2 adet dini bütün,imanlı mı imanlı ,vatandaşımızın akmerkezde gezerken "namazlarının tutması" sonucu kendilerini ilk buldukları yer olan bir mağazanın önüne atmalarıyla meydana gelen, müminlerimizin son şovu! dostlar ibadette görsün çırpınışlarının başka bir görünümü de diyebiliriz.
e be efendi! hadi şovundan, sözde gösterişinden, kendince meydan okumandan, aymazlığından, saçmalığından geçtim! bari insanların ayak basmadığı temiz bir yer bulaydın!
ibadet insanlar için yapılmaz ibadet tanrı için yapılır.
edit: herşeye rağmen dha'nın olayı kıçından uydurma ihtimali üzerinde umutla durmak isterim.
duruma bağlı olarak farklı yorumlanabilecek olay.
ben bunu amerika'da bir alışveriş merkezinde gördüm. başörtülü bir teyze bir vitrinin önünde -ama çok ayakaltı bir yer değil- namazını kılıyordu, kimse ne garipsedi, ne rahatsız etti, ne de şaşırıp cep telefonuna görüntüsünü kaydetti, günlük hayatlarında çok karşılaştıkları bir durum olmamasına, bu türde bir ibadete yabancı olmalarına rağmen. işte ben orada bu teyzenin ibadetini rahatlıkla yapabilmesinden mutluluk duydum. adım başı cami yok orda sonuçta.
akmerkez'deki namaz kılan çifte gelince.. kimsenin inancını, ibadetini yargılayacak değilim ama madem namaz vakti yaklaşıyor, yüksekçe bir yere çıkınca onlarca minare sayabileceğiniz bir şehirde yaşarken neden alışveriş merkezinde kılıyorsunuz namazınızı? tabii ki şaşırırlar. çünkü bizim köyde namaz camide kılınır, evde kılınır.
din allahla kul arasındadır ilkesine tamamen ters düşen olay.
din gösteriş için mi yapılır, yada ibadet her yerde yapılır mı? eğer gösteriş için yapılıyorsa eyvallah, ama ibadetini yerine getirmek istiyorsa bu kişi, gittiği alışveriş merkezindeki herhangi bir mağazanın soyunma kabinini de kullanabilirdi. demek ki
diğer bir açıdan da bakılırsa, başımızda bulunan akp hükümetinin, anayasada yaptığı ve yapacağı pek çok değişiklik neticesinde, sık göreceğimiz manzara diyorum.
''vitrinlik oldu dinimiz'' demek geldi içimden ne yazık!
-bilader çek şu mankeni şurdan puta tapmıyoruz...
-abi ne yapalım ya başka yerde kılın
-olmaz kıble bu taraf
-abi be şurda mekke cafe var ilerde onun önünde kılsanız?
-olmaz pusuladan baktım kıble bura
-allahım çattık...kaçtı zaten namaz..
-kaçmaz açıl bakam içerde kılcaz o zaman
-abi aaaaaaaab....
vitr'in önünde namaz kılmak yatsı namazı için zaten emredilmiştir. yatsının ilk sünneti, farzı ve son sünneti vitrin önünde kılınır. vitr en son kılınır.
isteyen damda kılar isteyen kilisede kılar isteyen camide kılar isteyen uçakta kılar isteyen temiz çamurda bile kılabilir. ancak provakasyon amaçlı ise o namazda onların yüzüne öteki tarafta bir çarşaf gibi çarpılır yüzlerine.ancak namazın vaktinin geçmesi nedeniyle ise normaldir. ben bakırköyde hemen mezarlığın yanındaki minibüs duraklarının oradaki bir minibüs şoförünün koltuğu söküp namaz kılmasına şahit oldum hiçte yadırgamadım. oluk gibi insan akıyordu etraftan. içimizde saklıyı dışımızdaki aşikarı da bilen odur.
ulan taşı toprağı cami olan istanbul da bi cami mescit vb. bulup giremedin mi. ha neyi kanıtlamak neyi ispat etmek istiyorsan söyle bizde bilelim olmadı akmerkezin önünde topluca bir cuma kılar olaya son noktayı koyarız. herkesin tuttuğu kendine bu dünyada aslında bu dunyada ama...
muhtemelen bir provokasyon. 28 şubat krizinden önce yollara düşen aczmendileri hatırlayın. sonradan hepsi birden ortadan kayboldu. daha çok göreceğiz bu sahneleri.
taşra / istanbul burjuvası arasındaki çatışma ne zaman bitecek merak ediyorum, mahvettiler memleketi...
erdoğan a savaş açan aydın doğan medyasının son çalışmasıdır.haberi yapanın doğan haber ajansı oluşu göstere göstere provakasyonu işaret etmektedir.besbelli kurgu bir haberdir.türkiyede köşe yazarlarından çok böyle absürd durumlar daha çok etki yapıyor toplumun üzerinde.bu akşam tüm haberlerde defalarca güüümmm gümm diye manşet manşet verileceğinden kuşku olmasın.dün de ayşe arman ın yazısında yine bir feyk türbanlı kız fotoğrafı vardı.önümüzdeki günlerde de bu tarz gudik haberler çoğalarak yayınlanmaya devam edecekir.hayal gücünde sınır yok nasılsa.
orda namaz kılan adamın neden bu faaliyeti bi kaç sene önce değil de tam bu ilgili konuların üstüne yaptığı veya neden lokasyon olarak taksim meydanını değil de akmerkezi seçtiği de sorgulanmalı tabi.
mekan: akmerkez.
eylem: namaz.
eylemi gerçekleştirenler: dini bütün bir çift.
ama şu var ki; özellikle namaz kılınan mekan; gilan mücevher mağazası.
vitrin önünde namaz kılarak söylenmek istenen:
paraya taparız ulan biz, kılarsak da kuyumcunun önünde namaz kılar, altına, pırlantaya, elmasa secde ederiz.
erdoğan'a savaş açma amaçlı yayınlandığını düşünenlere kapak niteliğinde fotoğraflarının da yayınlandığı haber. şimdi de suçu pixar'a atabilirler. animasyon teknolojisi kullanılmış gerçeğe çok yakın ama kurmaca diye. söz pixar'da.
zorunluluktan dolayı yapılan durum.akmerkezde 5 kişilik bir mescid olmuş olsa idi sanırım böyle bir fotoğrafla karşılaşmazdık.tamam istanbulun her tarafı camii mescid dolu olabilir ama namaz geçmek üzereyse adamlar ne yapsın.mescid olup biz illa da vitrin önünde kılıcaz deselerdi söylenecek daha çok şey vardı aslında. herkes gibi ben de provokasyon diye düşünmüştüm ama sonradan çıkan haberlerde gördük ki suudi bir çiftmiş bunlar.ortamı daha fazla germeye gerek yok bence.yine de şunu belirtmek istiyorum ki bu kadar büyük alışveriş merkezlerinde bodrum katta bile olsa bir mescid olması bu yerlere artı özellik kazandırır ve hiçbir şey kaybettirmez diye düşünüyorum.
ahmet turan alkan ın güzel bir yorum yaptığı durum.
bu günlerde "uluorta namaz" moda oldu. bir gazeteci, vaziyeti daha da dramatik hale getirerek, "akmerkez'de uluorta namaz kılınıyor, sırf gösteriş olsun diye, belki de birisi müdahale etse ikinci bir sivas yaşanacak..." satırlarını kaleme alınca, derhal titreyerek her dürüst vatandaş gibi, dört gün önce şahit olduğum tüyler ürpertici bir "uluorta namaz" olayı hakkında bildiklerimi ifşâya karar verdim.
evet, acı fakat hakikat; inanmayacaksınız ama vatandaşın biri kamuya açık alanda "uluorta" namaz kılıyordu.
