daha çok sırbistan karadağ bölgelerinde yaşadığı varsayılan bi tür cadı vampir. geceleri ruhu bedeninden ayrılarak sinek böcek vb. ne bulursa işte onların bedenine girerek insanların kalbinin kanını emdiği söylenir.
avrupada yaşayan vampir türleri gibi bunların da suda batmadığı ve boğulmadığına inanıldığı için şüphelenilen kadınlar suya atılarak test edilirmiş.
işin garip yanı vampir olmayanlar boğuluyor, vampir olanlar da sonra asılarak ya da yakılarak öldürülüyormuş. her koşulda o kadın ölüyor. ilgnç bi uygulama gerçekten
vıyeştitza diye okunan bu niki kullanıyor olduğu için sözlükteki herkesten ve özellikle de itü sözlük radyosunda bu kazık niki okumaya çalışan sevgili sözlükçülerden özür dileyen, özünde iyi yazar. *
bir statü sahibi bile olmayan yazar. ayrıca türlü mesajlarla taciz ederek beni sözlükten kaldırmış illa içicez içicez diye tutturup beni içici bünye ilan etmiş bir insan. *
nickinin söylenme sorununa hiç girmiyorum on kere söyledi hala tam olarak doğru bir şekilde telaffuz edebilmiş değilim geceleri yatmadan önce on kere tekrar ederek alıştırma yapıyorum bakalım kısmet. hoş sohbet iyi yok çok iyi bir yazar.
optum kib byes.
yakında kendisi amerikalı olacak genç, geçerken bize de bir uğrar artık. ayrıca çok mütevazi, görgüsüzlüğü sevmeyen, metalsever bir bayandır kendileri.
hiç tanımasamda, burda bu kadar iyi insanların olcağını düşünmesemde kendisi bu düşüncemi adeta yerlebir etmiş, yardımsever bir nesildaşımdr. burdanda ayrıca kendisine teşekkür etmeyi bir borç bilirim.saygılar vjeshtitza
insan olmak yerine saman kağıda yazılıp unutulmuş bir şiir olmayı isteyen yazarımsı. keşke hayatından kayıp giden her insan, her kaybettiği gülüş için bir harf olabilse.
gündelik ve güvenilmez
hüzünler içinde
geçimsiz günler
bir nedeni yok gülmezliğimin
içim kavun acısı
biri bir şey sorsa
ağlayacağım sanki
durup duruken
gözlerimi çivilediğim deniz
sabahın ilk vapurunda
herkes kimsesiz
istanbul’da yağmur yağarken
dünya daha yalnızdır
her zamankinden
yanık simit,sıcak çay
insanın içini ısıtıyormuş gibi yaparken
köprünün üstünden geciyor insanlar
çıkmış gibi
sait faik hikayesinden
içim kavun acısı
dünden,geceden
istanbul’da yağmur yağarken
dünya daha yalnızdır
her zamankinden
bir nedeni yok gülmezliğimin
belki akşama bir şey kalmaz
sabahki halimden
içimde aynı kavun acısı
vapur dağılırken
öpülesi elleri vardır. kalvyeye öyle bir dokunuyor ki okumaya doyamadım. tesadüf eseri koca alemin ufacık sözlüğünde karşılaştıran büyük ruha sığındım.
boş zaman geçirme amacıyla ortaya çıktığı ileri sürülse de, fabric ve spontane dünyamda, 25. yaşımı kutlamak için verilen en şeker hediyeye imza atmıştır kendisi. respect.
neredeyse bir yıldır yazıyor. bütün bildiklerini, öğrendiklerini, mutluluk duyduğu ve kendisini kızdıran şeyleri burdaki bir sürü yazarla paylaşmaktan mutlu. bu yedi yüz ellinci girisini kendisine ithaf etmek istemiş. 432984032948325'nci giriye kadar yazmaya devam edecek gibi. eyvah.
ifadesiz insan. insan güler biraz. öyle ağzını ayır demiyorum böyle tebessüm de yeter. iki nokta üst üste ve hemen yanına alt + 9 yap bari. zor mu. biraları kaybedeceğim yoksa lan. dondurma sever. bi de çok güzel fotoğraf çekiyormuş. nerde hani nerde. bir ara gönderdi bir fotoğrafını, lan bi tek boş bir sandalye var. ne bu dedim. cevap vermedi. sustum sonra. boş sandalyeleri duymadın mı dedi. duymuştum ben. ama bu seferde ben cevap vermedim. şarkısı bile varmış dedi. hemen korsan indirdim. güzelmiş lan.
oh be, nihayet vampirler konusunda sohbet edebileceğim bilgili ve yetkin birini buldum haykırışımın nedeni olan yazar.ancak anlaşamadığımız nokta onun dark side'a gönül vermiş olması.ben ise vampir avcılığından ötesine sıcak bakamıyorum.herhalde blade ile deacon frost gibi hangi tarafın zafere yakın olduğu konusunda didişip duracağız.