tim burton'ın mike johnson ile birlikte yönetmenliğini; pamela pettler ve john august'un senaristliğini üstlendiği, müziklerini tim burton'ın bir çok projede birlikte çalıştığı danny elfman'ın yaptığı 2005 yapımı corpse bride adlı muhteşem eserde evlenme provası yaparken yanlışlıkla ölü bir gelinle evlenen karakterdir. tim burton ile dostlukları eskilere dayanan ve bir çok projede birlikte çalıştıkları johnny depp tarafından seslendirilmiştir.
nickinden de anlaşılaşacağı gibi animasyon seven 6.nesil yazardır.ayrıca bu saatte sözlükte olması nedeniyle uyku sorunu olduğunu düşündüğüm nesildaşım.
van dort alınır. en yakın parka gidilir. beyaz çikolata afiyetle mideye indirilir. bıdı bıdı yapılırken birden akla hücum eden bir fikirle iddiaya girilir. masum görünümlü hain mi hain bir çöp kutusu seçilir. afiyetle yenen beyaz çikolata folyosu top haline getirilir. 6 atış yapılır. öncelik 49 cm olanlara verilir. başarısız olunur. sıra van dort kişisine gelir ilk beş atış sonunda 49 cm kişisinde anlamsız ve gereksiz ' hahaha atamadın sen de işte, e kaybettin iddiayı ' kahkahaları belirir. altıncı atış yapılır. lır lır lır. ve koca bir yutkunma. ma ma ma. folyo çöp kovasının dibini boylar. lar lar lar.
lafın kısası; töt eder. ııı şey yani döt eder. tamam ya tamam çok fena göt eder işte.
mini zirvemizi gözyaşına (daha doğrusu gözyaşlarıma) bulamış, sanatsal kişilik...
buluşalım, sohbet edelim dedik. dedim ya; bir nevi mini zirve... sevdiğim, sohbetinden keyif aldığım bir insandı bu... düne kadar.*
efendim; neşeyle vardım mekana, sohbet muhabbet... keyfim gıcır. her şey benim "anlat abi ya" diye ısrar etmemle başladı. dinlemek istediğimiz, dinlemeye karar verdiğimiz öykünün kurgu olduğunu biliyordum. dinlemeye de öyle başladım zaten. ehe mehe derken, kapanışın ardından gözlerim dolu dolu, "ben bi tuvalete gidicem abi" diye masadan kalkmak zorunda kaldım. düpedüz duygusal bir kırılma yaşadım, dünden beri her şeye ağlıyorum. aferin çocuğum aferin!
çağan ırmak'tan beter, ağzımıza zıçtı adam. yapma canım yapma güzelim... beni ağlattın, kitleleri ağlatma.
hmm bi de; babaannesine hasta olduğumdur. uçarılık genetikmiş, öyle diyollar.
ortamı tavına getirmek için babaannesinden bahsetti önce. dedesinin kukuletalarını gösterdi. "ne güzel bir akşam!" diye geçirdik içimizden. huzurla dolduk...
sonra birden "size bir hikayem var, anlatayım mı?" dedi.
"anlatma aq. bir gün olur izleriz inşallah!" dedim; ki başımıza gelecekleri tahmin ediyormuşum.
ama diğer bir arkadaşım** ısrar etti anlatması için. ne yaptıysam da engel olamadım!
peki ne oldu? ha? anlattı da ne oldu? dinledik de ne oldu?
içimize etti, hamur gibi yoğurdu bizi; helak olduk! kaç gün geçti kendime gelemedim, rüyalarıma giriyor hala, zaten zar zor uyuyorum aq!
ceza olarak askere giderken saçlarını kesip bana getirecek gümüş bir tepsi içinde. "yoksa belan olurum" dedim. olurum da, henüz farkında değil şaka yapıyorum sanıyor...*
yarın beni ağlatmasını beklediğim yazar. bir insan ağlamak için bekler mi? böyle bir şey için bekler... ayrıca öleceksem de 3 sene sonra öleyim. bu eseri görmeden ölmek istemiyorum.*
kafa sallamak ve sol eli yukarıya doğru 45 derecelik açı yapacak şekilde tutup titretmek suretiyle istifimizi bozmadan coştuğum yazar. hala utanç içindeyim. sürçülisan ettiysek affola*