yurtdışına çıkışta gerekli olan yegane belgelerden biridir. vize almak kesinlikle bir sorundur. bin dereden su getirilir, sabahın köründe kalkılır, binbir türlü çile çekilir vizeyi almak için. hele bir de kapısına gelen türklerin çektiği çileyi görüp her türlü suali soran konsolosluk görevlileri, ki muhtemelen kendi ülkelerinde burdaki gibi köprü-ayı-dayı olaylarına girmeyip direk ayı muamelesi görüyorlardır, insanın faşistlik eğilimini artırırlar. yurtdışına çıkmak istemek bile hem manevi hem de maddi çökertir insanı...
bi çok okulda gündüz ders yokken yapılan, itü'm de ise akşamları dersten çıkınca öğrenciye patlar şekilde gerçekleşen finale girmek için girilmesi gereken sınav.
akşam olsun hadi bişey demiyoz da, ertesi gün gene oluyo bi tane, eve zaten 9da gidip oturup bide diğerine çalışmak, sabah erken derse gidip ertesi günlerde ard arda bunları yaşamak insnaı biraz olsun zorluyo be kardeşim.
ikinci öğretim öğrencilerin uykusuzluk sebebidir. hangi akılla hazırlandığını hala çözemediğim sınav programına her sabah yüzlerce küfür ederek okula gitmekten lugatında söylenmemiş küfür kalmayan öğrencilerin sınava yetişememek korkusuyla uykularını kaçırır.
alttarafı arasınavdır; ama okul yönetiminin gereğinden fazla ciddiye alınması için her türlü kurnazlığı düşündüğü (sabahın 9'una sınav koymak başta gelir) öğrenciyi mengeneye almak için fırsat bildiği yemdir.
üniversite öğrencilerinin final sınavına girip girmeyeceği hakkında yorum yapmasını sağlayan, not kurtarılabiliyorsa az konu varken kurtaralım dedirten sınav.
ayrıca belli ülkelerin başka belli ülkelerde yaşayanlara gerekli kriterlere uygunlukta uyguladığı geçiş izni.
gettirisi az olduğundan çok çalışsanızda pek bir işe yaramayan bu sebeple finalden önce çok ciddiye alınmayan ve finale konuların birikmesine sebep olan arasınav
"vize tarih ve kültür festivali" kapsamında defile, tanıtım, konser gibi etkinlikler yaşanan trakya ilçesi.
kasaba sakinlerinin iki yıldır cemil ipekçi ve uğurkan erez sayesinde görmediği manken, ünlü, vesaire kalmamıştır... umuyoruz ki vize'yi tekstil fuarına da kavuşturacaklardır...
kendi adıma, ilk kez tecrübe etmiş olduğum bir uygulama. ilk vize olarak, genç nesillere bir şeyler aktarmak isterim. öncelikle, amfi gibin bir yerde giriyorsanız, mülkiye'deki küçük amfi benzeri bir yerde, bir gruba 3 kişi oturmaya özen gösterin daha fazla olmasın, gözetmen teyze kızıyor. tükenmez kalemle sınava girin, sonra teyze " mülkiye'de hiç bir sınava kurşun kalemle girilmez" şeklinde ayar veriyor. yanınıza su, çikolata, şeker selpak falan almayın, 1. sınıf olduğunuz ve öss mantığını hala üstünüzden atamadğınız çok belli oluyor sonra o teyzenin iki yandaşı gülüyor. sınavı 20 dakikada bitirmeyin arkadaşlarınız dahil herkes size uzaylı gibi bakıyor(çalışanlar zaten 20 dakikada bitiremez). mümkün mertebe en öndeki sıraya oturun, orda oturan 3 kişi birbirine daha yakın, görme şansınız fazla, tabi tam dibinizde 2 gözetmen var ama olsun.
gereksiz bişi olup sırf ameliyat olmak zorunda kaldığınızdan dolayı okula gidememe durumu söz konusu olabilir ve sonunda vizelerinizin %30'u alınmayabilir