efes pilsen'e 2004-2005 sezonu öncesi transfer olmuş "willie" lakaplı 1978 doğumlu 1.85 metre boyundaki amerikan guard...iyi bir şutör, hızlı bir oyuncu ve bir asist uzmanıdır...
maç içindeki bireysel oyun tarzı ile takımına kazandırdıkları, kaybettirdiklerine oranla çok az kalan basketbolcu.
solomon'ın basketbol yeteneği ortada. gerek saha içi görüşü, gerek şutu ve gerekse pas yeteneği ile avrupa'nın sayılı oyun kurucuları arasında. ama yetenekli ve kapasiteli olduğu kadar da bireysel basketbol oynayan bir basketbolcu solomon. bu kötü özelliği de bulunduğu takımlarda tutunamamasının başlıca nedeni.
solomon'ın pozisyonunun, (bkz: oyun kurucu), saha içindeki görevi adından da anlaşılacağı gibi oyunu kurmak, oyunu yönlendirmek. yani solomon'ın pozisyonundan ötürü öncelikli görevi arkadaşlarını oynatmak. ama solomon kendisini izlediğimiz 3 takımda da*** bu tanıma zıt basketbol oynuyor. kimi zaman saha içinde kritik şutları sokabiliyor; spektaküler hareketler yapabiliyor; hatta bazen takımını tek başına taşıyarak, takımının maçı kazanmasını sağlıyor ama bütün bu yaptıkları takımının iyi basketbol oynayarak, istikrarlı bir biçimde başarılar elde etmesini sağlamıyor.
solomon'ın efes'ten gitmesi her ne kadar kendi isteğiyle olsa da, oktay mahmuti solomon'ın oyun tarzından hiç de memnun değildi. maccabi'den ayrılması ise yine takım oyunu oynayamaması yüzündendi (maccabi ile çıktığı 2005-2006 sezonu euroleague finalinin kaybedilmesinde bireysel oynuyla baş aktördü). şimdi solomon fenerbahçe ülkerspor'da ve benzer oyununu sürdürüyor. takım şimdiden euroleague'de çıktığı 3 maçı kaybetti ve grubunun son sırasında. tbl'de ise ciddi sayılabilecek tek maç olan efes pilsen maçını ise 10 sayı farkla (bir ara fark efes lehine 23'tü) kaybetti. solomon'ın bütün bu yaptıklarına karşın aydın örs'ün kendisine gösterdiği tolerans adeta takımın başarısızlığının önünü açıyor.
sonuç şu ki, solomon bu oyun tarzını sürdürürse, bundan ilk etkilenen yine fenerbahçe ülkerspor, ikinci ise gelecekte kendisi olacak.
bir iki gün önce haberlerde solomonun taksisisinden içeri işediğini iddia eden taksicinin korku ve dehşet dolu yüz ifadesiyle "uyuyamıyorum abi,gece kabuslar görüyorum,psikolojim bozuldu, bakırköy ruh ve sinir'de o günden beri tedavi oluyorum" diyerek solomona karşı maddi tazminat davası açtığı bildirilmiştir. artık amca gecenin o karanlığında penceresinin pervazında nasıl bir yaratık görmüşse.
10 ekim 2007 'de ankarada oynanan efes pilsen-fenerbahçe ülker cumhurbaşkanlığı kupasında son 2 dakikada gösterdiği performansla bu adam insan olamaz dedirten büyük oyuncu."fenerbahçe tarihindeki efsane sporcular " klasmanındaki yeri çoktan hazır.
tartışılmaz yetenekleriyle sıradan bir takımı üst düzey bir avrupa takımı haline getirebilir ancak gerek agresif yapısı gerekse de oyun disiplininden çabuk kopması ondan çok takımının zarar görmesine neden olur.özellikle oynadığı mevkinin* takımın beynini oluşturduğunu düşünürsek willie solomon un oynadığı takım için her zaman risk almak olduğunu söylemek yersiz olmaz.
sinir küpü, dengesiz bir karaktere sahip, yeteneklerine rağmen hiç bir zaman büyük bir oyuncu olamayacak ve sadece karşısında efes forması gördüğünde akıllı ve doğru oynayabilen amerikalı basketci.
bu gün ilk kez 3. çeyreğinde oyuna girdiği bir maçta 5 faul almayı becermiş, sonrasında maç sonu formasını hakeme hediye vermeye!! çalışmıştır.
bugünkü banvitspor maçının sonunda, maç içinde nedensiz sinirlendiği hakem engin kennerman'a sinirlenerek maç sonrasında bu hakemimize formasını vermeye kalkışmıştır. ki bu hareket kavgalı olduğunuz mafya babasına bıçak göndermeye benzer. neden böyle kibirli hareketler yapıyor anlamak güç, oysa geçen sezon fenerbahçe'ye şampiyonluğu getiren ve ezeli rakip taratarı olan benim bile sevdiğim bir oyuncu. olmadı solomon, olmadı...
2.5 milyon dolar gibi türkiye standartlarına göre oldukça uçuk bir maaş almaktaymış kendisi. duyduğum yanlış bir rakam olabilir tabii ki ama avrupa'ya gitmeyip burada kalmasının böyle geçerli bir sebebi olması lazım sanıyorum.
6 nisan 2008 beşiktaş cola turka fenerbahçe ülker maçında hızlı hücumda önünde kimse yokken,"ben beleş atmam arkadaş" diyip,boyalı alandan üçlüğe yönelmiş,shumpert'ın üzerinden üçlük göndermiştir.
böyle bir şeyi en son yapan ufuk sarıca idi sanırsam ama onun önü boştu üçlüğü atarken...
şu oyununu 20 yaşındayken oynasaydı amerika'da her sene all stara seçilebilir, koskoca bir takımın lideri olabilirdi. oysa şimdi fiziğinin müsade ettiği ölçüde zekası ile harika işler yapıyor. herşeyden önemlisi rakip guardlar üstünde pisikolojik üstünlük kuruyor. rakip oyuncular ondan korkuyor çünkü bu adam en kritik anda en kritik şutu yollamaktan çekinmiyor, çünkü bu adam savunma yapıyor, oyunu kuruyor, topu taşıyor, sayı atıyor, gaza geldimmi taraftarı ve takımı ateşliyor. tek başına bir takım gibi oynuyor. keşke bu olgunluğa efes pilsen dönemind erişseydi muhtemelen onu nba'de izliyor olacaktık.
kendisini sevmezdim.bu akşam yaptıklarıyla bunu daha da pekiştirdi.bu oyuncu kendini takımın üstünde görüyor.son 30 saniye fark 8 sanırım.fb ülker, telekom pota altında bir yerlerden oyuna başlayacak.solomon geliyor topu oyuna sokacak hakemin elinden topu alıp kendi kendine oyunu başlatmaya çalışıyor.hakem de haklı olarak teknik faul veriyor.o anda orada hala mücadele eden takım arkadaşlarına hiç mi saygısı olmaz bu adamın.bir de bu adamı türk yapıp milli takımda oynatmayı düşünenler var.kerem tunçeri, asist kralı hakan köseoğlu varken istemiyorum böyle bir adamı milli takıma.kendi egosunu tatmin etmeye çalışan biri.
bugünkü yaptığına benzer bir olayı abdi ipekçi'de oynanan banvitspor maçında da yapmış ve banvit sahadan 15-20 sayı arasında bir farkla galibiyet almıştı.ligimiz için bir yıldız olabilir ama böyle kişiliksiz biri olduğu sürece benim gözümde hiçbir değeri yok.
fenerbahçe ülker yönetiminin kendisini şampiyon yapan unsurlara karşı vefalı davranışının son örneğini yaşayan oyuncu. 1 senelik daha sözleşmesi olmasına karşın maccabi tel aviv takımıyla anlaşmak üzereymiş. neden ise tanjeviç'in kendisiyle çalışmak istememesi.
eğer hakkında çıkan takımdan ayrılacağı şeklinde haberler doğruysa fenerbahçe yönetimini kutlamak gerekir.hiçbir basketçi -her ne kadar taraftarı olmasam da- böyle asırlık bir takımın üzerinde kendini göremez.yerine daha karakterli bir yıldız alınırsa daha isabetli bir seçim olur.
sacramento kings'e takas olan oyuncu.zaten toronto'da jose calderon'dan süre çalması zordu.kings'de daha fazla sahada kalabilir belki ama kings özellikle savunmasıyla yerlerde sürünen bir takım.bakalım nasıl oynayacak kerata.
bütün fenerbahçelilerin dönmesini dört gözle beklediği oyuncu.diğer takım taraftarları da muhtemelen dönmesini istemiyorlar,doğal olarak.eğer dönerse abdi ipekçi ambiansını unutan ben ve benim gibi renktaşlarım sanıyorum ki onun ilk maçında o salonu doldururuz ve ciğerlerimiz patlayana kadar anonsçuya eşlik ederiz: