belki ilginizi çeker
  1. · headbangin kralı whiplashın hastasıyım
  2. · headbang
  3. · kill em all
  4. · the four horsemen
  5. · 29 ağustos 1989 metallica seattle konseri
  6. · solosuna aşık olunan şarkılar
  7. · metallica
  8. · motorbreath
  9. · 27 temmuz 2008 metallica istanbul konseri
  10. · babanın kemerini çözdüğü an
gündem
  1. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  2. · boylumlama
  3. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  4. · 8taş deyip f3n3rbahç3 lafına bozulan ezik fenerli
  5. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  6. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  7. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  8. · sınavın onuncu dakikasında yeni kağıt istemek
  9. · bağcılar

whiplash  

  1. işini sessiz sedasız ama adam gibi yapan aynı anda gerçek müzik zevkine sahip yazar,hoşgelmiş.
    (leo, 07.03.2006 20:14)
  2. (zaknafein, 07.03.2006 20:17 ~ 20:17)
  3. metallica'nın ilk albümündeki leziz şarkılarından biri.
    (hexagram, 15.07.2006 00:47)
  4. (bkz: headbang)

    ayrıca şarkının solo bölümünde bir yerde orgazm olan kadın sesi vardır.
    (transistör kazancı, 26.03.2007 19:20 ~ 19:20)
  5. amerikalı thrash metal topluluğu.

    new jersey’li “üç tony’ler”, tony portaro (gitar-vokal), tony bono (bass) ve tony scaglione (davul), ilk whiplash albümü power and pain’i yayınladığında takvimler 1985’i gösteriyordu.

    whiplash, dönemin genel thrash nizamını bozmayarak çiğ bir sound takip etmiş ise de parça yapıları itibarıyla daha ilk albümünde farklılığını ortaya koymuştur. ‘red bomb’, ‘message ın blood’ ve ‘war monger’ gibi parçalar grubun hırçın yönünü sergilerken savaş karşıtı tavrını da net bir biçimde ortaya koymuştur. özellikle portaro’nun kendine özgü thrash vokali, müzik ile müthiş bir uyum sağlamaktadır. tüm bu üstün özelliklerine rağmen “power and pain”, whiplash’ın eski dönemlerinde yaptığı en zayıf albüm kalmaktadır.

    1985’ten geleceği görebilen tek yapıt “back to the future” değildi. seksenler, dinleyiciler ve müzik endüstrisi açısından ciddi devrimlere tanıklık etmiştir. bunların kimileri çıktığı dönemde etkisini göstermişken (bakınız metallicamaster of puppets, megadethpeace sells), kimilerinin değeri de seneler sonra anlaşılmış (atheistpiece of time, artilleryterror squad, coronerr.ı.p.) yapıldığı dönem itibarıyla ciddi etkiler arz etmemiştir. power and pain’i de bu ikinci kategoride değerlendirmek mümkün. whiplash, ilk albümünün değerini ikinci albümüyle daha net ortaya koyan bir topluluktur; ‘power thrashing death’ gibi gaz parçalara rağmen…

    ticket to mayhem, 1987’de roadrunner’dan çıktı. ilk albümdeki çiğ hava kaybolmuş, vurduğu her notanın hesabını bilen, ancak halen hırs dolu ve hırçın müzik yapan bir whiplash gelmişti. grubun şarkı sözleri daha vurucu anlatımlara yönelmiştir. ilk albümdeki ‘red bomb’ gibi derdini direk anlatan isimlerin yerini “walk the plank” (çivili tahta üzerinde yürümek) ya da snake pit (yılan çukuru) gibi eleştirisini dolaylı yoldan dile getiren parçalar almıştır. albümün en önemli parçalarından biri, 1987 yılında yayınlanmış bir thrash albümü için fazlaca cesur sayılabilecek “last nail in the coffin”dir. zira albümün ikinci parçasının slow (neredeyse ballad formatında) olması o dönem her thrash albümünde görülen bir özellik değildi. az önce bahsettiğim “değerin sonradan anlaşılması” mevzusuna güzel bir örnek vereyim. internetteki bootleg ortamlarında dolaştığımda, en zor bulunan ve en çok aranan whiplash bootleg (resmi olmayan) konser kayıtlarının, ağırlıkla bu albümden parçalar içeren kayıtlar olduğunu gördüm. yeri gelmişken belirteyim, bir çok topluluğun aksine, whiplash’ın bootleg kayıtları internette bile son derece zor bulunmaktadır ve abd’li traderlar (diğer dinleyicilerle kaset, cd, plak vs takas edenler) haricinde rastlamak çok zordur.

