belki ilginizi çeker
  1. · give in to me
  2. · david fincher
  3. · 90 ların en iyi parçaları
  4. · sözlük yazarlarının dinlemekten bıkmadığı şarkılar
  5. · michael jackson
  6. · medulla
  7. · emopi
  8. · dangerous
  9. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · aşk ı memnu
  2. · köpekbalığı görünce yapılması gerekenler
  3. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  4. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  5. · thierry henry
  6. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  7. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  8. · schlotzskys deli
  9. · filli park

who is it  

  1. (bkz: kim o)
    (stone cold, 26.12.2005 12:05)
  2. anadili ingilizce olan ülkelerde kapı çalınca verilen cevap.
    (uniquemathematician, 26.12.2005 13:11)
  3. aldığım ilk m.j albümü olan dangerous'un en güzel şarkılarından birisidir.

    i gave her money
    i gave her time
    i gave her everything
    inside one heart could find
    i gave her passion
    my very soul
    i gave her promises
    and secrets so untold

    and she promised me forever
    and a day we'd live as one
    we made our vows
    we'd live a life anew
    and she promised me in secret
    that she'd love me for all time
    it's a promise so untrue
    tell me what will i do?

    and it doesn't seem to matter
    and it doesn't seem right
    'cause the will has brought
    no fortune
    still i cry alone at night
    don't you judge of my composure
    'cause i'm lying to myself
    and the reason why she left me
    did she find in someone else?

    (who is it?)
    it is a friend of mine
    (who is it?)
    is it my brother!
    (who is it?)
    somebody hurt my soul, now
    (who is it?)
    i can't take this stuff no more

    i am the damned
    i am the dead
    i am the agony inside
    the dying head
    this is injustice
    woe unto thee
    i pray this punishment
    would have mercy on me

    and she promised me forever
    that we'd live our life as one
    we made our vows
    we'd live a love so true
    it seems that she has left me
    for such reasons unexplained
    i need to find the truth
    but see what will i do!

    and it doesn't seem to matter
    and it doesn't seem right
    'cause the will has brought
    no fortune
    still i cry alone at night
    don't you judge of my composure
    'cause i'm bothered everyday
    and she didn't leave a letter
    she just up and ran away

    (who is it?)
    it is a friend of mine
    (who is it?)
    is it my brother?
    (who is it?)
    somebody hurt my soul, now
    (who is it?)
    i can't take it 'cause i'm lonely

    (who is it?)
    it is friend of mine
    (who is it?)
    to me i'm bothered
    (who is it?)
    somebody hurt my soul, now
    (who is it?)
    i can't take it 'cause i'm lonely

    and it doesn't seem to matter
    and it doesn't seen right
    'cause the will has brought
    no fortune
    still i cry alone at night
    don't you judge of my composure
    'cause i'm lying to myself
    and the reason why she left me
    did she find someone else?

    and it doesn't seem to matter
    and it doesn't seem right
    'cause the will has brought
    no fortune
    still i cry alone at night
    don't you judge of my composure
    'cause i'm bothered everyday
    and she didn't leave a letter
    she just up and ran away

    and it doesn't seem to matter
    and it doesn't seem right
    'cause the will has brought
    no fortune
    still i cry alone at night
    don't you judge of my composure
    'cause i'm lying to myself
    and the reason why she left me
    did she find someone else?

    and it doesn't seem to matter
    and it doesn't seem right
    'cause the will has brought
    no fortune
    still i cry alone at night
    don't you judge of my composure
    'cause i'm bothered everyday
    and she didn't leave a letter
    she just up and ran away

    and it doesn't seem to matter
    and it doesn't seem right
    'cause the will has brought
    no fortune
    still i cry alone at night
    don't you judge of my composure
    'cause i'm bothered everyday
    and she didn't leave a letter
    she just up and ran away

    and it doesn't seem to matter
    and it doesn't seem right
    'cause the will has brought
    no fortune
    still i cry alone at night
    don't you judge of my composure
    'cause i'm lying to myself
    and the reason why she left me
    did she find someone else?
    (guenhwyvar, 02.11.2006 22:35)
  4. parçanın klibini david fincher çekmiştir. michael jackson'ın dangerous albümündeki black or white kadar ünlü olamasa da sağlam parçalarından biridir. klibi de küçükken beni çok etkilemişti, sonra izledim öyle gelmedi. ayrıca hatırladığım bir bölüm vardı ki hatırladığım o da çıkmadı. asıl acı olan oydu. ama güzel şarkıdır, acılı playlistlere girebilir, ya da girmeyip 90'lar edebiyatı yapılıp mutlu olunabilir.
    (iao, 16.12.2006 21:54)
  5. micheal jacksonun dededen toruna bilinen hitleri arasına nedense girememiştir fakat bu haketmediği anlamına gelmez. kanımca en başarılı parçalarından biri. en beğendiğim numarası ise who is it dediği kısımda akor değişecekmiş gibi geliyor ama değişmiyor böyle insanın içinde kalıyor bir garip his oluşuyor.
    (jellyjam, 27.06.2008 18:37)
  6. michael jackson'un dangerous albümünden çok bilinmese de inanılmaz güzellikte olan bir şarkısıdır. olsun thriller, billie jean bunları herkes biliyor. bu şarkı da bize kalsın...
    klibinde de birçok kadın kimliğine bürünen güzel bir kadının hikayesi vardır. güzeldir.
    (gonewiththesin, 06.07.2009 22:06)
  7. björk un medulla albümünden en cici parçalarından biri.
    sözler şöyledir ki,
    his embrace, a fortress
    ıt fuels me
    and places
    a skeleton of trust
    right beneath us
    bone by bone
    stone by stone
    ıf you ask yourself patiently and carefully:
    who is it ?
    who is it that never lets you down ?
    who is it that gave you back your crown ?
    and the ornaments are going around
    now they're handing it over
    handing it over

    he demands a closeness
    we all have earned a lightness
    carry my joy on the left
    carry my pain on the right

    ıf you ask yourself patiently and carefully:
    who is it ?
    who is it that never lets you down ?
    who is it that gave you back your crown ?
    and the ornaments are going around
    now they're handing it over
    handing it over
    (yansiklopedi, 06.07.2009 23:40)
  8. bu albüm çıktığında ben ilkokuldan yeni mezun olmuştum, 11-12 yaşlarındaydım. ortaokul hayatıma damgasını vurmuş eserlerden biridir. (bkz: give in to me) birde who is it dangerous albümünün en damar şarkılarıdır. herkesin bilmediği şarkılardır, michael in bir nevi hayranlarına yaptığı özel eserlerdir.
    (emopi, 20.07.2009 21:44)
  9. terk edilme temalı bir michael jackson şarkısı; hatta rahmetlinin yazdığı en güzel şarkılardan birisi. david fincher imzalı klibine dayanarak, şarkının hikayesi şöyle diyebiliriz:

    esas oğlan* başarılı, mutlu, zengin bir adamdır. her şeyden çok sevdiği bir de kız arkadaşı* vardır. lakin olaylar hiç de tozpembe bir biçimde gelişmeyecektir. [michael jackson yazmış, fincher çekmiş; ya ne olacağıdı?] michael bir gün malikanesinde takılırken üzerinde "alex" yazan platin bir kartvizit bulur ve sevgilisinin onu alex isminde bir şerefsizle aldattığını düşünmeye başlar. canından çok sevdiği sevdiceği onu başka bir adam için terk mi etmiştir? michael'ın kalbi kırılmış, dünyası yıkılmıştır haliyle; ne yapacağını bilemez:

    and she promised me in secret
    that she'd love me for all time
    it's a promise so untrue
    tell me what will i do?

    kadere isyan eden michael ne yapacağını şaşırır ve kendini eve kapatır. onun bu üzgün halleri kahya sebastian'ı da derinden yaralamıştır, fakat efendisi için yapabileceği hiçbir şey yoktur. michael ise üzüntüsünden dolayı kendini kaybedecek raddeye gelip paranoyalardan paranoya beğenecektir:

    (who is it?)
    it is a friend of mine
    (who is it?)
    is it my brother?!
    (who is it?)
    somebody hurt my soul, now...
    (who is it?)
    i can't take this stuff no more!

