|
|
- suratın görüldüğü, çekilirken binbir şekle girilen, yok dik dur, sırıt, kafanı sağa çevir diye fotoğrafçıdan binlerce ayar alınan ve en sonunda nası oluyorsa her zaman kötü çıkan fotoğraflardır. nereye kayıt olursanız olun isterler 6-7 tane.
- bugün çektirirken binbir maymunluk yaptığım, yine de berbat çıktığım fotoğraf. bi fotocenik olamadık şu hayatta...
- resmi olarak 4x6 cm boyutlarında olması gereken, göğüs altından kafanın 10 cm üstüne kadar kadrajda olması gereken, nedense hep formlarda 2x3 cm lik suratı alan kısmının istendiği fotoğraf türü. an itibariyle çektiğim fotoğraf türüdür aynı zamanda.
- çekilen kişinin düzgün çıkması mümkün değildir efendim vesikalık fotoğraflarda. zira fotoğrafçı abinin komutlarını yerine getirmek o derece çetrefilli o derece aerobik bilgisi isteyen bir şeydir ki sonuçta aldığınız pozisyon ancak elastikiyetiyle ünlü şebeklerin yetenekleri dahilindedir. doğal olarak ta çekilen şahıs şebek misal bir görünüm arz edecektir çeşitli resmi dairelerin tozlu arşivlerinde.
-boynunu sağa eğ abi
(boyun sağa eğilir)
-şimdi kafanı kaldır abi hafif
(kafa kaldırılır)
-yok abi eğik kalsın boynun
(boyun yeniden sağa eğilir ve bir şekilde kafa boyundan bağımsız hareket ettirilerek kaldırılır. "yoga sanki ırzını siktiğim." diye geçirilir içten)
-hafif öne eğil abi
(öne eğilinilir. kanıksanmıştır durum. sorgulanmaz.)
-çok oldu abi. geri biraz
(bürokrasiyi sikim.)
bu ve bunun gibi komutlarla fotoğrafçı sizi evrende çok kritik bir noktada sabitler. o andan itibaren artık fotoğrafçı izin vermeden yaptığınız en ufak hareket evreni yok edecek felaketler zincirinin ilk halkası olacaktır. işte siz tam evreni ayakta tutan noktanın sabit ve yamuk yumuk pokemonu konumundayken fotoğrafçıdan o en korkunç istek gelir.
-gözünü kırpma abi
(ananı sikim)
ploşşş. üç şemsiyeden yansıyan üç eşşek kadar flaş patlar vesikalık için yeni traş edilmiş suratınızda ve dolayısıyla gözünüzde. nasıl kırpılmasın o göz. nasıl kaçmasın o korkunç ışıktan o narin göz hücreleri. ola ki kırptıysanız gözlerinizi her şey yeniden başlar. çok kötü. eskaza fotoğraf makinası gözünüzü kırpmadan önceki o 1/8000 lik anı yakaladıysa rahatlayın. o fotoğrafları kimseye göstermeyin. rötuş attırmayın. zaten boktan çıkan suratınızdaki bütün ifadeyi de silip atmasınlar photoshopla. gereksiz.
- poz vermenin en zor olduğu resim boyut çeşidi.
-hafif sağa dön, dik dur, şuraya bak, hafif gülümse. çekiyorummm... çektim. tamam abi.
şeklinde diyalogların asla değişmeyeceği fotoğraf stüdyolarında gerçekleştirilen eylemdir. son zamanlarda photo shop'un da katkılarıyla, alnınızdaki kocaman sivilcenin yok edilmesi, kaşlarda eksikliğin tamamlandığı resimler halini almıştır. ısrarla "photo shop kullanmayın abi, nasıl çıktıysa öyle kalsın" desenizde onlar bunu hep unuturlar. düzenleme yapan şahsiyet ya kaşınızın birini diğerinden kalın yapmıştır ya da dudağınızın üzerinde belirgin bir fırça darbesi vardır ve pembeden daha pembemsi bir renge bürünür.(ccuk, 25.09.2006 09:41 ~ 09:41)
- nasıl oluyorsa benim her zaman stajyer coğrafya öğretmeni gibi çıktığım fotoğraflardır.neden tarih ya da matematik değil de coğrafya öğretmeni gibi olduğu kısmı ise bir muammadır efendim.
- zorlama fotoğraftır. kafa, yukardan bir iple, başka birisinin bedenine sarkıtılmış gibidir. "usta" fotoğrafçımızın milimetrik hesapları yüzünden sancılı, bol "içten küfürlü" bir çekimi vardır. sanki 3 mm yukarı baksam kötü çıkmayacak fotoğraf, çek gitsin...
- şimdiye dek bir tek orlando bloom'un güzel çıkmayı başardığını gördüğüm fotoğraf cinsi. neyse allahtan artık fotoğrafçılarımız biraz tecrübe edindiler de en azından bakılabilecek gibi vesikalıklarımız oluyor..
- iett'nin,akbil için internetten form doldururken kullandığı fakat,kuzenlerimle
çekilmiş bir fotoğraftan baş kısmını keserek ekleyip,üç gün sonra
yeni akbilimin üstünde görünce çok da sallamadığını anladığım
tabir.
bir dahaki sefere mangal başındaki bir fotoğrafı deneyeceğim.
- nedense her çekildiğinde farklı bir hayvan silüeti şeklinde çıkan fotoğraftır. fotoğrafçı dayının "sağa dön", "hafif sol yap", "dikleştir kafanı biraz", "tebessüüüm, tebessüüüm" nidaları arasında gerilen insanın suratı yamuk yumuk, anlamsız bir şekilde çıkar. zaten bu yüzden hiç ısınamadım vesikalık fotoğraflara. en çekici olduğum an, mayoyla olduğum andır*.
(bkz: bu sene de donla yüzelim)
- muhakkak şabalak gibi çıkılan fotoğraf türü. kötü çıkmış iki üç tane vesikalık içinden en güzeli seçilir ve bütün resmi işlemlerde o fotoğraf kullanılır, her halukarda şabalak gibidir. fotoğraflı kimliğinize bakan amcalar muhakkak iki üç kere suratınıza da bakma gereksinimi duyar, o derece berbattır.
- kötü çıkmanızın kimsenin umrunda olmadığı, her yere adeta dağıtmak zorunda kaldığınız fotoğraflardır.
- regl dönemi çekilenleri vardır bunun. suratta eblek bir ifade, dudaklarda tuaf bir kıvrım...
- başkasının olsun kendimin olsun elime gelen hiçbir vesikalığın güzel yada normal olmadığı fotoğraf çeşididir.genelde fotoğraçılar bir havaya bürünür, bir bilmişlik taslar.fakat bugünki insan evladı yıllardır vesikalığa karşı biriktirdiğim sinirimi üstlenmek durumunda kaldı.
-bak nasıl somurtmuşsun.güzel olmamış bir daha çekelim.
-olmadı yine.sen gülmeyi bilmiyor musun ehehehe.
-(işkencenin sebebiyet verdiği cümle)içimden küfür ederken dışımdan gülemiyorum malesef.
- polaroid olanları kolombiyalı uyuşturucu kaçakçıları gibi görünmenize neden olan resim türü.
- tabi tabi hep çekilen çephesinden yaklaşın
birde gelin çekene sorun.
kızın biri gelir tipsizken vesikalıkta seks tanrıçası gibi çıkmak ister.flaş pilini bitirene kadar poz tekrarlamak ister.
adamın biri gelir cezaevi kaydına verecekmiş gibi poz verir.dik dur biraz tebessüm dersin tribe yatar.
zaten insanlık güzel çıkartmaya çalışanda.bok mu var çek tipine soktuğumunu nasıl çıkarsa çıksın ver eline vesikalığı.sonra tribe yatıyorlar ama neden biraz güldürmedin diye.aç götüne gül o zaman.
kusura bakma be sözlük çok gerginim.aldırma bana.(han20, 20.08.2008 18:45)
|