|
|
- sabah sınıfa girerken "hişt yaşar, what are you doing morning morning?" şeklinde sorulan ve akabinde "eki eki" diye gülünen gerzekçe bir ortaokul hazırlık espirisi olarak yer etmiş aklımda. o zamanlar gerzekçe gelmiyordu tabi, komikti. kısa da olsa biz bi dönem buna güldük, evet. gülüyorduk. gerçekten. şimdi bakınca o zamanki halimize gülmek kolay tabi ama o zamanlar inanmazsın levent kırca da komikti. hatta çok komikti. sarhoş tiplemesi yeniydi o zamanlar. biz çok güldük zamanında. ortaokul güzeldi. bedenci vardı, müzikçi falan, fen dersi vardı.
(mavio, 29.09.2006 12:58 ~ 13:02)
- bir de yabancı dili,toplumumuza has böyle kalıplarla konuşan,yabancının bel bel baktığını anladığı halde bu huyunu değiştiremeyen insanlar vardır.
bu insanlar içli köfteyi "sensitive meat ball" diye çeviren insanlarla aynı insanlar olabilirler.
- i run each team diye de tersi bir komikçilik vardı eskiden.
- hala örnekleri görülebilen "chicken translate" vakalarının bir türevi. ama en azından gülünmesi için söylendiği belli.*
- büyüyünce de "alla alla bu espirileri biz mi yapıyorduk yahu?" tadında şaşmamak gerekir. zira bizler "ay laaav yuu ay laaav yuu, du yu lav mii, yes ayy duu" nameleriyle büyüdük.
bir de ortaokul sıralarında ingilizceye ilk ısındığımız bi mani var di ki, kulaklarımdan gitmez tınısı..
"i love your eyes
çünkü onlar very nice
bir kerecik look at me
ondan sonra dont forget me.."
- (bkz: mother father day)
- (bkz: what dedin gülüm)
(bkz: selamun hello)(finch, 26.01.2007 13:28 ~ 27.01.2007 10:53)
- (bkz: sevgi karaköse)
- (bkz: morning morning where are you going)
|