"i have nothing to offer but blood, toil, tears, and sweat," lafını etmiş kişi.
orta doğunun yüzündeki kanayan kesiklerin (bu ülkeler arasındaki sınırlar) de yaratıcısıdır kendisi. öyle dengeler üzerine kurmuştur ki hesaplarını bugün bile bu ülkeler birleşememektedir. gerginlik birgün olsun dinmiyor bölgede.
(bkz. http://www.britains-smallwars.com/)
aşağıdaki index linkinden palestine bölümüne bir girin isterseniz. kıbrıs da mevcut.
çanakkale cephesini açtıran, başarısız olunca istifa eden kişi.
parası verildiği halde reşadiye zırhlısını osmanlı devletine verdirtmiyen zat. zırhlıyı almaya giden 500 osmanlı askeri elleri boş geri dönüceklerini öğrenince ingilizlerle bir çatışma çıkmış 22 osmanlı askeri ve bir o kadarda ingiliz ölmüştür. refah faciasında bir parmağı olduğu söylentileri mevcuttur.
churchill, avam kamarasında konuşurken, muhalif partiden bir kadın milletvekili, churchill' e kızgın kızgın şöyle seslenir:
- "eğer, karınız olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım."
churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafı yapıştırır:
- "hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim."
ikinci dünya savaşı sırasında ingiltere başbakanı churchill radyoda konuşma yapmaya gidiyormuş. radyoevinin kapısına gelince, bindiği taksinin şoförüne sormuş:
-beni yarım saat bekleyebilir misin?
karanlıkta müşterisinin yüzünü seçemeyen şoför:
-özür dilerim, sör, ama başbakanın konuşmasını dinleyeceğim.
churchill yurttaşının bu ilgisinden pek hoşnut kalarak iki sterlin uzatmış. şoför parayı aldıktan sonra yerlere eğilerek selam vermiş:
-zaten kimin sikindeki churchill, sizi bekliyorum, efendim!!
(bkz: http://www.hotmail.com)
churchill'in radyo binasına neden taksiyle gittiğini sormayın ben de bilmiyorum..
30 ocak 1943'te adana'ya 23 km mesafedeki yenice istasyonunda bir vagonda ismet inönü* ile ikinci dünya savaşına girmemiz konusunda gizli bir görüşme yapan ingiliz.
tüm savaşı bir otel odasından takip etmiştir ve tüm kararları da burdan almıştır.otelde her sabah banyo yapmaya gitmek için uzun koridorları kullanırken kendisini cıbıl şekilde gören ziyaretçilerini şoke eden bir insandır.
"savaş, generallere bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir" diye harika bir sözü vardır. ayrıca seçimleri "sizlere acı vadediyorum" sloganıyla kazanmıştır.doğu bloku ülkeleri için demir perdedeyimini ilk kez bu zat kullanmıştır."avrupa'nın doğusuna demirden bir perde çekilmiş,ne olup bittiğini göremez olduk" demiştir.
irlandalı yazar bernard shaw "pygmalion" adlı oyununun galasına davet ettiği winston churchill'e şu notu iletir:
"pygmalion'un ilk gecesi için size iki bilet ayrıldı. bir dostunuzu da getirin, eğer varsa..."
churchill, böylesine iğneli bir davetin altında kalmaz:
"ilk gece gelemiyorum. ikinci gösteriye gelebilirim, eğer olacaksa..."
ikinci dünya savaşından sonra seçimleri kaybetmiş, babasının gölgesini hayatı boyunca üzerinde hissetmiş, deniz kuvvetleri komutanı olarak hazırladığı çanakkale savaşını kaybedince atatürk'e "kaderin adamı" diyen, kurt siyasetçi, asker...
ardında acı,kan ve gözyaşı bırakan büyük savaştan sonra kendisine insanlar üzerinde nükleer bomba kullanmanın ne kadar doğru bir hareket olduğu sorulunca;
"evet insanlar üzerinde nükleer bomba kullanmak hiç doğru birşey değil,fakat ben müslümanlar üzernde kullandım,müslümanlar insan değil ki!"cevabını veren ve tüm bu olan bitene rağmen nobel ödülünü alabilen ingiliz hayvanı
nobel sahibi amiral, başbakan, zeka kübü, gazetecidir.
85. yaş gününde gazeteciler kendilerini uğurlatırlarken,
-efendim, yüzüncü yaşgününüzü de böyle kutlarız inşallah. demişler
churchill de cevaben,
-elbette kutlarız, kendinize iyi bakarsanız neden olmasın?! demiştir.
"evet insanlar üzerinde nükleer bomba kullanmak hiç doğru birşey değil,fakat ben müslümanlar üzernde kullandım,müslümanlar insan değil ki!" lafını sarfetmesi mantıksız olan ademoğlu.
hiroşima ya da nagazaki'ye müslüman şehirler damgasını vurmak ve de truman'ın aldığı bir kararı (bombayı yankiler attı canlarım, ingilizler değil) churchill'e mal etmek ise insafsızlıktır.