hava hayli soğuktu, akşamın karanlığı bastırmıştı.
suç mahalli, ankara tren garının ikinci peronuydu (anıttepe'ye kuş uçuşu 1 km); merdiven çıkışındaki büfenin yaklaşık onbeş metre ötesinde sabit bankların olduğu mıntıka. olayı soruşturacak kurum ve kuruluşlar, gerekirse oradaki büfecinin şahitliğine başvurabilirler. büfeci beni hatırlayacaktır; kendisinden iki çay istemiştim, o da, "abi çay bitti" demişti de kendisinden üç tane peynirli börek satın almıştım.
derken... o müthiş manzara ile karşılaştım!
dilim varmıyor, hâlâ ürperiyorum, takriben 50-60 yaşları arasında, kıyafetinden sıradan biri olduğu anlaşılan bir adam resmen, alenen, uluorta ve kimseden müsaade almaksızın namaz kılıyordu! (tecrübelerime dayanarak bu yurttaşın akşam namazı kılmakta olduğunu tahmin ediyorum.)
hayır, tam olarak o esnada namaz kılmıyordu ama bu maksat için ciddi bir eylemlilik içindeydi; bir nevi cürme azm ve teşebbüs; zannımca "kaamet" getiriyordu; kaametin ne olduğunu bilmeyenler diyanet'in web sitesine bakabilirler.
rejime, kanunlara ve anayasaya saygılı bir vatandaş olarak duruma derhal müdahale etmek ihtiyacı hissettim. tam olarak niyetim şöyleydi; "beybaba" diyecektim, "burası kamu alanı, hava soğuk, yer ıslak. sen de pardesüyü çıkarıp yere sermişsin. gar binası içinde mescid var; oraya git de buralarda perişan olma; üstelik durup dururken bir de karşı devrimci eylem görüntüsü vermesen daha iyi olmaz mı?"
diyemedim, çünkü beybaba çoktan iftitah tekbiri çekip ilk rekâta el bağlamıştı bile (iftitah, tekbir ve rekât için bkz. diyanet.gov.tr).
sonradan durumu öğrendim; bu beybaba meğer yalnız değilmiş. doğu ekspresi vaktinde gelecek diye birlikte seyahat ettikleri çoluk çocuğu ve eşyası ile hayli merdivenden inip çıkarak perona gelmişler. tehiri işitince beybaba, çoluk-çocuğu üşümesinler diye gar binasındaki bekleme salonuna yollamış, kendisi de 2. perondaki eşyalara bekçilik etmekteyken namaz vakti gelincee...
al sana karşı devrim: "niyet ettim akşam namazının farzına, durdum divâna!"
vâkıa kimsenin rûhu bile duymadı. peronda bizden başka kimse yoktu ve sonradan anladığıma göre beybabanın oracıkta vaktin namazını edâdan gayrı şansı kalmamıştı ama karşı devrim karşı devrimdir arkadaşlar ve ben, duyarlı bir yurttaş olarak dokuz kusurlu hareketten birini teşkil eden bu cürmü ihbar etmek zorundayım ve işte eeet-tim!
büfeciyi boş verin, hatırlamayabilir; benim elimde kapı gibi video görüntüleri var; üstelik öyle dandik cep telefonu videosu değil, hd kalitesine yakın, yarı profesyonel bir kamera görüntüsü (tesadüfe bakınız ki o esnada oğlumla bir şahsi belgesel çekimi yapmaktaydık)
ve o gün, yani 12 şubat akşamı doğu ekspresi, gara bir buçuk saat tehirli girdi; bir saat de soğuk trenin içinde bekleştik. inanmayan istasyon kayıtlarına bakabilir (ama zor görür).
olayın sarsıntısını hâlâ üstümden atamadım çünkü trende yol boyu çok sarsıldık; sarsıldık durduk. mühim değil, yeter ki rejim sarsılmasın!