notası do, sol ve fa anahtarı ile yazılan, do.sol.re.la, tam beşli akort sistemiyle akort edilen 4 telli, yaylı orkestra çalgısı.
bir diğer adı çellodur. bayanlara çok yakışır.
orijinal adı italyanca violoncello* olan, ancak günümüzde bu isimlerin bölünmesiyle viyolonsel ve çello olarak iki ayrı isimle anılıp kavram karmaşasına neden olan enstruman. "viyolonsel ve çello oo iki enstruman çalıyosun abi ne güzel yaaa!!" diyerek viyolonselci arkadaşlarımızı çileden çıkaran insanlarımız da mevcuttur.
buna benzer bir başka karışıklık da flütve yan flüt ayırımında olmaktadır. zira flütçüler kendi aralarında enstrumanlarına "yan" sıfatını eklemeyip biri sorduğunda da alışkanlıkla "flüt" dediklerinden dolayı herkes tarafından yan mı düz mü diye sorulmakta ve hatta yan olduğu belirtilmediği sürece "abi ben de çaldım onu ilkokulda yaaaa" diyerek kaale alınmamaktadır. oysa flüt, bizim yan flüt olarak bildiğimiz flüttür, yok ifade edilmek istenen ilkokuldaki helvacıoğlu flütlerse onlara "blok flüt" demek doğru olacaktır.
işte viyolonselci ve flütçü arkadaşlar kader birliği ederek kendimizi herkese enstrumanlarımızın tarihçesini de anlatmaktan sorumlu tuttuğumuz için çoğu kez "tamam len ukalalık etme.." diyerek bir de azarlanmaktayız. kısa vadede eğlenerek okunan bu giri uzun yıllar aynı şeyi anlatmaktan dilinde tüy bitmiş bir flütçüye veya viyolonselciye oldukça sinir bozucu gelebilir, üstelik halkın olaya yaklaşımında da bir değişiklik yoktur. çalgınıza ömrünüzü verip üstüne bir de azarlanırsınız. *
viyola'dan büyük, kontrbas'dan küçük enstrüman.
kontrbas'la çok karıştırılır. kontrbas ayakta veya yüksekçe bir taburede oturularak çalınır, viyolonsel ise normal bir iskemlede oturulurak, dizler arasında tutulur.
keman ailesinin en hüzünlü ferdidir.
telleri do-sol-re-la şeklinde olan sesi büyüleyici ve yine sesi insan sesine en yakın olan enstürmanmış,iyimiş,güzelmiş..1 ay dersini aldım yılmaz morgüle bağlayıp ağlayarak çıktım.
(bkz: bu araç size göre değil)
pikniğe gelmeyen enstruman bizden değildir.bu kadar açık ve net söylüyorum,sonra darılmaca gücenmece olmasın.ne o öyle bi havalar,bi tepeden bakmalar.her çağırılan yere gidemem tripleri.bak bağlamaya,bak yan flüte,yapıyolar mı hiç;yok.
bir arada olabilmek ne mümkün
bir arada kalabilmek imkansız
bir ümitle ya olursa dersin hep bile bile herşeyin bittiğini
gevaert: ''melodik bir fikre tercüman olmağa layık olabilecek diğer bütün çalgılardan hiç biri viyolonsel derecesinde insan sesini çıkaramaz; bunların hiç biri kalbin samimi duygularını onun kadar ifade edemez. viyolonsel, duyuluş değişikliklerini yapmak görevini hemen hemen yalnız kemana bırakmaz gibidir. üç türlü insan sesini üstünde toplamıştır: tenorun; gençliğini, baritonun; erkekliğini ve basın; sertliğini. en ince kirişi (chanterelle) aşırılıkla söylenmiş duyguların tercümanı olur; acılar, üzüntüler, aşk ile kendinden geçmek gibi. ikinci ve üçüncü kirişler, yumuşaklığa getirici ve sokulgan bir sese maliktirler ki, mutedil duyguları ifade eder. dördüncü kiriş, yalnız karanlık ve esrarengiz bir karakterde olan şarkılarda yarar.''
kalbinize dayayıp çalabileceğiniz tek enstrümandır. bu yüzden titreşimleri kalbinizde hissetmeye başlarsınız ve tıpkı kanın pompalanması gibi bu titreşimler bütün vücudunuzu dolaşır. perdesiz olması çok da zorluk çıkarmaz titreşimleri hissediyorsanız.
müzisyenin aldığı oturuş pozisyonunun kadınlarda zarif durmadığı düşüncesi sebebiyle uzunca bi süre pek kadın viyolonsel sanatçısı yokmuş.ama allahtan artık onun cinsel içerikli bişey değil de sadece bi enstrüman,bunun bi sanat olduğu anlaşılmış ki kadınlara çok yakıştığına dair yorumlar duyup okuyabiliyoruz.
i am dina adlı filmde bahsi geçen dina'nın çaldığı ve o görüntülerle beynime kazınmış, bir arkadaşın dediği gibi 'dişi' enstrüman. en çok da saçı başı dağılmış ve kendinden geçercesine çalan bir kadının bacaklarının arasında güzel durur.*
bir de edward elgar'ın konçertosu vardır ki anlatılmaz, dinlenir ancak.