jetta vw'nin boraya alternatif ürettiği bir model olmayıp yıllardır varolan bir modelidir. örneğin türkiye'de dahil bazı ülkelerde aynı araç yillardir bora adıyla piyasaya verilirken abd pazarında bora diye model yoktur, jetta vardir. bir de opelin ingiltere'de vauxhall ismiyle piyasaya verilişi vardır ki üzerinde çok durmamak gerekir, ingiliz tuhaflığı denilip geçilmelidir.
volkswagen'in yeni ürettiği bir model olmayıp tarihi bir hayli eskiye dayanan (yanılmıyorsam 1970 sonları) compact sınıf modeli...
3. kasasıyla birlikte yerini volkswagen vento'ya bıraktı... yani vento, jetta-3'tür...
vento'da yerini volkswagen bora'ya... bora'da, jetta-4'tür...
bora amerika kıtasında volkswagen jetta olarak satıldı...
geçtiğimiz yıllarda bora'da kasa değişikliğine gidilince tüm dünyada standart olarak "jetta" adını aldı...
şu an piyasada satılmakta olan volkswagen jetta 5. nesil jetta'dır...
bundan yaklaşık 7 sene önce 93 modeline(bkz: vento) sahip olduğum ilk arabam,araba demek haksızlık olur hani ilkler özeldir muhabbeti bi yana daha sonra kullandığım hiçbir arabada o zevki yaşayamadım,yol tutuş demek az kalır mübarek yola yapışıyordu,bütün arabalar bayırı görünce bayılırken bu bizimki bir şahlanıyordu ki sormayın,ya mekaniksin sen arıza ver kardeşim bi gün de,yok yavrum taş gibiydi maşallah,sonra bir kriz oldu gece saat 10 gibi aldılar gördüler yavrucağımı,şimdi nerde o eski kasa vento görsem sahiplerinin hep çok şanslı olduğunu düşünürüm.
(bkz: bu da böyle bir anımdır)
kim ne derse desin, sınıfının en iyisi.
yol tutuşu, ses izolasyonu (asfalttan gelen o "vouvvv" sesi en aza indirgenmiş), sürüş konforu mükemmeldir. iç tasarımı yeni seri volkswagenler ile hemen hemen aynıdır, şıktır.
dış görünümde; arkası passat'ı, önü golf'ü çağrıştırır. passat'tan farkı plakanın tamponda değil, bagaj kapağında olması; golf'ten farkı ise ızgaranın krom olması ve biraz daha büyük tutulmasıdır.
virajlarda savurması için özel çaba sarfetmek gereklidir diye düşünmekteyim, zira savurmuyor meret.
kalkışta yavaş kalsa da ikinci vitese geçildiğinde fırlar.
fren sistemi ise tek kelimeyle mükemmel.
benzinli ve düz vitesli modellerinde net ağırlık 1343 kg'dır(bu ağırlık otomatik şanzumanda daha fazla); dolayısıyla yakıt tüketimi de fazladır, hem de çok fazladır. uzun yol aracıdır, şehir içi kullanımda yakıt tüketimi ortalama 11-14 lt./100 km'dir.
özellikle dizel motorluların alınmasını tavsiye ediyorum. arasındaki fiyat farkı biraz fazladır ama maddi durumunuz müsaitse "ulan benzin durmuyor, içiyor şerefsiz" nidaları eşliğinde sinir krizleri geçirmemek için dizel alınmalı.
ben 1.6 102 hp motor seçeneğini kullanıyorum. yeni çıkan 1.4 tsi motorların hem performans, hem de yakıt ekonomisi açısından daha başarılı olduğu söyleniyor.
öncelikle itiraf edeyim ki otomobillerden pek anlamam. ama bu anlayışsızlığım bana sokakta gördüğüm her otomobili "güzel araba" ve "güzel araba değil" şeklindeki iki kategoriden mürekkep "tembel otomobil sınıflandırma sistemi"ne tabi tutma imkanı verdiği için, şikayetçi değilim bu durumdan.
volkswagen jetta ise benim için "güzel araba değil" kategorisine giren araçlardan. hatta bu kategorinin amiral gemisi diyebilirim. aslında genel görünümünde ne bariz tasarım faux pasları, ne öyle göze batan bir rüküşlük barındıran bu ağır başlı araç nasıl alıyor peki "güzel araba değil" madalyasını? tek kelimeyle efendim: kimliksizlik.
otomotiv gibi artık firmalar arası rekabette teknik düzeylerin neredeyse eşitlendiği, fiyatlarda sürprize yer kalmamış, kullanıcı tercihlerinin büyük ölçüde marka imajı ve başarılı tasarımla belirlendiği bir sektörde, üstelik rekabetin en yoğun yaşandığı kompakt aile otomobili sınıfında, yılların firması volkswagen bu kadar albenisiz ve sıkıcı bir tasarıma nasıl onay vermiş, nasıl piyasaya sürmüş anlamak çok zor.
otomobilin tasarımcıları sanki kasayı her türlü ayırt edici, karakteristik detaydan kurtarmak, anonimleştirmek için özel çaba harcamışlar. ne keskin ne yumuşak hatlar, kötü oranlar, hiçbir yere bağlanmadan uzayda kaybolup giden çizgiler, hantal bir gabari... ticari araç gibi desen, onların da kendine göre bir estetiği vardır. bu başka bir şey. otomobil gibi streamline tasarımın üstün örneklerini vermiş bir objede, gerçekten de sakilliğiyle dikkate değer bir tasarım.
cok sevdiğim ve babama alması için ısrar ettiğim,sürekli he he alırız cevabıyla avutulmama ragmen umudumu yitirmediğim,umut garibin ekmegi sözünü hayat parolam yapmama vesile olan güzel şey.
moby denen piskopat tarafından yapılmış reklam müziğinin piskopat olduğu, kendisinin de gerçekten on numara olan, benzinli modelinin bile az yaktığı süper alman arabası.
çok güzel tepkileri olan, vites geçişleri rahat, 1.6 benzinli versiyonunun hızlanması torkunu maksimize ettiğiniz zaman (6500 civarı bir devire denk geliyor) inanılmaz olan, çok sevdiğim bir otomobil. yol tutuşu da ıslak zeminde yarıçapı takribi 30m olan bir virajı 120yle alabilecek kadar iyidir (not: bunu evde denemeyin)
lakin en çok mavi gösterge paneli aydınlatmasına hasta oldum o apayrı bir şey.
edit: nasıl unuttum bilmiyorum ama vosvoslardaki ve bir çok spor otomobildeki gibi tepeden inen değil de zemine yaslanan gaz pedalı mevcuttur ki bu bile otomobile ayrı bir ruh katıyor.