baya baya fotoğraf çekiyor bu adam profesyonelce.
daha böyle konuşmaya başlamadan hiç, sözlükte bir tane girisine rastlamıştım. 2-3 tane fotoğrafı koymuş. tekini çalmıştım, bunu çizeyim ben diye. günler sonra, köpekle ilgili bir duyurudan sonra dertleşirken bulduk birbirimizi.
şimdi bilmiyorum bunun +larını anlatmaya nerden başlasam.
hani herkesin küçükken, daha çocukken değişik tutkuları, planları olurdu ya geleceğe dair; ben eminim ki bu adam elinde kalem kâğıt durmadan denizaltı çizerdi. kendini denizde çizerdi. balık adam yapardı kendini.
çok denize aşık insan görmüşümdür, ama bu kadar değil sanırım. bu aralar dalamasa da pek, sürekli dalıyor. orda buluyor kendini. denizaltı tasarlıyor bir de bu. çok pis iş teklifleri alıyor ama reddediyor bir de. sonra ukala deyince kızıyor. geleceği çok parlak. baya baya hem de.
geziyor sürekli bir de fırsat buldukça. üşenmedim, yüzlerde fotosuna baktım. yapmadığı hiçbir şey kalmamış adamın.
özellikle misafirleri hiç eksik olmuyor. fransızlar, almanlar… evde sürekli farklı ülkelerden hatunlar oluyor. yalnız biliyorum ki kim olursa olsun misafiri, tek femme fatale’ı benim. biraz ekici bir femme fatale ama olsun.
ona özel modellik yapacağım da en kısa sürede. işine yararım belki biraz. belli mi olur, diğer sergisinde belki benim de bir fotoğrafımı sergiler. ki düşünüyorum da, sarı yaldızlı ayakkabı giyersem kesinlikle sergiler.
*
yavşakça bir giri yazmak isterdim ama adam düzgün, kaliteli adam. başarılı. yetenekli. azimli. azcık da ukala.
*