    öfkeyle karışık üzüntüsünün olanca ağırlığına karşın michael acı gerçeği (terkedildiğini) kabullenmiştir ve bu terkedilişin arkasındaki acı gerçeği öğrenmek ister:

    i am the damned
    i am the dead
    i am the agony inside
    the dying head
    ...
    it seems that she has left me
    for such reasons unexplained
    i need to find the truth
    but see what will i do!

    ve olaylar geliştikçe öğreniriz ki esas kız aslında multimilyarder zenginlere "hizmet veren" bir hayat kadınıdır.sürekli kılığını ve ismini değiştiren bu şahıs, "müşterilerine" gittiği zaman onlara kendini kartvizitlerle takdim etmektedir. bazı bazı diana, bazı bazı eva, bazı bazı celeste... kimliğine bürünmektedir. netekim michael da malikanenin muhtelif köşelerinde üzerinde alex yazan kartvizite benzeyen, başka isimler adına basılı yüzlerce kartvizit daha bulmuş ve cinnete bir adım daha yaklaşmıştır. aldatılma paranoyası yerini daha ağır bir şeye, "orospuymuş lan? nerelere gideyim, ne yapayım? vay başıma gelenler..." düşüncesine bırakmıştır. bunun şaşkınlığı ve üzüntüsüyle michael yemeden içmeden de kesilmiştir. malikanesinde acılı bir yaşam sürdürmekte, olayları idrak etmeye çalışmaktadır. sebastian'a "kimseyi alma içeri. hele ki o gelirse gözüm görmesin. şu emanetleri ver, yolla." diye buyurur. bahsettiği emanetler kızın kartvizitleridir.

    michael daha sonra "duramam buralarda gayrı!" diyerek kendini yollara vurur. (yol dediğim, helikopter, uçak falan. durum ciddi yani; öyle bir sirkeci-kadıköy vapurunda üstesinden gelinebilecek bir travma değil bu.) neyse efendim, gerçeğin ortaya çıktığından bihaber olan esas kız olanca yüzsüzlüğüyle malikaneye gelir; fakat onu karşılayan michael'ın sıcak kolları değil, sebastian'ın "allah belanı versin" bakışı ve elinde tuttuğu yüzlerce kartvizittir. esas kız vurgun yemişe döner, ve olay mahalini hızla terkeder. o da üzülmüştür, belli ki böyle olsun istememiştir. amma velakin, ağlasa da, üzülse de mesleğini icra etmek üzere geri döner kendi yalan hayatına.

    --- the end ---


    şimdi gördüğümüz kadarıyla michael en mühim sırlarından kalbinin en hassas köşelerine kadar, sahip olduğu, düşündüğü, hissettiği her şeyi esas kızla paylaşmıştır. lakin bu mesleğe ne zaman, nasıl ve niye başladığı belirsiz kız ise mutluluğu başka (başka başka başka başka başka...) kollarda aramıştır. bu noktada şunları sormak lazım kendisine:

    1) michael'la tanışmadan önce de orospu muydun?

    (cevap "evet"se michael'a yalan söyledin; suçlusun. cevap "hayır"sa diğer sorulara geçelim.)

    2) seni seven ve senin de onu çok sevdiğini söylediğin bir insanla beraberken nasıl ve niye böyle iğrenç bir maceraya atıldın?

    (cevaplara göre tutum takınabiliriz. kötü de olsa her şeyin mantıklı bir açıklaması olabilir. [tam bu noktada aklıma guilty conscience düetinden** alakalı/alakasız bir atışma sahnesi geldi:

    d: wait! what if there's an explanation for this shit?
    e: what? she tripped? fell? landed on his dick?!

    neyse efendim, cevabı bir dinleyelim yine de.)

    3) gerçek yüzün ortaya çıktı, bir adamın kalbini asla onarılamayacak bir şekilde kırdın; peki niye hala kendini pazarlamaya devam ediyorsun?

    (zor bir soru.)


    klibi ve hikayeyi bir kenara bırakıp şarkıya geri dönecek olursak... michael jackson'ın ses rengi yelpazesini en çok belli ettiği eserlerinden birisidir bu şarkı. kıskançlık, şüphe, öfke, nefret, paranoya, üzüntü gibi yansıtılması için kişinin gerçekten içinde bulunuyor olması gereken ya da son derece başarılı bir rol kabiliyeti gerektiren hissiyatları sesinin gücüyle yalnızca yansıtabilmesi değil, bunları aynı zamanda dinleyiciye de tüm çıplaklığıyla hissettirebilmesi michael jackson'a neden müziğin kralı denildiğinin biçimli bir kanıtıdır.

    öyle işte...
    (thecrimson, 26.08.2009 06:54 ~ 07:58)
  10. who the hell is this?
    (bradley, 26.08.2009 07:18)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil