marlboro içmeyi bırakmak zorunda kalanların(her gun zam geldiği içindir) sigarası.aslen winstın diye okunur ama bayii winstın derseniz anlamaz o yüzden winston demek gerekir.tıpkı kemıl yerine kamel de olduğu gibi
soft'u ile box'ı arasında ki farkı anlayamadığım, insanların psikolojik olarak soft tercih ettiğini düşündüğüm, kırılmaması için box'ını aldığım ve bu sene 50. yılını kutlayan sigara markası...
kaybeden birinin anadolu üniversitesi'ne "yeni açılmış bir paket winston kaybettim. evlat acısı gibi oturdu. bulanların insanlık namına..." diye ilan asmasına sebep olan öğrenci sigarası.
bu sene 50. yılını kutlayan bunun için 50's,60's,70's,80's,90's,00's şeklinde paketler hazırlayan,içine birde anlamsız bir kart koyan sigara markası.light,super light ve one versiyonları da mevcuttur.
günde iki paketi düz eden öğrenciye artık lüks gelen sigara markasıdır.softuyla box ı arasındaki tek fark paket yapılarıdır.vaktiyle paketi 160 000'ken burun kıvırıp öküzlük etmişliğim vardır.
soft'u ile box'ı arasında fark olup olmadığı defalarca tartışılmış fakat sonuçta kişisel zevkler ve duyularla ilgili olduğu için de bir sonuca varılamamış sigara markasıdır. ağır kokusu ve kendine has tadıyla kendine çok fazla bağlayan bir sigaradır. öyle ki winston'a alışmış bünyeler,birkaç saat winston harici sigaralar içseler dahi sigara içmemiş gibi sinirli olabilirler.
winston box kokusu ve kalitesiyle oldukça hoş ve keyif veren bir sigaradır,tadının yoğunluğu sebebiyle insanı kendine bağlar ancak kötü gün dostudur diğerlerini bilemem ama bu kesin doğru.
her zam yediğinde gözü karartanların "ulan o kadar para ona vereceğime camel içerim",parasız kalanların "l&m de pek kötü sayılmaz" demeye başladığı,2-3 paketten sonra yeniden içmeye başlattıracak kadar tiryakilik yaratan,softu gerçekten farklı olan,uzun çalışma gecelerinde monitörle beraber dostum olan,bünyeye zararı sineye çekilen dost..
norse dilinde güzel demek olan 'wynn' ve şehir demek olan 'stonn'un birleşmesinden doğmuş bir sözcük. zaten ingiltere ve abd'de adı winston olan bir dünya köy, kasaba, şehir bulunur.
kimse görmesin diye kapağının altında, "bu ürün en yüksek kalite standartlarında üretilmiştir" ibaresi bulunan, barlarda, konserlerde stand açıp millete, üzerinde kuş logolu bedava kibrit ve çakmak dağıtan firmanın* markasıdır.
edit : hıyarca bkz. kullanmama sebep olmuş sigara markasıdır. hıyarca kullanılan bkz. silinmiştir.
kutulusunun tadı daha serttir. soft olanı adından da anlaşılacağı gibi daha hafiftir. aradaki fark sürekli bir tanesini kullanıp da diğerine geçildiğinde hissedilmektedir. siz yinede ikisindende uzak durun. zehir bunlar zehir...
soft olanının softluğu içiminden değil paketinden gelmektedir. vurgulanan paketin yumuşak olduğudur. box ile soft arasındaki farkı da ancak şöyle açıklayabilirim sanırım; box'ın verdiği tat daha kimyevidir, daha bi sanayiidir - halbuki soft daha bir tok içim sağlar, ayrıca box'tan daha ağırdır.
yıllar yılı sevgilimdir aynı zamanda. ara ara terkederim kendisini, aldatırım. ama o beni hiç unutmaz hep bekler. terkedilen her sevgilinin yaptığı gibi arada saç şeklini, makyajını falan değiştirir. gerçi şu son zamanlarda tadı falan da iyice saçmalamaya başladı. huyu mu değişti nedir?