    whiplash’in “geleneksel” kurallara uygun olarak thrash icra ettiği son albüm olan ticket to mayhem, old-school thrash fanlarının arşivlerinde, web sitelerinde, trade ve satış listelerinde kült statüsünün üst basamaklarını işgal etmektedir. diğer whiplash albümleri gibi bu albüm de çok zor bulunmakta ve internetteki açık artırma sitelerinde ikinci el cd ve plakları ciddi fiyatlarla satılmaktadır.

    ikinci albümle birlikte “üç tony’ler” serisi bozulmuş, davulcu tony scaglione ayrılmış ve onun yerine, sonradan kreator’da da çalacak olan joe cangelosi geçmiştir (cangelosi, kreator’un 1995 yılında gun records’dan çıkan “cause for conflict” adlı albümünde baget sallamıştır). vokalleri yine gitarist portaro üstlenmiştir. bu üçlüye sonradan vokalist olarak katılacak olan adam ise whiplash tarihinde kalıcı bir iz bırakacak ve onları thrash sahnesinin en kült topluluklarından biri haline getirecektir.

    glenn hansen 1988 yılında gruba katılmıştır. elemanın gruba dahil olmasından, üçüncü albüm ınsult to ınjury’nin çıkışına kadar olan süre, whiplash tarihinin en enteresan bölümüdür. bir vokalistin, yeni geldiği bir grubun müziğine ne derece etki edebileceği bilinmez ancak üçüncü albümde tamamen farklı bir whiplash ortaya çıkmıştır. bu albümde grubun artık özellikle thrash yapmak gibi bir gayretinin olmadığını, yapabilecekleri en iyi ve en orijinal müziği yapmaya uğraştıklarını ve ortaya çıkan şeyin de thrash kalıpları içerisinde değerlendirilebileceğini fark etmek mümkün. hansen’in vokalleri müziğe çok çok farklı, neredeyse epik denebilecek bir hava vermiştir. portaro’nun hırçın vokal stiline karşın hansen, son derece olgun ve her notasına hakim bir vokal ortaya koymuştur. kanımca hansen’in bu olgun tavrı, diğer elemanları da etkilemiş ve müziklerine farklı bakış açılarıyla yön vermişlerdir. hansen’in, başından beri grubun üyesiymiş gibi rahat ve tecrübeli takılmasının da albümdeki “oturaklı sound”a etkisi olduğunu düşünüyorum. bu açıdan, grubun müzikal altyapısına bir vokalist olarak yapabileceği en pozitif ve en derin etkiyi yapmıştır diyebilirim.
    bugün progresif thrash olarak adlandırılan türün yaratıcılarından ve en önemli temsilcilerinden biri olarak whiplash’i gösterebiliriz. (zaten günümüzde her şeyin önüne bir isim takılıyor, progresif thrash, techno thrash vs. gibi). her ne kadar olayın “progresif” kısmını sadece bir albümlerinde ortaya koymuş iseler de, o bir albüm, fitili ateşlemek için fazlasıyla yeterliydi bence. gerçi bu “fitil” konusunda helstar ve coroner gibi toplulukların da katkısı yadsınamaz ancak whiplash’ın yeri hep ayrı olmuştur. ınsult to ınjury, kesinlikle zamanının ötesinde bir albümdü…

    whiplash, ınsult’tan sonra biri “demo-live toplama” formatında olmak üzere dört albüm daha yayınlamıştır. ancak bu toplam yedi albümlük kariyer, bence ınsult to ınjury’de bitiyor. ne yazık ki ınsult to ınjury ile bir sonraki albüm olan 1996 tarihli cult of one arasındaki altı yıl, whiplash’tan, başta efsane vokalist glenn hansen ve grubun değişmez basisti tony bono olmak üzere pek çok şey götürmüştür. grup bu dönemde firmasını da değiştirmiş ve massacre records’a geçmiştir. 1996 ve sonrasında çıkan albümler için kötü diyemem. ancak sonradan çıkan albümlerin hiç biri, ilk üç albümün tadında ve havasında değildir. whiplash standartlarının altında albümlerdir. tabii bunlar kişisel görüşler, o albümleri de dinleyip çok sevenler çıkabilir. ancak genelde de beğenilen, el üstünde tutulan albümler eskilerdir. ınsult’tan sonra joe cangelosi’nin yerine tekrar ilk davulcu tony scaglione geçmişse de bu durum iki elemanın yokluğunu telafi etmeye yetmemiştir kanımca. cult of one, beş kişilik bir kadro ile yapılmış olmasına rağmen, üç kişi ile hazırlanan bir ticket to mayhem’in yanında sönük kalmaktadır. cult of one sonrası, sit stand kneel pray (1997 – massacre), thrashback (1998 – massacre), messages ın blood (demolar ve live kayıtlar, 1999 – displeased) adlı albümler yayınlanmış ve whiplash, metal tarihinin en parıltılı sayfalarında kalıcı bir iz bırakarak dağılmıştır. 1990 sonrası dönemde çeşitli dağılmalar ve toparlanmalar yaşayan topluluk, efsane “tony üçlemesi”ne 1998 yılında tekrar kavuşup thrashback gibi bir albüm yapmasına rağmen, piyasanın eskiye göre çok değişmesinin de etkisiyle, tutunamamıştır. thrashback, sıkı bir geri dönüş için yeterli denilebilecek bir albümdü belki ama çıkış yılı itibarıyla eski albümler gibi ilgi görmesi imkansızdı. bu noktada belirtmek istediğim önemli ve üzücü bir olay da var. basist ve kurucu eleman tony bono’yu, 27 mayıs 2002 tarihinde kalp krizi nedeniyle 38 yaşındayken kaybettik. grubun milenyum sonrası ayakta duramamasının önemli nedenlerinden biri de “efsane tripod”un ayaklarından birini yitirmiş olmasıdır diye düşünüyorum.
    (john voxville, 30.04.2008 23:42 ~ 15.05.2009 00:22)
  6. metallica'nin headbang yapmaya en elverişli şarkılarından birisi.sanırsam konserlerde kimseye pogo sebebiyle zarar gelmesin diye çalmıyorlar.kill em all albümündendir.sözleri de şöyledir:

    late at night all systems go
    you have come to see the show
    we do our best you're the rest
    you make it real you know
    there is a feeling deep inside
    that drives you fuckin' mad
    a feeling of a hammerhead
    you need it oh so bad

    adrenaline starts to flow
    you're thrashing all around
    acting like a maniac
    whiplash

    bang your head against the stage
    like you never did before
    make it ring make it bleed
    make it really sore
    in a frenzied madness
    with your leather and your spikes
    heads are bobbing all around
    it is hot as hell tonight

    adrenaline starts to flow
    you're thrashing all around
    acting like a maniac
    whiplash

    here on the stage the marshal noise
    is piercing through your ears
    it kicks your ass kick your face
    exploding feeling nears
    now is the time to let it rip
    to let it fuckin' loose
    we are gathered here to im and kill
    cause this is what we choose

    adrenaline starts to flow
    you're thrashing all around
    acting like a maniac
    whiplash

    the show is through the metal is gone
    it is time to hit the road
    another town another gig
    again we will explode
    hotel rooms and motorways
    life out here is raw
    but we will never stop
    we will never quit
    cause we are metallica

    adrenaline starts to flow
    you're thrashing all around
    acting like a maniac
    whiplash
    (kinesis, 23.07.2008 10:31)
  7. we will never stop
    we will never quit
    cause we are metallica

    sözleriyle metallicanın şimdiye kadar izleyeceği yolu taa o zamandan göstermiş pek çok büyük grup tarafından coverlanmış süper bir solo barındıran gaz metallica parçası.
    (aegnor, 23.07.2008 12:49)
  8. bir de pantera coveri vardır ki orjinali kadar olmasa da gaz ve lezizdir.
    (yeni klasör, 03.08.2008 18:26)
  9. ihtiyar delikanlıların istanbul konserinde yardırdıkları şarkılardan biriydi. kill em all nostaljisiydi bir yerde. lakin james'in 80'lerdeki o incecik sesinden eser yoktu tabii... kirk hammet'ın da sololarda yine her kill em all parçasında yaptığı gibi bir güzel sıçtığı parçadır yine. cliff em all'daki o dave in whiplash performansı nere bu nere diyor insan tabi...
    (bulanti, 07.08.2008 17:38)
  10. kafa sallamaktan boynun ağrımasıdır.
    (colonel, 07.08.2008 18:32)
  11. destruction* tarafından da coverlanmış kill 'em all* parçası. orjinalinden daha gaz ve doyurucu olmuş* bu cover.
    (journeyman, 07.09.2008 02:40 ~ 02:40)
  12. james*in ağzından ilk (ve son) kez 'metallica'** sözcüğünü duyduğumuz , deliler gibi headbang yapılası kill em all üyesi , metallica şeysi.('şarkısı' demek istiyorum ama şarkıdan da öte aşmış bu.*)
    (wither, 17.06.2009 20:36)
  13. pantera tarafından da kavırlanmış bir metallica eseri. hem de bas gitarda jason newsted, gitarda phil anselmo, vokalde dimebag darrell var. anselmo da dimebag de görevleri değişse bile hiç sırıtmıyor üstelik. anselmo gitarla neler yapabildiğini gösteriyor, dime vokal yapabildiğini gösteriyor. izleyebilin diye link de atıyorum size.

    (bkz: pantellica)

    (bkz: http://www.youtube.com/...)
    (silentpain, 12.07.2009 17:07 ~ 14.07.2009 06:48)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil