hiçbirimizi ayırmıyosun ya bu yüzden seviyorum seni wondrous.anlıyorsun değil mi? dersleri soracak olursan geçinip gidiyoruz işte arasıra ff'liyoz ama öğrencilikde olur yani.paramda var saolasın. babam arasıra bay geçiyor ama genelde ay başı yatırır paramı ama şu şerefsiz var ya hani ev arkadaşım olan, evin kirasını yatırsa iyi olur yani. babamın oğlu sanki şerefsiz birde televizyon karşısında pişkin pişkin oturuyor haysiyetsiz.kusura bakma wondrous biraz dertliyim seni de rahatsız ettim ama idare et işte. ne yaparsın gariban adamız.haa çocuğa bişey yapmam kaç yıllık arkadaşım o yönden hiç şüphen olmasın. neyse wondrous lafı uzatmayalım vedalaşmayı beceremem ben ...esen kal


    vincent vega
    (vincent vega, 22.07.2006 02:15 ~ 04:24)


  2. (bkz: sarhoşken giri girmek)
    (yedinin yedincisi, 22.07.2006 02:35)
  3. sevgili wondrous,

    öncelikle bana ve diğerlerine kalbin kadar temiz sayfalar ayırdığın için teşekkür ediyorum..nasılsın wondrous, iyi misin? beni soracak olursan ben hiç iyi değilim..duygularım karmakarışık şu an..nedeni ise..sözlükte yazar olmaktan çok mutluyum wondrous gün oldu yazdım, gün oldu zirvelere gittim..güldüm, eğlendim..ama anladım ki bunlar nafile çabalar wondrous..tam tamına 4 dersten kaldım biliyor musun? evet, bilmiyorsun..belki de hiç öğrenmeyeceksin..

    eğri oturup doğru konuşalım*..tamam, sözlüğü yaptın..iyi de ettin..lakin insanlar bu sözlük yüzünden yaz okuluna, büte kalıyor wondrous..bunlar hadi neyse..okulları uzuyor senin yüzünden insanların..geceleri yatağa girdiğinde hiç mi vicdanını sızlatmicak tüm bular sorarım sana..hepsi senin suçun wondrous, hepsi, hepsi..*

    mektubuma burada son verirken büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim..gün gelir bu mektubu okursan cevabını bekliyor olacağım wondrous..**

    yours faithfully,

    subuo
    (subuo, 22.07.2006 02:45 ~ 02:46)
  4. sevgili woundrous beyoğlum

    bilmem bu satırlar elinize ulaşır mı? ben deniz ömrü beyhude geçirmekle mükellef bir zatım.size gelince:işinizin iyi gittiğini duyuyor,memleketin tanınmış müsbet ilimlerle uğraşan sözlük yönetecilerinden olduğunuzu işiterek iftihar ediyorum.sizden ricam şudur ki;mütamediyen takip ettiğim fevkalede sözlüğünüze yaşlı insanlar için yazarlık kapısını açarak hayatının son demlerini yaşayan ben ve benim gibi zatları ortak bir alanda buluşturmanızdır.bu sayede belki bir hanım efendinin izdivacına talip olup mesut olma fırsatına erişiriz.ayrıca gençlerle aynı havayı tenefüs edecek olmamızda bizleri gençleştireceğide aşikardır efendim.elbette zirvetörlerde belki çınaraltı veyahut çamlıca'da bir çay içelim geceleri düzenler tebdili kıyafet geceleri yaparak hep birlikte bahtiyar olur eski istanbul hakkında sohbetler yaparak mutantan bir söyleşi eyleriz.hasılı kelam bu konuya ilgi gösterirseniz çok makbule geçecektir.himmetinize şimdiden teşekkür eder,gözlerinizden öper.izettinefisli günler dilerim.

    vincent vega'nin şifresini çalan dedesi
    (vincent vega, 17.10.2006 22:53)
  5. o mektup geri gelir muhtemelen. sanırsam açık mektuplar geçersizmiş. özenle yalanıp, kapatılması gerekiyor sanırsam.

    (bkz: başlığı kıçından anlamak)
    (guenhwyvar, 17.10.2006 23:33)
  6. sevgilim wondrous

    bu sana son mektubum babam ben bilgisayar başındayken odayı bastı yazdığın e-mailleri okurken yakaladı beni.hala o sözlükçü parçasıyla mı mailleşiyorsun sen dedi çok kızdı.beni zorla www.bilmemneforumu.com.tr de ki adminle evlendireceğini söyledi ne yapıcağımı bilemiyorum neden mutlu olmamız imkansız oldu bilmiyorum ama bildiğim şey seni sevdiğim ve hep seveceğim.elveda.
    (josephine, 16.02.2007 22:11)
  7. sevgili wondrous;

    ayar verdim pişmanım. şimdi ne yapayım. hörmetler!

    -kestane kebap acele cevap-
    (jimmyjazz, 12.06.2007 01:26)
  8. sevgili wondrous,

    buralarda henüz yeni olmam hasebiyle senin kim olduğun, neci olduğun hakkında pek bir fikim yok. diğer mektuplarda arkadaşlar biraz bahsetmiş gerçi ama entry refere etmeyeyim diye görmezden geldim. zira mevzu bahis mektuplardan çıkarttığım sonuçlar doğrultusunda, konsepte sadık kalıp seninle arayı hoş tutmamın, ileriki sözlük kariyerim açısından pek bir güzel olacağı sonucuna vardım . mesela yıllardır alışageldiğim "entry" kelimesini bir çırpıda satıp "girdi" kelimesine gönül vermiş bulunmaktayım. hatta şu an sevimli görükmek adına mütemadiyen ağzım kulaklarına varırcasına, gayet beceriksizce bir fıkra anlatıp en sonunda "eki eki tabi bana anlatan çok iyi anlatmıştı eki" şeklinde bir takım yavşakça hareketlerde bulunabilecek potansiyeli kendimde görmekteyim. iş bu mektubu uzattıkça sözlük kariyerimin kısa tutulacağı hissi tüm benliğimi sarmakta ve beni mektubuma son vermeye itmektedir. kib,gr$rz,sçs,bye.

    baki mercimek'in
    (baki mercimek, 12.06.2007 01:55 ~ 01:58)
  9. wondrous denen gudik'e *

    bu sözlükteki bütün girileri okudum ve sen haksızsın,seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım.
    (benbirmelegim, 12.06.2007 02:17)
  10. oğlum;
    sana bu mektubu bizim cehennemden yazıyorum
    bir yaşıma daha gireceğim neredeyse
    tabii bundan haberin yok senin
    kronometreye erken bastığın için
    beni hep yakışıklı hatırlayacaksın
    bizi bırakıp gittiğin yerde
    eski güzel günleri düşünüp hayıflanacaksın

    ama dur!

    sen hatırlıyor musun beni?
    peki sen herhangi bir şeyi hatırlıyor musun?
    ben yirmiydim tanıştığımızda
    sen beni en son otuzbeşimde gördün istanbul'da
    sonra sen kaş'ta öldün
    o akşam aynı anda geldik antalya'ya
    sen beni görmedin, ben sana bakıyorken
    ben sana öyle dikkatli baktım ki oğlum ayrılırken
    sen iyi ki görmedin beni

    yoksa gözgöze gelir gülerdik, eskisi gibi

    olmadık bir yerde gülerdik ya hani?
    öyle olurdu yine
    gözlerimizi kaçırırdık ciddiyeti bozmamak için
    hani sahnede olduğu gibi.
    sen ağlarken bakamazdım sana
    sinirimi bozardın, gülerdim
    çünkü sen her boktan şikayet ederdin oğlum
    öyle çok şikayet ederdin ki
    sonunda sıkılır gülerdim
    sonra sen de sıkılırdın kendinden
    başkası gibi olmak isterdin
    mutlu olan bir başkası gibi
    dert etmeyen biri
    hani, benim gibi biri

    birşey diyeyim mi sana oğlum?
    şimdi dönsen buralara
    ne gidilecek bir yol
    ne uğruna ölünecek bir kadın
    herneyse...
    ama kadınları çok dert ederdin sen
    ama onlar seni severdi oğlum
    ama sen çok ağlardın onlar için
    sevemezdin kendini bir türlü
    onlar seni çok sevse de
    senin gibi olmak istemezdim o zaman

    daha çok sevin beni!
    daha çok gülün bana!
    beni daha çok isteyin!
    daha çok!
    ama seni en çok ben..

    birşey diyeyim mi sana oğlum?
    şimdi dönsen buralara
    ne gidilecek bir yol
    ne uğruna ölünecek bir kadın
    ne de sabaha kadar konuşarak sana vaadettiklerim

    kandırdım seni oğlum
    parayı dert etme diye
    yok öyle birşey, başarısızlık diye
    illa da başkası olmaya çalışma salak gibi
    bir kadın için ölme diye

    kandırdım

    artık umrunda değil mi bunlar?
    artık bozulmuyor musun bu işlere?
    aşkın da bir önemi kalmadı mı yoksa?
    o kadın için ölmez misin bir daha?
    ne var, bir kere daha ölsen?
    değmez mi o kadın buna?

    hani, hani değerdi?

