şili'de gerçekleşen darbe tüm şili'yi bir halklar işkencehanesine çevirir. kışlaları, karakolları dolup taşar.
santiago stadyumu'na yüz bini aşkın insan toplanır. işkencenin aralıksız sürdüğü, soyunma odalarında kurşuna dizilenlerin sloganlarıyla yankılanan bir stadyum. faşizme karşı direniş haykırışlarının, marşlarının haykırıldığı yer.
darbeden birkaç gün sonra tutuklanan şilili ünlü ozan victor jara'nın gür sesiyle yankılanır "
venceremos" şarkısı.
victor jara, öldürüleceğini bildiği halde, oradaki binlere moral verebilmek için gitarının tellerine dokundu. stadyumdaki binler için bir şarkı yazdı. çevresindekiler her satırını ezberlediler.
“beş bin kişiyiz burada” diye başlıyordu şarkı:
“beş bin kişiyiz
kim bilir kaç kişidir
bütün şehirlerde ve bütün ülkede
tohum eken ve fabrika işleten
yalnız burada on bin el…”
katillere boyun eğmeyeceğini haykıran bir ses! bir asker tüfeğinin kabzasını kaldırdı… onu susturmak ve öbürlerine ibret olması için jara'nın parmaklarını kırdı. kırık parmakları gitarın tellerine vuramıyordu. o da marşı var gücüyle söylemeye başladı. üstelik şimdi stadyumdakiler de ona katılmışlardı. şili'nin dört bir yanından bu stadyuma getirilen binlerce kişi faşizmin karşısında; işkence göreceklerini, öldürüleceklerini bildikleri halde, katillerin suratına "venceremos!"(kazanacağız) diye haykırıyorlardı. jara'nın istediği de buydu.
bundan sonrası…
victor jara'nın ölü bedeni dört gün sonra bir sokakta bulundu. ağır işkencelerden geçirilmiş ve vücudu kurşunlarla delik deşik edilmişti.
pinochet yatağında ölmemeliydi... pinochet gibiler de...