whisper  

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. eski oda arkadaşım, şimdiki karşı komşum. *
    (mazzo, 21.03.2004 01:03 ~ 02.06.2006 18:15)
  2. söylenişi çok güzel olan kelime
    (viskozite, 21.03.2004 15:03)
  3. konuştum, konuştum, konuştum, konuştum...
    bir baktım ki daha başlamamıştım
    konuştum, konuştum, konuştum, konuştum...
    anladım ki hiçbir şey anlatamamıştım
    (whisper, 07.01.2005 23:00)
  4. ing. fısıldamak.

    opeth şarkılarında bol bol geçen bir kelimedir ayrıca niye bilmiyorum.
    (creepingdeath, 07.01.2005 23:02)
  5. türkçesi fısıltı olan kelime
    (songoku, 07.01.2005 23:03)
  6. evanescence'ın fallen albümünden kilise korosu eşliğinde güzel bir şarkı.. daha eski versiyonları da mevcuttur.. gaz bir girişi vardır..
    (the acme, 07.01.2005 23:38)
  7. (bkz: careless whisper)
    (scarlet, 08.01.2005 21:44)
  8. edip cansever ile ilgili yazdıkları ile takdirimi kazanmış yazar..izliyoruz..
    (close2death, 27.01.2005 20:34)
  9. catch me as i fall
    say you're here and it's all over now
    speaking to the atmosphere
    no one's here and i fall into myself
    this truth drives me
    into madness
    i know i can stop the pain
    if i will it all away

    don't turn away
    (don't give in to the pain)
    don't try to hide
    (though they're screaming your name)
    don't close your eyes
    (god knows what lies behind them)
    don't turn out the light
    (never sleep never die)

    i'm frightened by what i see
    but somehow i know
    that there's much more to come
    immobilized by my fear
    and soon to be
    blinded by tears
    i can stop the pain
    if i will it all away

    fallen angels at my feet
    whispered voices at my ear
    death before my eyes
    lying next to me i fear
    she beckons me
    shall i give in
    upon my end shall i begin
    forsaking all i've fallen for
    i rise to meet the end

    servatis a pereculum.
    servatis a maleficum
    (the acme, 01.02.2005 02:16 ~ 12.03.2005 14:49)
  10. -ya şu gizli ukte nasıl veriliyor?
    -eeee...

    -aa sözlükten uçurulma da mı var?
    -mmmm...

    -zirveye katılmam içinn naapmam lazım?
    -oooo...

    gibisinden sorularla ömrümden ömür mü yedi,yoksa şirinliğiyle ömrüme ömür mü kattı bilemiyorum...

    (bkz: içesim geldi)
    (close2death, 04.02.2005 18:36 ~ 18:36)
  11. canım eski oda arkadaşım, örnek aldığım,yol göstericim, hayatıma girdiği için sonsuz sevinç duyduğum ve ömrümün sonuna kadar da hayatımda olmasını dilediğim ruhuna hayran olduğum mimarım benim.
    (mazzo, 08.02.2005 00:45 ~ 00:51)
  12. ..............
    yorgundum
    kendi kendime sokuldum
    uyuyakaldım
    aklımın iplerini saldım
    ............
    (whisper, 03.03.2006 04:09)
  13. (bkz: master of puppets)
    yakında perdenin arkasında, ipleri tutan kişi olarak karşımıza çıkabilir... ama önce iletişim.
    **
    (azwepsa, 09.03.2006 18:58)
  14. istanbula gittiğimde beni pastalar, börekler, sarmalarla karşılayacakmış. sabırsızca beklemekteyim*
    (game insane, 20.03.2006 01:03)
  15. derinleri vurgun, yüzeyi acımasız balıkçı zıpkını gibi. hangi noktasına ulaşmaya çalışsanız bir yerde mutlaka vurulup kalıyorsunuz.

    "orta nokta" arıyorsunuz ama, zaten koca okyanus..
    (close2death, 23.03.2006 00:28)
  16. (bkz: üstün mimar)
    (mazzo, 06.05.2006 00:27 ~ 00:38)
  17. bir yaş daha yaşlandı. aman pardon büyüdü ya da öyle birşey işte*
    (mazzo, 20.06.2006 13:32 ~ 13:33)
  18. yok ne zamandır ortalarda... merak etmeye başladım yamaç paraşütüne atlayıp, uzak diyarlara mı kaçtı yoksa...
    (mazzo, 18.09.2006 03:02)
  19. kuklacı
    (eglaia, 24.12.2006 01:59)
  20. morphine in çok güzel bir şarkısıdır. sözleriyse şu şekilde:


    don't worry i'm not looking at you
    gorgeous and dressed in blue
    don't worry i'm not looking at you
    gorgeous and dressed in blue
    i know it drives you crazy
    when i pretend you don't exist
    when i'd like to lean in close
    and run my hands against your lips
    though we haven't even spoken
    still i sense there's a rapport
    so whisper me your number
    i'll call you up at home
    whisper me your number
    i'll call you up at home
    don't worry i'm not looking at you (x2)
    gorgeous and dressed in blue
    don't worry i'm not looking at you
    i know you see me see you
    as you see me walk on past
    when there's nothing more i'd like to do
    then come in close and hear you laugh
    though we haven't even spoken
    still i sense there's a rapport
    so whisper me your number
    i'll call you up at home
    yea whisper me your number
    i'll call you up at home
    whisper me your number
    i'll call you up at home
    hmm whisper me your number
    (auryn, 07.01.2007 00:24)
  21. biricik sawyer'ımız josh holloway'in, lost'un verdiği bu uzuuuun ara sırasında kendini bize özletmeyerek bir güzellik yaptığı ve bu hafta vizyona girecek olan gerilim filmidir. pek bi reklamı yapılmadığı için 3 büyük dışındaki illerde gösterilmeyeceğinden endişe ediyorum. (türkçe'ye "ölüm fısıltısı" şeklinde çevirmişler) josh'cuğum bu filmde fidye için çocuk kaçıran bir dolandırıcıyı (yine) canlandırıyor. ancak kısa bir süre sonra kaçırılan çocuğun doğaüstü güçleri olduğunu farkederler. ve (sanırım) olaylar gelişir.
    (yilan tislak, 12.07.2007 14:51)
  22. lost'un sawyerjosh holloway'in başrolünde oynadığı 2007 yapımı dram-gerilim filmi. orijinal ismi whisper. diğer oyuncuları; sarah wayne, blake woodruff, dule hill, joel edgerton'dur.

    konusu:
    zengin bir ingiliz ailenin çocuğu olan 10 yaşındaki david (blake woodruff) kaçırılır. çocuğu kaçıran max harper (josh holloway) ve ortağı, yüklü bir fidye karşılığı bu olayı klasik bir kaçırma olayı olarak görmektedirler. ancak utangaç ve sessiz biri gibi gözüken küçük çocuğun gizli güçleri vardır. max harper yaşadıklarından sonra çocuğu kaçırmamış olmayı diler.

    filmin websitesine buradan ulaşabilirsiniz: http://www.goldcirclefilms.com/movies/movie_whisper.html
    (viktorrap, 13.07.2007 16:23)
  23. olaylar falan gelişmeyen saçma salak bir film. ne idüğü, niye çekildiği, yönetmenin çekerken neler düşündüğü belli olmayan bir film. korku filmlerinde çok fazla mantık aranmaz zaten ama herşeye rağmen kendi içlerinde bir mantıkları olur. bunda ben mantığın m'sini dahi göremedim. sadece yönetmenin "bu lost dizisi de iyi tuttu, ordaki sarışın oğlanla (josh halloway)yine iyi tutan diğer bir dizi olan prison break'teki doktor kızı (sarah wayne callies) bir araya getirir film yapar parayı da bulurum" diye düşünmüş olabileceğine dair suizanda bulunabiliyorum.
    filmde, sadece küçük çocuğu beğendim, efektlerin de yardımıyla gerçekten ürkütücü bir tip olmuş.
    (serpico, 10.03.2008 23:43)
  24. bir forumda lost'un sawyer'i prison break'in güzel doktoru olarak görüp katıla katıla gülmeme neden olmuş filmdir. konusu orta karar bir şeytan filmidir. boştur, boş vakit geçirmek için izlenebilir. kalexitus film eleştirmeni olursa bu kadar olmuştur.
    (kalexitus, 30.06.2008 05:01)
  25. dün tüm gazetelerin televizyon programı köşesinde "lost'un sawyer'ı" diyerek tanıtımını yaptıkları sinema filmi
    (magicalbronze, 25.07.2008 17:16)
 sayfa  / 2