    çıplak ayaklarıyla yürürken mezarının üstünde
    keyiflenmeyecek misin toprağın beş karış altında?
    öyle de oldu zaten, vasiyet ettiğin gibi
    çıplak ayaklı kıza

    bıraktın değil mi oğlum?
    bıraktın, gittin
    peki!
    ama ben buradayım hala
    ben devam ediyorum
    peki sen bakıyor musun bana oradan?
    gülüyor musun bana?
    sanıyor musun ben aynı şarkıyı söylüyorum?

    beni daha çok sevin!
    bana daha çok gülün!
    daha da çok isteyin beni!
    beni daha çok özleyin!

    ama seni...
    seni en çok ben, ben!

    hayır ben çok değiştim oğlum
    bir başkası değilim artık
    vazgeçtim maymunların dünyasından
    bıraktım alkışları, istemiyorum kahkahaları
    istemiyorum bir aptal gibi yaşlanmak

    işte belki de bu yüzden
    seni en çok ben...
    en çok ben özlüyorum!

    benim ölü arkadaşım!...

    ah be wondrous, ne güzel eğleniyorsun değil mi? seni seni.
    (kampus onunde korsan cd satan sivil polis, 12.06.2007 02:56 ~ 20.07.2008 01:22)
  11. (bkz: 2100 den sözlük başlıkları)
    (bkz: 2100 senesine mektup)
    (dark elven, 12.06.2007 20:51)
  12. (bkz: wondrous'a açık çek)
    (özellikle nick konusunda çok hassas olan yazar, 14.10.2007 14:22)
  13. sevgili wondrous,

    bu google reklamlarının getirisi nedir veya tahmin edemediğimiz bir götürüsü var mıdır? biz yazarların size sağladığı bir fayda için teşekkürü alamadım ama iç sesini duyuyorum ve teşekkür için sağol diyorum. gözlerinden öpüyorum. saygılar.
    (gone with the sin, 14.10.2007 14:27 ~ 14:27)
  14. istanbul, 19 kasım 2007

    sevgili wondrous;

    bilgisayarımla ilgili bir sorun yaşayıp da bunun sözlükle bir alakası olup olmadığını anlamak için moderatör havuzuna attığım bir soruya sonunda "otomatik mesaj, şahane olay" yazmayan el emeği göz nuru cevabınla tanıdım seni. o sen ki direkt mesaj atmak imkansız, o sen ki bana direkt mesaj atman serbest.

    ve o ben ki bilgisayarın açma kapama tuşundan başka bir yer bilmem, sen o bana, "spaywer mıpaywer" bir şeyler yazmışsın.

    ben de sana cevaben şu meşhur atasözlerimizle cevap vermek istiyorum, aynı etkiyi yaratması babında:

    "araziyi ballırdırcasına sümpeklersen üstündeki pektoy hoş olur."
    "küllembeyi kebradan er alırsan mütekkibi ebrar boş olur."

    bu vesileyle çalışmalarınızda başarılar, hayırlı işler dilerim. ve şunu asla unutma ki her gün sebzeleri elde yıkamak yerine su dolu bir kapta yıkarsan yılda 18 ton su kurtarabilirsin ve bulaşık makineni haftada bir kez daha az kullansan kurtaracağın rakam ben diyeyim 5, sen de 10 tondur.

    best regards,

    busburak.
    (busburak, 19.11.2007 01:32)
  15. eyyy wondrous,
    geldiysen masaya üç kere vur...
    (çay sigara, 19.11.2007 01:49)
  16. (bkz: stan)
    (sıracalı, 19.11.2007 02:00)
  17. (bkz: @2107254)
    bence bu giriniz çok ağır olmuş...
    sözlüğe yazdığım her şey doğru olmak zorunda değil... bunu siz demişsiniz... ayrıca mesaj butonu var...bana burdan ulaşabilirdiniz...ki ben gerçekten öyle düşünmüştüm ve sevinmiştim ulan bak düşününce buluyorum falan diye... diğer insanlar gibi ukte doldurmak için ekşi sözlük' e de bakmıyorum...ör: bir üstteki giri...ben bilmiyordum... ama bulduğumu sandım...bir de ukteyi siz verince dedim bu adam ancak böyle bir kısaltmayı bilemez falan da filan da...he bir de kendime sözlük yazarı falan demiyorum, olmaya çalışıyorum... teşekkür ettim... daha dikkatli olacağım söz.
    (bkz: @2107159)
    (korn, 30.11.2007 17:43 ~ 17:45)
  18. mektubum:

    ?..

    wondrous'un cevabı:

    !..


    dünyanın literatüre geçen ikinci en kısa mektuplaşmasıymış bu.
    (sürrealist, 18.12.2007 20:54)
  19. sevgili wondrous,

    benim niye statüm yok ben piç miyim

    kestane kebap acele cevap
    (asasdas, 10.04.2008 02:55)