konuştum, konuştum, konuştum, konuştum...
bir baktım ki daha başlamamıştım
konuştum, konuştum, konuştum, konuştum...
anladım ki hiçbir şey anlatamamıştım
catch me as i fall
say you're here and it's all over now
speaking to the atmosphere
no one's here and i fall into myself
this truth drives me
into madness
i know i can stop the pain
if i will it all away
don't turn away
(don't give in to the pain)
don't try to hide
(though they're screaming your name)
don't close your eyes
(god knows what lies behind them)
don't turn out the light
(never sleep never die)
i'm frightened by what i see
but somehow i know
that there's much more to come
immobilized by my fear
and soon to be
blinded by tears
i can stop the pain
if i will it all away
fallen angels at my feet
whispered voices at my ear
death before my eyes
lying next to me i fear
she beckons me
shall i give in
upon my end shall i begin
forsaking all i've fallen for
i rise to meet the end
canım eski oda arkadaşım, örnek aldığım,yol göstericim, hayatıma girdiği için sonsuz sevinç duyduğum ve ömrümün sonuna kadar da hayatımda olmasını dilediğim ruhuna hayran olduğum mimarım benim.
morphine in çok güzel bir şarkısıdır. sözleriyse şu şekilde:
don't worry i'm not looking at you
gorgeous and dressed in blue
don't worry i'm not looking at you
gorgeous and dressed in blue
i know it drives you crazy
when i pretend you don't exist
when i'd like to lean in close
and run my hands against your lips
though we haven't even spoken
still i sense there's a rapport
so whisper me your number
i'll call you up at home
whisper me your number
i'll call you up at home
don't worry i'm not looking at you (x2)
gorgeous and dressed in blue
don't worry i'm not looking at you
i know you see me see you
as you see me walk on past
when there's nothing more i'd like to do
then come in close and hear you laugh
though we haven't even spoken
still i sense there's a rapport
so whisper me your number
i'll call you up at home
yea whisper me your number
i'll call you up at home
whisper me your number
i'll call you up at home
hmm whisper me your number
biricik sawyer'ımız josh holloway'in, lost'un verdiği bu uzuuuun ara sırasında kendini bize özletmeyerek bir güzellik yaptığı ve bu hafta vizyona girecek olan gerilim filmidir. pek bi reklamı yapılmadığı için 3 büyük dışındaki illerde gösterilmeyeceğinden endişe ediyorum. (türkçe'ye "ölüm fısıltısı" şeklinde çevirmişler) josh'cuğum bu filmde fidye için çocuk kaçıran bir dolandırıcıyı (yine) canlandırıyor. ancak kısa bir süre sonra kaçırılan çocuğun doğaüstü güçleri olduğunu farkederler. ve (sanırım) olaylar gelişir.
konusu:
zengin bir ingiliz ailenin çocuğu olan 10 yaşındaki david (blake woodruff) kaçırılır. çocuğu kaçıran max harper (josh holloway) ve ortağı, yüklü bir fidye karşılığı bu olayı klasik bir kaçırma olayı olarak görmektedirler. ancak utangaç ve sessiz biri gibi gözüken küçük çocuğun gizli güçleri vardır. max harper yaşadıklarından sonra çocuğu kaçırmamış olmayı diler.
olaylar falan gelişmeyen saçma salak bir film. ne idüğü, niye çekildiği, yönetmenin çekerken neler düşündüğü belli olmayan bir film. korku filmlerinde çok fazla mantık aranmaz zaten ama herşeye rağmen kendi içlerinde bir mantıkları olur. bunda ben mantığın m'sini dahi göremedim. sadece yönetmenin "bu lost dizisi de iyi tuttu, ordaki sarışın oğlanla (josh halloway)yine iyi tutan diğer bir dizi olan prison break'teki doktor kızı (sarah wayne callies) bir araya getirir film yapar parayı da bulurum" diye düşünmüş olabileceğine dair suizanda bulunabiliyorum.
filmde, sadece küçük çocuğu beğendim, efektlerin de yardımıyla gerçekten ürkütücü bir tip olmuş.
bir forumda lost'un sawyer'i prison break'in güzel doktoru olarak görüp katıla katıla gülmeme neden olmuş filmdir. konusu orta karar bir şeytan filmidir. boştur, boş vakit geçirmek için izlenebilir. kalexitus film eleştirmeni olursa bu kadar olmuştur.