bir müzikal biyografi bir büyük aşk öyküsü bu filmin konusu. zaman içinde tanıyıp çok da sevdiğim sanatçı,2003 yılında öldü. ve ardından tam bir kült sanatçı oldu, eski yeni sayısız albümü yayınlandı. onun iki anı kitabına dayanan bu film de bu ilginin sonucu olmalı.
1955 yılında tam rock'n roll patlamasıyla aynı anda sanatına başlayan cash'in yaşamını anlatan filmin belki en ilginç bölümleri, o günleri canlandıran sahneler. elvis,
jerry lee lewis,
roy orbinson gibi sanatçılarla canlanan konserlerde, dönemin tüm çılgın atmosferi ve dünyayı değiştiren müzikal devrim ortaya çıkıyor. gerisi belki walk the line'dan önce yayınlanan
ray filmine kıyasla daha az ilginç.çünkü o filmde ray charles'ın yaşam öyküsü boyunca, abd'nin tüm ırk politikası tarihi de vardı.burada ise, özellikle ayrıksı bir yanşam ve sönmeyen bir büyük aşk var;cash'in dönemin şarkıcısı june carter'la olan, yıllara süren ve ikisinin de dört ay arayla, art arda ölümüyle noktalanan uzun, dramatik ve çok anlamlı aşk öyküsü. sinema sanatının gördüğü belki en unutulmaz evlenme teklifi sahnesini bizlere armağan eden...
gerisini ise enfes cash şarkıları ve kusursuz bir oyuncu kadrosu getiriyor. ben özellikle
reese witherspoon'u beğendim;aptal sarışın aslında ne iyi bir ıyuncuymuş!! daha öncede söylediğim gibi üstelik tüm şarkıları reese-joaquin ikilisinin bizzat söylediğini öğrenmek şaşırtıcı; country müziği bu amerikalıların kanında var galiba..