merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  • görseller

    • vermeyince mabut neylesin mahmut
  1. 1

vermeyince mabut neylesin mahmut

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  4. #gündem
  1. eskilerin kullandığı söz öbeği sen salaksın anlamına gelir.mabut,tapınılan varlık demektir.yani allah mahmuta(örnek kişilik)akıl vermemişse o ne yapsın.
  2. ''tanrı, geniş bir yaşama ya da yetenek kısmet etmemişse kulun elinden ne gelir?'' anlamına gelen atasözü imiş.
  3. benim duyduğum versiyonu ise şöyledir:

    rivayete göre, bir gün sabahın altısında uykusu kaçıp camdan dışarı bakan sultan ikinci mahmut, sarayburnu sahilinde yaşlı bir adamın koştuğunu görür. ertesi gün yine aynı saatte uyanan sultan, aynı adamın yine koşarak bir yerlere yetişme çabasında olduğunu görür. yaşlı adamı takip ettiren ikinci mahmut, adamın işine yetişmek için koştuğunu öğrenir. yaşlı adamın durumuna üzülen padişah, vezirlerinden birini yanına çağırır ve, '' bu adamın koştuğu yolun üzerine bir kese dolusu altın bırakın.'' der. emri alan vezir, adamın yoldan geçmesine beş dakika kala içi altın dolu keseyi yola bırakır. ne var ki adam o sabah yoldan geçmez. altını yoldan geçen başka biri alır.

    bunu duyan sultan mahmut duruma çok üzülür. sultanın aklına yeni bir fikir gelir. yine vezirini yanına çağırır ve, '' adamı bulun ve bir tepsi dolusu baklava verin. tepsinin dibine de altınları dizin.'' der. yaşlı adamı işinden evinde dönerken bulan padişahın adamları ona şöyle derler:

    -padişahımız halka baklava dağıtma kararı aldı. bu da sizin payınız.

    yaşlı adam çok sevinir, baklavayı alır ve evinin yoluna koyulur. zavallı adam evine giderken yolda bir arkadaşı ile karşılaşır. arkadaşı, adama, baklavaları kendisine satmasını söyler. adam ilk önce karşı çıkar ve, ''bunları çocuklarıma götüreceğim der.'' ancak adamın arkadaşı baklavalar için değerinin iki katında para vermeyi önerir. bu teklif karşısında yaşlı adam, ''baklava yerine çocuklarıma kıyafetler alırım.'' diye düşünür ve baklavayı arkadaşına satar.

    sultan mahmut adamın baklavaları sattığını duyunca yine çok üzülür. aklına yeni bir düşünce gelir sultanın. bu seferki yöntemin kesin olarak işe yaramasını ister ikinci mahmut. vezirini yanına çağıran padişah, '' adamı bulun, eline bir kürek verip sarayın hazinesine sokun. küreği sallasın. küreğin üstünde ne kadar ziynet eşyası kalırsa hepsini ona verin.'' der. bunun üzerine adamı alıp sarayın hazinesine götürürler. adama, ''salla bakalım küreği. ne kadar altın, değerli taş gelirse hepsi senin olacak.'' derler. adam çok sevinir ancak çok da heyacanlanır. o heyacanla küreği ters tutar ve küreğin sapını daldırır hazinenin içine. doğal olarak da tek bir değerli parça bile durmaz küreğin sapında. bunu duyan ikinci mahmut hayrete düşer ve şöyle der:

    -vermeyince mabut, neylesin sultan mahmut!
  4. şöyle bir versiyonunu duymuştum hakkında anlatılan hikayenin:

    bir takım olaylardan sonra -buraları siz doldurunuz ben hiç bir şey hatırlamıyorum- ikinci mahmut fakirin birini hazina odasına sokar, eline küreği verir ve "küreğe ne doldurursan al senin olsun" der. o heyecanla fakir -fağğkiiiir- küreği ters daldırır, bahtına tek bir altın düşer.

    mabud vermeyince, mahmut da başını verir yollar haliyle.
  5. ziya paşa'nın şu beyitlerle açıkladığı hikayedir.

    bi-baht olanın bağına katresi düşmez
    baran yerine dürr-i güher yağsa semadan

    gökyüzünden yağmur yerine inci ve mücevher yağsa
    talihsiz olanın bahçesine bir damlası bile düşmez.
  1. 1