james stewart ve kim novak'lı bir alfred hitchcock şaheseri. scottie ferguson (james stewart) yükseklik korkusu olan bir detektiftir. bir suçlu takip olayı esnasında ortağı çatıda ona yardım etmeye çalışırken düşer ve ölür. emekli olan ferguson'ı eski bir arkadaşı karısını (kim novak) takip etmesi için kiralar ve olaylar gelişir.
genelde ses hızının* üstünde uçan pilotlarda görülen, beyne yeteri kadar kan gitmemesi yüzünden oluşan ters mi yoksa düz mü uçtuğunu anlayamama durumu. bir rivayete göre f16 pilotları kasklarını hafif çıkarmaya çalışarak yerçekiminin ne tarafa doğru olduğunu tahmin etmeye çalışırlar. fakat bu durum bizzat bir f16 eğitmeni tarafımdan gözümün önünde yalanlanmış, bunun yerine tamamen donanıma* güvenilmesi gerektiği söylenmiştir. kaskı çıkarmanın o hızlarda çok tehlikeli olduğu * bir tahliye durumunda o pilotun suratının bir daha iflah olmayacağı söylenmiştir. yine bir rivayete göre ingilizce "where to go" nun amerikan kısaltmacılığı tarafından kısaltılmış, yavşattırılmış halidir*.
esas oluş nedeni kulaklarda östaki borusu kanallarındaki küçük kılcıklardır. bu kılcıklar bir sıvı içerisinde bir sağa bir sola doğru hareket edebilmektedir. uçak sağa döndüğünde sıvı akışı sebebiyle kılcıklarda sağa doğru hareket eder ve bunu siz "sağa doğru dönüyoruz şu an" şeklinde algılarsınız. fakat bu kılcık hareketi sıvı akışı sebebiyle bir süre sonra eski haline takrar geri döner. işte bu süreden sonra siz hala uçakla sağa dönüyorsunuzdur fakat kılcıklarınızda bir hareket olmadığı için sanki düz gidiyormuş gibi bir hisse kapılırsınız. işte biz buna vertigo olmuşsunuz diyoruz.
vertigo genelde bulut içinde veya mesafe görememe koşullarında gerçekleşir. bu koşullarda aletler yerine duyularınıza güvenirsiniz ve vertigo yaşarsınız. vertigo zamanla kazanılan bir alışkanlıktır ve zamanla insan bu duruma alışır. bir süre sonra nerde vertigo olup olmadığınızı bilir duruma gelirsiniz.
vertigo yön duygusunun kaybıdır.
pilotun "alçalıyor muyum? yükseliyor muyum? düz mü uçuyorum? ters mi uçuyorum?"
sorularına kesin yanıt veremediği durumdur.
her pilotun başına gelebilir.
durumu düzeltmenin ilk şartı vertigo olduğunu kabul etmektir.
daha sonra verilere yani uçuş göstergelerine ve aralarındaki orantılara bakılır
hissiyat bir kenara bırakılır
sadece göstergelere güvenilir ve uçak hal yoluna konulur.
tam anlamıyla bir alfred hitchcock başyapıtı.yıl 1958.kullanılan kamera teknikleri zamanının çok ötesinde.yönetmenin kurgu ustalığı bir yana teknik açıdan da büyük üstünlükleri olan bir eser.büyük ustanın filmlerindeki en dikkat çekici noktalardan biri de türler arası gezintiye çıkmasıdır.macera gibi başlar,drama göz kırpar,sonra iyiden iyiye gerer(hatta korkutur),sonra bir bakmışsınız çok büyük bir aşk hikayesine dönüşmüş.vertigo da diğer hitchcock eserleri gibi unutulmaz sahneleriyle hatırlanan bir eserdir.filmde sıkça yinelenen, james stewart ın yaşadığı olay nedeniyle sahip olduğu yükseklik korkusunun usta kamera hareketleriyle belirtilmesi unutulmaz anlardan sadece bazılarıdır.büyük usta çoğu filminde olduğu gibi bu filmde de iki arada bir derede kendi yüzünü göstermiştir bizlere.ve son olarak kim novak.neymişsin sen öyle be teyzem..
yüksek yerde bulunmanın verdiği baş dönmesi ve korku.çağdaş amerikan edebiyatı yazaelarından paul auster'ın küçük walt'ın binbir zorluğa göğüs gererek başardığı mucizesini ve sonrasında başına gelenleri anlatan romanı..
(bkz: mr.vertigo)
bulut içi uçuş yaparken pilotun suni ufuk göstergesine bakmadan sezgileriyle hareket etmesinden kaynaklanır. sağa yatmış bir uçağı daha da çok sağa yatırır ve stall kaçınılmaz olur.
u2'nun 2004'te çıkardığı how to dismantle an atomic bomb albümününün ilk single'ıdır... ayrıca dc comicsin büyükler için masallar departmanı da aynı adı taşır bu parçayla.
hitchcock'un en bilinen filmlerinden biri.
aslında bu kadar popüler olmasına rağmen çokta haz etmediğim bir filmdir.sanırım bunun nedeni vertigo'nun kötü olması değil hitchcock'un diğer filmlerinin daha güzel olmasıdır.
---spoiler---
filmin hemen başındaki gerilimi yüksek sahne ve aynı şekildeki finali cidden çok başarılıdır.ancak sonlara doğru ortaya çıkan süprizler gelene kadar sıradan bir film izliyor havasına bürünür insan.sanırım konu olarak çokta iyi olmamasına bağlayabiliriz bunu.
ancak tüm bu şeylerin yanında filmin değerini artıran öğelerde yok değildir.örneğin ilk kez kullanılan vertigo zum tekniği,süpriz final,baş kahramanın kim novak'ı eski aşkına "benzetmeye" çalışması görülmeye değerdir.
---spoiler----
alarm yapılması şiddetle tavsiye edilen u2 şarkısı
sözleri de şöyledir
uno, dos, tres... catorce
turn it up loud, captain!
lights go down it’s dark
the jungle is your head - can’t rule your heart
a feeling is so much stronger than
a thought
your eyes are wide
and though your soul it can’t be bought
your mind can wonder
hello, hello... (hola)
i'm at a place called vertigo (dónde estás?)
it’s everything ı wish ı didn’t know
except you give me something...
i can feel, feel
the night is full of holes
as bullets rip the sky of ink with gold
they twinkle as the boys play rock and roll
they know that they can’t dance - at least they know
i can’t stand the beats
i’m asking for the cheque
the girl with crimson nails
has jesus 'round her neck
swinging to the music
swinging to the music
whoooaaa
whoooaaa
whoooaaa
hello, hello... (hola)
i'm at a place called vertigo (dónde estás?)
it’s everything ı wish ı didn’t know
but you give me something...
i can feel, feel
check mated...
just for...
jumping in... yeah
[edge solo]
all of this... all of this can be yours
all of this... all of this can be yours
all of this... all of this can be yours
just give me what ı want and no one gets hurt
hello, hello... (hola)
ı'm at a place called vertigo (dónde estás?)
lights go down and all ı know
that you give me something...
ı can feel your love teaching me how
your love is teaching me how to kneel, kneel