hooverphonic in müthiş şarkısı.
ayrıca ing. sirke ve tuz anlamına gelmektedir.
şarkının sözleri de ayrı bir çoban salata tadındadır.
ben sirke ve tuz
sen de benim hayalkırıklıklarımı çözen*
sözler:
i...like the things that you hate
and you...hate the things that i like
but it hurts
honesty's your church
but sometimes
it's better to lie
i...am the vinegar and salt
and you...are the oil that dissolves
my frustration
honesty's limitation
but sometimes
it's better to lie
i am the vinegar and salt
and you are the oil that dissolves my frustrations
limitations
but sometimes...
i don't dare to ask why
hüzünlü olmayı da başarıyor. ama nasıl başarıyor anlayamıyorum. yalan söylemek işte, yalan, söylemek.
şarkıda bir aldatma ve bir kopuş var. hanım kızımız eylemleri nedeniyle terk edilmiş, ona ağlıyor. çok etkilenmiş, ona zırlıyor. aman zırlıyor dediğime bakmayın; böyle zırlayan bir hanım kıza kolay kolay kapı çarpamaz bir erkek. (tabi bu yediği boynuzun boyuna bağlı olarak değişecektir)
yani ben şarkıyı dinlerken dengesiz bir tutum hissetmiştim. bugünlerde youtube'a girdim (artık bir lüks bu, kendimi yüceltiyorum) bir kaydını izledim. başka geldi şarkı bana, değişmiş, irkilmiş. hoş. zevkli.
edit: klibi indirmek isterseniz, http://get2pc.com/... bu linki kullanabilirsiniz. download'a tıklayacaksınız. (linkin geçerliliğini garanti edemem)