belki ilginizi çeker
  1. · 2005 yılının en beğenilen girileri
  2. · kerhanacı
  3. · vilnius
  4. · the hunt for red october
  5. · simit yiyen kişiye otobüs atmak
  6. · vilnius
  7. · balık
  8. · eşkina
  9. · anektodal giri
  10. · vuku bulanlar
gündem
  1. · boylumlama
  2. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  3. · google wave
  4. · okan bayülgen
  5. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  6. · the twilight saga new moon
  7. · öğretmenler günü
  8. · the weeping song
  9. · muharrem gürses

vilnius vastavnic  

 sayfa  / 2
  1. gemi inşaatın en ciddi adamı. aslında bazen de çok bi ciddiyetsiz komik şebek.. ööyle değişik bi insan işte..
    (vishnu, 07.02.2005 14:43)
  2. (bkz: kerhanacı)
    (elchupacabra7, 09.02.2005 20:54)
  3. kardeşten de ötedir artık benim için!hayata bakış açımı değiştirmiştir, kalite anlayışımı da...var olan potansiyelimi pratiğe aktarmamda büyük etkisi olmuştur, sürekli boşa giden gazımı hayatımın ilk büyük projesine yönlendirmemi sağlamıştır, dolayısıyla da solidworks'te coşmamı da...bu daha böyle gider ama şunu söylesem gerisine gerek yok zaten : ülkemizdeki insanların %1'inde vilnius'taki gibi bi kalite anlayışı ve çalışma azmi olsa şimdi teknolojide çoook ilerde olurduk heralde
    (elchupacabra7, 19.02.2005 19:43)
  4. gemi meraklısı araştırmacı genç.
    (my dying bride, 21.02.2005 11:36)
  5. samimi, ancak imaj kaygısını aşma mertebesine henüz nail olamamış yağız. kaybetmekten korkma, korkmaktan kaybetme çıkmazına dikkat etmesi gereken çekirge
    (braveitu, 03.03.2005 02:23)
  6. kuru iftiracı yazar. kendisinin girilerini mındıkladığımı iddia etmekte. oysa ben daha mındıklamak ne demek onu bile bilmiyorum. iyi bir arkadaşa benziyor...
    (easy company, 13.04.2005 21:29 ~ 14.04.2005 09:04)
  7. an itibariyle yoklama listesinde adının iki kere üstüste yazıldığını gördüğüm yazar
    (bkz: kime imza attırıyosa açıklasın)
    (dawsan, 02.05.2005 19:04)
  8. çoğu insanın duymadığı denizden gelen çağrıları duyan kişi.
    (battal boy cekirge, 05.06.2005 21:52)
  9. hiç bilmediği bir romanı anlatmaya çalıştığım yazardır...korkmasına gerek yoktur...
    (azami kırk çöp, 11.06.2005 01:17)
  10. nerede olduğu merak edilen kişi örneği
    (blefescu, 01.11.2005 00:41)
  11. (bkz: vilnius)
    (keyif pezevengi, 03.02.2006 18:23)
  12. eğer balık olsaydı muhtemelen kamilbalığı olurdu
    (elchupacabra7, 13.04.2006 14:41)
  13. yeni hobisi olarak, girilerin sonuna eklediği sembolü (vv) göte benzettim.
    götü temsil etmesi için o zamanlar w vardı; irc zamanından kalma smiley kültüründe, üzerine oturulan bir şey tasvir etmek gerektiğinde, "w" yazardık. (örnek: @9292)
    vilnius vastavnic'in girileri sonunda bulunan parafını da ona benzettim, hayırdır inşallah.
    (bkz: vv)
    (azureel, 14.09.2006 17:19 ~ 17:26)
  14. ilk kişisel fotoğraf sergisini 10 mart 2008'de itü taşkışla binası'nda açmıştır. mart ayı sonuna kadar ziyarete açıktır. herkesi beklemektedir. fotoğraflar için; http://www.cansinozden.com adresine bakılabilir.
    (vilnius vastavnic, 16.03.2008 01:31 ~ 02.08.2009 16:43)
  15. the hunt for red october isimli bir john mctiernan filmi vardır. tom clancy'nin kitabından esinlenerek beyaz perdeye aktarılmıştır. filmde sean connery, alec baldwin ve sam neill oynar. sean connery, filmde marko ramius isimli eski toprak bir rus denizaltı kaptanını canlandırır. filme göre rus donanmasındaki pek çok denizaltı kaptanı bu eski kurtun yanında yetişmiştir ve ona vilnius nastavnic yani vilniuslu öğretmen derler. ruslar yeni icat ettikleri akula sınıfı (nato isimlendirmesiyle typhoon) bir denizaltıyı ilk seferinde ("maiden voyage" denir bu sefere) bir tatbikatta komuta etmesi için marko ramiusa verirler ve marko ramius ne yapıp eder bu gemiyi amerikanlara peşkeş çekerek abd'ye iltica eder. filmin konusu budur. bu muhteşem denizaltıyı görmüş olmak beni o zaman çok etkilemişti ve gemi inşaatı mühendisi olmaya o anda karar vermiştim. sonra mühendislikle ilgili çalışmalar yapınca marko ramius'tan tiksindim. çünkü kendimi o gemiyi tasarlamış olan gemi mühendisinin (ki bu adamın adı sergey nikitiç kovalev'dir ve şuan rubin'de hala denizaltı tasarlamakta olup benim idollerimin ikincisidir) yerine koydum ve dedim ki "sen kimin gemisini kime peşkeş çekiyon itoğluit ama nickim böyle kaldı, olsun varsın.

    dikkatinizden kaçmadığını sandığım bir husus da şu ki rusca öğretmen vastavnic değil nastavnic'dir. benim nickimin vastavnic olması ise tam anlamıyla bir yanlış anlamadır filmi altyazısız izlemiştim ve filmde sadece bir kere kullanılan bu kelimeyi yanlış anlamışım
    (vilnius vastavnic, 20.07.2009 03:31 ~ 03:32)
  16. (vilnius vastavnic, 02.08.2009 16:44 ~ 16:44)
  17. sohbet etmekten mutluluk duyduğum, başarılarını imrenerek takip ettiğim ve tanıdığım için kendimi şanslı hissettiğim samimi, deniz aşığı bir dalgıç; aynı zamanda fotoğrafçı.
    sabahları "hay marje" deyişiyle sevindiren, anlattığı enteresan olaylarla şaşırtan maceraperest insan.
    yaptığı işten zevk alan azınlıktan biri.

    itü go kulübünün kurucusu ve daha önemlisi itü solar boat takımının kaptanı.

    ve bana öyle geliyor ki anlamadığı, hakkında fikrinin olmadığı şey sayısı epey bi az. japonca öğreniyormuş yahu, daha ne olsun!
    yelken kursu da benden hadi; alabora garantili...

    son olarak diyorum ki vizörden bakan gözüne, deklanşöre basan parmağına kudret. (bunu da çaldım bi yerden ama du bakalım* )
    (marjane und eudaimonia, 09.08.2009 20:42 ~ 21:56)
  18. onca zamandır lafını ettiğimiz halde; hala kendisiyle iki bira çekip alim hoca'yı yad edemediğimiz arkadaş. kampüs cafe'de sergilenmekte olan fotoğraflarının dışında deviantart galerisi de beğeniyle takip edilesidir. delidir, doludur, sık görüşülemese de candır.
    (maniacxx, 09.08.2009 21:03 ~ 21:03)
  19. denizaltılar konusunda epey bilgili bir arı. ilk kez görüyorum sözlükte böylesini. memnun oldum.
    (zaknafein, 12.08.2009 23:52 ~ 13.08.2009 00:28)
  20. (bkz: @3836362)

    ukala. *

    yok yok, böyle büyük bi adam olacak kendisi ileride.

    acil gelen edit: ayrıca 8len yetinmeyen adam.
    (rocknrolla, 18.08.2009 23:55 ~ 19.08.2009 00:02)
  21. günlerdir ne yazsam ne yazsam, hakkında neler söylesem diye düşündüğüm yazardır. baktım toparlayamıyorum, dedim ne geliyorsa ağzıma yazayım. şimdi ilk olarak kendisi bir deniz aşığı. çok seviyor belli. öyle uzaktan de değil sevgisi. dalıyor çıkıyor falan.özgürlüğü bulmuş suyun altında diyorlar. deniz kızına da inanıyor. duygusal biraz. sonraa fotoğraf çekiyor. öyle yapma demiyorum hobi olarak gene yap adamı da değil, bayaa bayaa sergisi falan var.gemi inşaatı mühendisi kendisi. şiir de yazıyor. hem de öyle böyle değil. sağlam yazıyor. sevdiceğine güzel hediyeler yapmayı falan da biliyor. spor yapıyor,atletik,çevik. odasında cüceler varmış falan, o da iyi hoş. böyle al koy köşeye, bak bak beğen bir adam. arz ederim..
    (sweet november, 25.08.2009 00:20)
  22. baya baya fotoğraf çekiyor bu adam profesyonelce.
    daha böyle konuşmaya başlamadan hiç, sözlükte bir tane girisine rastlamıştım. 2-3 tane fotoğrafı koymuş. tekini çalmıştım, bunu çizeyim ben diye. günler sonra, köpekle ilgili bir duyurudan sonra dertleşirken bulduk birbirimizi.
    şimdi bilmiyorum bunun +larını anlatmaya nerden başlasam.

    hani herkesin küçükken, daha çocukken değişik tutkuları, planları olurdu ya geleceğe dair; ben eminim ki bu adam elinde kalem kâğıt durmadan denizaltı çizerdi. kendini denizde çizerdi. balık adam yapardı kendini.
    çok denize aşık insan görmüşümdür, ama bu kadar değil sanırım. bu aralar dalamasa da pek, sürekli dalıyor. orda buluyor kendini. denizaltı tasarlıyor bir de bu. çok pis iş teklifleri alıyor ama reddediyor bir de. sonra ukala deyince kızıyor. geleceği çok parlak. baya baya hem de.
    geziyor sürekli bir de fırsat buldukça. üşenmedim, yüzlerde fotosuna baktım. yapmadığı hiçbir şey kalmamış adamın.

    özellikle misafirleri hiç eksik olmuyor. fransızlar, almanlar… evde sürekli farklı ülkelerden hatunlar oluyor. yalnız biliyorum ki kim olursa olsun misafiri, tek femme fatale’ı benim. biraz ekici bir femme fatale ama olsun.

    ona özel modellik yapacağım da en kısa sürede. işine yararım belki biraz. belli mi olur, diğer sergisinde belki benim de bir fotoğrafımı sergiler. ki düşünüyorum da, sarı yaldızlı ayakkabı giyersem kesinlikle sergiler. *

    yavşakça bir giri yazmak isterdim ama adam düzgün, kaliteli adam. başarılı. yetenekli. azimli. azcık da ukala. *
    (rocknrolla, 31.08.2009 16:09)
  23. sanat kokan insan. ne alaka lan mühendis değil mi ne sanatı demeyin. adam bildiğiniz sanat kokuyor. hayata senin benim gibi baksa bu kadar delü (ki deli değil delü) bu kadar zeki bu kadar anlamlı bakışlı ve bu kadar sıkı dostu olan bir er kişi olmazdı değil mi? çok kısa süre önceydi bir yaban domuzu saldırısından kaçan ardından köpeklere küfreden biri olarak tanındı sonra sohbetler edildi. önce sanattı tema sonra hayat sonra kızlar erkekler, kahkahalar, gülüşmeler, duygulanmalar... dostluk nedir gösterdiler bana bu adam ve dostum adamım dediği ve bu ara yabancı bir ülkede nefes alan adam. ne yiyorsunuz da böylesiniz diye sorduım sürekli. zeki, çevik, yakışıklı ve bir o kadarda insancıl nasıl olabildiniz? göt kalkması yok adamda olsa da bana yansıtmadı vardır elbet bir bildiği.

    çapkın diye kızanlar oluyor ona. adamın milleti farklı kültürü farklı damarında heyecan yatıyor, çapkınlık yatıyor, kafkas ruhu geziniyor, senin benim gibi sakin durur mu? bir gün bakarsın çadırını kurmuş doğal hayatta yaşam ve ben der, birgün dalar en derin kıyılarda. herhalde bu derinleri sevmesi hep bundan. denize girdiği gibi girer insanın yüreğine. taa derine. çıkmaması içinde dua edersiniz bol bol.

    allahsız bana koca bulmayacak biliyorum. sakın o yüzden övdüm sanılmasın. ama tabi sanatsal sohbetlerimiz olacak, senin de foto'nu çekecem üzülme dedi ondan sanırım bu yağ durumu.

    şaka bir yana, saçmalamayıda bir kenara bırakırsak, bilen biliyor bu adamı. ama nacizane kelimelerle çevresindekilere ne hissettirdiğini anlatmak isteriz bizler.

    memleketimize gelsin. en görülmemiş kıyılara götüreceğim onu, taş gibi olmasa da güzel hatunlarla tanıştırcam. o yüzden en yakın zamanda görüşebilmek dileğiyle derim ona ben burdan.

    (bkz: yenir ki bu)
    mıncırılır
    (karyatid, 04.09.2009 11:29)
  24. sularımızda karadeniz hariç diğer denizlerimizde bulunan bir balık türü. 0-30 metre arasında derinliğe sahip sahil kesimlerimizin kayalık ve eriştelik bölgelerinde yaşar. önemli besinleri arasında kendinden küçük balıklar, bira ve rakı gelir. yazları genellikle egede geçiren bu balık, sonbaharda suların serinlemesini müteakip marmaraya çıkış yapar ve kış boyunca buralarda yemlenir.

    palet gibi gelişmiş kuyruğu suda kendisine üstün manevra kabiliyeti sağlar. pulları vücuduna iyi intibak etmemiş olup elle kazıyınca çıkar. tabiati itibariyle vahşi bir balık olup kendinden küçük balıklara pervasızca saldırır.

    solungaç kapaklarındaki zehirli dikenlerine dikkat edilirse yerinde olur.

    eti sıkı, beyaz ve lezzetlidir. ızgarası, pilakisi nefistir...
    (draco, 12.09.2009 15:34 ~ 15:36)
  25. uzun bir aradan sonra muradına erebilmiş, derinliklere dalabilmiş yazardır. denize dokundum diye böyle mi mutlu olur bir insan. uçtu uçucak sevinçten. yıllarca bisiklet istersin de alınınca dünyalar senin olur yaa, heh aynı öyle bu aralar...

    böyle garip bir adam bu yaa. ne bileyim yazdıkları, söyledikleri, duruşu, deniz aşkı, odasındaki cüceler, say say bitmez işte... onunla konuşurken dışarı çıkmak zorunda kalınca falan çok üzülüyorum ben. böyle şey gibi. ımmm. onun benzetmeleri gibi sağlam, güzel bir benzetme yapayım diye uğraşıyorum. heh buldum. rüyanın en güzel yerinde uyanıklık gibi. seninkiler kadar olmasa da, idare et artık vastavnic... bak ne diycem bir renk varmış mercan kırmızısı diye, kaybolmuş diyorlar, bir el atıver be, bulursun bence..
    (sweet november, 14.09.2009 13:07)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil