|
|
- 1770-1850 tarihleri arasında yaşamış, ingiliz edebiyatında romantik periyod şairlerinden biridir.
- hayallerin en önemli güç olduğuna inanan ve doğayı ilham kaynağı kabul eden şairdir. wordsworth'a göre şiir duyguların akışıdır. insan hayatını da üç bölümde inceler:
1- çocukluk: her şeyin mükemmel olduğu dönem
2- ergenlik: sahip olduğumuz en değerli şeyleri unuttuğumuz dönem
3- yaşlılık: bir kriz dönemidir. görüş yetimizde daralma olur. bu dönemi geçiren bir şairin doğaya yönelimi artar. görme yetisi doğayla bütünleşir.
- samuel taylor coleridge'in kankası, dorothy wordsworth'ün ağabeyidir. bu üçlü, coleridge'in çiftlik evinde çok çok arızalı işlere imza atmış ve açıkçası romantik periyodun temelini oluşturmuşlardır. ancak coleridge the rime of the ancient mariner'la öyle bir iş başarmıştır ki, william baba her daim gölgesinde kalmıştır bence bu şiirin.
ve tabii ki opiumcudur.
- tintern abbey mahalini gezdiği esnada yazmış olduğu manzumede "best portion of a good man's life, his little, nameless, unremembered acts of kindness and of love" gibi çok şahane bir söz sarfetmiş olan kişi.
- iki yüz yıl sonra kendisini ingiliz gençlere tanıtmak için düzenlenen etkinliklerde yanılmıyorsam daffodils adlı pek meşhur eserine rap ezgileriyle bir klip çekilmiş. hey allah'ım.
- lucy adlı şiiri, geoffrey harttmann tarafından yorumlanmıştır.
şiir şöyledir:
a slumber did my sprint seal;
i had no human fears:
she seemed a thing that could not feel
the touch of earthly years.
no motion has she now, no force;
she neither hears nor sees,
rolled round in earth's diurnal course
with rocks and stones and trees.
bu şiiri harttmann, dilbilimsel açıdan metonimiler aracılığıyla incelemiştir. oldukça zorlama bir değrlendirmedir. şiirin ölümü imlediğini söylemek için
diurnal sözcüğünün "die" ve "urn" sözcüklerini, course sözcüğünün "corpse" sözcüğünü çağrıştırdığını filan söylemiştir.
oysa her şey açıktır. demem o ki, wordsworth bu yorumu görseydi çok gülerdi.
- "the world is too much with us" demişliği vardır.
|