lost isimli diziyle feci halde düşman olduklarını düşündüğüm bir haftadır bu. çünkü birey ne zaman ders çalışmak istese aklına acaba sonraki bölümde ne var ya neler olacak yok o delikte ne vardı bu ormanda şu vardı falan feşman takılır. bir bölüm daha izliyim ya nolcaklar yerini ulan çalışamadık bu sınava kafam kazan gibi bari yatayım da uykumu alıp gireyimlere onlar da sınav bombok geçtilere bırakır.
vize haftasının en büyük düşmanlarından biri de vize haftası sahibi olmayan arkadaşlardır. bunlar yok şurda içeceğiz burda sıçacağız gibi söylemlerle bünyeleri inanılmaz gazlarlar. hemde alttan alttan gelir bu gaz. abi sen çalış senin sınavın var cümlesi iyi niyetle bile söylense de vize haftası sahibi birey bunu bir nispet olarak algılar ister istemez. hedeften sapma sebebidir bu arkadaşlar.
adsl bağlantısı zaman zaman online olarak eş dost arkadaştan tüyolar almaya ya da bazı şeyleri internetten bulup çalışmaya ayarar. fakat bu bir kere oluyorsa doksandokuz kere msnde geyiğe sarmak sözlükte takılmak gibi şeyler yaşanıp sonucu vizelere yansır.
müzisyen bir öğrencinin programlarını saymaya bile gerek yok. elin mahkum gideceksin ekmek parası. sabahki sonuçlara katlanmak lazım ama.
peki bu vize haftasının hiç mi dostu yoktur? vardır tabii ki...
kahve inanılmaz bir dosttur. sabahlara kadar ders çalışan bireylerin dert ortaklarından biridir. uyanık tutmaya yarar.
sigara kahveyle süper bir uyum içerisinde çalışır. can sıkıntısına iyi gelen bir şey olduğu için ders çalışmanın sıkıcı geçen her saniyesinde ihtiyaç duyulabilir.
ders çalışan ev arkadaşları da gaz verici bir etkendir. sınav bittikten sonra ev arkadaşlarıyla ulan ebemiz bilmemneoldu ama atlattık
içmeyi hakettik muhabetinin hayalini kurarak bünye kendine gaz verebilir.
genel olarak pek sevilmeyen bir haftadır bu hafta. ama mecburen yaşamak zorundadır her öğrenci bunu.