|
|
- nintendo'nun 90'ların çocuklarına armağan ettiği underground anti-kahraman.
sünepe mario'ya bir alternatif düşünen nintendo firması ceoları, sega'nın fırlama sonic'ine bakıp bakıp "olm şimdi nesil böyle serseri tipleri seviyo. bizim velet bile kurt cobain mi ne onu dinlemeye başlamış. evde kasa kasa mozart, beethoven cdleri duruyo. el sürmemiş hiçbirine." diye birbirlerine dert yanarken bir anda ortaya atılan bir fikir olarak çıktı piyasaya.
ortalama 4.000 tane nintendo kasedi alabilecek kadar çok maaş kazananlardan yalaka personel tipli biri "super mario land 3 yerine warioland çıkaralım." dedi. fikir hakikaten on numara bi fikirdi. o gece nintendo binasının toplantı salonunda koca koca adamlar "bittin lan sen sega hipnası." diye naralar atıyor, sevinç çığlıklarıyla gözyaşları birbirine karışıyordu.
to be continued...
(bkz: warioland)
- wario... marionun ismini değiştirip de verilmiş olduğu belli. daha ismi itibari ile en başından kolpalık kokan bu karakteri sevmek kolay değil zaten. hele de kötü bir karakteri canlandırdığı için oyuncu bebelere kitlece sevdirmenin kolay olmayacağı en baştan belliyken, onu hangi deli cesaretiyle nintendodaki abiler piyasaya sürmeye kalkmış hiç çözemedim zaten. tip desen tip de yok herifte eli, yüzü düzgün değil. hatta dün gibi hatırlıyorum orta sonda elimde wariolu gameboyumla sınıfa geldiğimde "bu ne laaaynn, ne iğrenç" diye onca laf işittim. ama ben sevdim efendim hem de mariodan daha çok sevdim.
kuzenimden aldığım gameboyla tanıştım ilk defa. ben de fazla ısınmamıştım. biz de tabi o zamanlar marioyu falan oynuyorduk. gönlüm isterdi ki benim de oynadığım mario olsaymış elimdeki, ama değil. elde düşme gameboy kullandığımı ayrıca yüzüme vurur gibiydi böyle tipsiz mario çakmasıyla, ne olduğu belli olmayan haritalarıyla falan. marioda böyle harita mı vardı?
efendim önyargı, evet önyargı, insanı ne denli zevklerden mahrum bırakırmış dedirtecek kadar bir u dönüşü oldu sonraki ilk haftamda. warioyla karaktersiz korsanları devirdikçe, kayıp düşülebilecek tehlikeli buzullardan geçtikçe, hatta yer yer korsan denen hıyarların gemisine baskın yapıp içerisini tarumar ettikçe düşündüm ben kendi kendime bu zevkin ne kadarını mario bana yaşatabildi diye? işi gücü bağdan bahçeden geçmek olan mario burda olsaydı dedim benimle, altına bırakmadan önce ne kadar dayanırdı? sempatik görünmekten başka mahareti olmayan, elin prensesleriyle gezen mario yerine kendimi warioya daha yakın bulacağımı nerden bilebilirdim?
bir kere wario delikanlıydı. omzunu koydu muydu havalara uçardı karşısındaki. marioya yandan yakayı kaptırsın elin bücürüne, anında ufalırdı.
marioya iyilik timsali dendi durdu. peki orda prenses ya da güzel olmayan bir kızcacağız olsaydı yerine, mario ne yapacaktı? olacak mıydı yine o "iyilik perisi" hallerinden haberler? wario en azından neyse kendini öyle tanıttı. iki yüzlülük arkasına sığınıp bir dünya çocuğun sempatisini kazanmaya çalışmadı. kendi niyeti, işi gücü neyse onun ardından koştu. hem illa iyilik arıyorsanız wario az benzetmedi yaşadığı dünyanı korsanlarını. wario o korsanlarla uğraşmasaydı belki o korsanlar birilerine yamanacaktı. naber?
neyse daha birsürü şey işte.. incelesek oturup çıkar birşeyler daha ama burada bırakacağım. kabaca bir karşılaştırma yapmak istiyorsanız wario yerine kendinizi koyun harbi delikanlı türk genci olarak. maro yerine de elin karaktersiz, sevimli görünüp arkadan iş çeviren, icraata gelince buram buram pısırıklık kokan hansını, jackını koyun. neyse uzatmayacağım daha. anlayan anladı.
sonuç olarak wario in, mario out olması gerekirken tam tersi oldu. mario in wario out oldu. dünyanın adalet ve hak dengesi yerini bir kez daha dualara ve babaannelerin beddualarına bıraktı. bir sürü insanın hakkı yendi, canlar yandı...
peki ben paranoyak mıyım, oturup kendim bile şaşırdığım salak bir yazı yazmışım bir oyun karakterine? efendim tutmadı wario, değeri anlaşılamadan yitip gitti. mazideki "bir zamanlar ne oyunlar varmış be" diye bakılan listeye sondan bile giremedi. benim yasım bundandır. belki de büyütmemem lazım, hem wario delikanlı değil miydi? yakışmaz bize böyle şeyler deyip düşündüklerim için benim yüzümü kızartacaktı belki de. belki de böyle daha iyi oldu.
amaan ne diyom ben ya! noluyo lan!
babam ölmüş sanki anasını satiim...
*
- mario dan çok daha kral bir karakterdir kendisi.kodum mu da oturtur.
|