matrix'te neo rolünde oynaması teklif edilmiş fakat redderek rolü keanu reeves'a kaptırmış aktör, rapçi. empire türkiye dergisinde* kendisiyle yapılan bir röportajda; " wachowski kardeşlerin bu filmi yapabileceğini düşünmüyordum, muhtemelen kariyerimde geri çevirmemem gereken tek rol buydu." demiş. şahsen, will smith'i "i know jiu jitsu" derken düşünemiyorum.
az önce lakers-celtics maçında canlı yayında esprili bir şekilde 6 aydır kobe bryant'a ilgi duyduğunu belirtmiştir.bir de bunun doğduğu yerin takımını celtics çok yenermiş zamanında o da bu yüzden bu lakers'ı destekliyormuş.
john hancock rolüne cuk oturmuş insan. sanmam ki bir başka hollywood oyuncusu hancock olabilsin.
ayrıca bu beyefendi, siyahi ırk adamlarını [kadınları güzel olabiliyor ama] sevmeyenlerin bile başını döndürme yetisine sahiptir.
hollywood' da kendisi kadar yakışıklı bir zenci bulunmayan aktör. i robot ta yakışıklıdan ziyade sempatik bulmuştum kendisini, mr hitch filminde ise "yakışıklıymış bu adam be "ye terfi etti.
yakışıklı , karizmatik , komik , şarkıcı , oyuncu..
onu ilk defa devlet düşmanı ndaki rolünde gördüm
kim yahu bu adam dedim..bayağı iyiye benziyordu.
sonra bir şarkısını dinledim nod ya head diye.meğer men in black diye bir filmde de oynamış ve onun müziklerinden biriymiş.
sonra arkadaşı aşk doktoru adlı filmde de gördüm ve şaşırdım.bu adam demek aynı anda hem komik hem de romantik olabiliyormuş...
ve en son ben efsaneyim adlı filmini izledim bu adam gerçekten işini biliyor.
ha bu arada televizyonda çıktıkça bad boys filmlerini de izliyorum
gerçekten martin lawrence ile mükemmel bir ikili olmuşlar.
o yüzden kesinlikle izleyin derim..
son dönemde oynadığı bir çok filmde bir şekilde dünyayı o kurtaran adamdır. ı robot'ta robotlardan kurtarır dünyayı, efsane'de hastalıktan. hancock'ta süper kahramandır vs vs.
madame tussauds'daki balmumu heykelinin kaşları cımbızla yolunmuş gibi duran ben efsaneyim yakışıklısı siyah.
cımbızla münasebeti dahi karizmasında eksiltme yaratmamıştır.
yine de bence komplo, öyledir öyle, öyle olması lazım...incecik kaşlar...*
ünlü olduğu dizi " the fresh prince from bel-air" adlı diziydi. amerikada ve avrupa ülkelerinde çok tutmuştu bu dizi. will smith de akıllı davranarak kendini gelştirdi, sinemaya ağırlık verdi, müzik işine girdi, kendini ağırdan sattı.
forbes a göre hollywoodun en çok kazanan aktörüdür. ne kadar kaslı ve atletik bir yapıya sahip olsa da the pursuit of happyness ve seven pounds tarzı filmlere daha çok yakıştığını düşünüyorum. özellikle the pursuit of happyness da müthiş oynamıştır.