gündem
  1. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  2. · mutsuzluk veren küçük şeyler
  3. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  4. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  5. · okan bayülgen
  6. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  7. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  8. · ally mcbeal
  9. · roman arkadyeviç abramoviç

verginin yol su elektrik olarak geri dönmesi  

  1. ilkokul kandırmacalarının en büyüğü. vergimizi veriyoruz bir vatandaşlık ödevi olarak seve seve veya başka bir şekilde. ve hizmet bekliyoruz karşılığında. yol su elektrik bekliyoruz. hani çok da beklemiyoruz aslında artık ama bekliyoruz diyelim.

    mevcut yollarda bi iyileştirme bekliyoruz mesela, binlerce kazanın yaşandığı saçma sapan yolların sağlıklı hale getirilmesini bekliyoruz. peki elimize geçen ne? eğer o yolda çok büyük bir kaza yaşanmaz veya ünlü bir kişi burada hayatını kaybetmezse eğer hiçbir şey elde edemiyoruz. binlerce vatandaşımız hayatını kaybediyor, sağlığını kaybediyor ama hiç kimse hiçbir girişimde bulunmuyor. böyle bir olayı en son barış akarsu'nun hayatını kaybetmesiyle yaşadık yine. binlerce kazanın yaşandığı torba kavşağında barış akarsu kaza yaptıktan sonra ortaya çıktı bu sorun. böyle acı bir olaydan sonra büyük bir tepki doğdu buradaki tedbirsizliğe. veya 33 çocuğumuz hayatını kaybettikten sonra ortaya çıktı kazanın meydana geldiği yolun dar olduğu. bu olayların ardından tepki gösterdi halkımız ve 2-3 gün sürdü bu tepkilerin yankıları. belki müdahale edildi, düzenlemeler yapıldı ama bu düzenlemelerin yapılması için böyle olayların meydana gelmesi gerekiyor ülkemizde. acı yaşamadan tedbir alamıyoruz.vergilerimizin buralarda kullanıldığını görmek bizim hakkımız. ödevini yerine getiren bir vatandaş olarak en büyük hakkımız bu ödevin karşılığını almak.

    yeni yollar da bekliyoruz elbette. yapılmıyor da değil yapılıyor. karadeniz sahil yolu yapılıyor mesela. doğasına hayran olmayan insan göremeyeceğiniz karadenize sahil yolu yapılıyor, karadeniz'in karasıyla denizi koca bir yolla ayrılıyor birbirinden. sahil şeridi yok ediliyor. turizm öldürülüyor. verdiğimiz vergiler sahillerimizi alıyor elimizden. evet trafik kazalarının önüne geçiliyor güzel. ama bunu yapmak için sahil şeridini yok etmek gerekmiyor.

    elektrik bekliyoruz vergilerimize karşılık. artık sorunlarımız çözülsün, elektriğimiz kesilmesin istiyoruz. sonuç yine hüsran oluyor. en son gündeme gelen olayı örnek verecek olursak turizmin başkentlerinen alanya'da her gece elektrik kesiliyor hergün, her gece. 10 saate kadar çıkabiliyor bu kesintiler. karanlığa gömülüyor turizm cenneti alanya. ayrıca ülkemizde elektrik dağıtımı da özel bir şirket tarafından yapılıyor artık.

    su konusu en dertli olduğumuz konu son günlerde. 3 gün boyunca bir damla su akmadı musluğumuzdan. yazın ortasında sıcaktan kavrulurken ve oturduğumuz yerde ter dökerken duş alamadık günlerce. tuvalete giremedik hatta.salgın hastalık tehlikesi kapımızda bekliyor. ve boş bulduğu yere havuz yapan, suyla ilgili işleri arka plana atan ve su sorununun en büyük sorumlusu olan belediye başkanımız çıkıp "su kesintisi benim suçum değil. nereden bileyim cenab-ı allahın bu kadar afeti birden göndereceğini" diyebiliyor. "zeka seviyemiz suyun aniden kesileceğini bilemez" diyebiliyor. su sorunu yaşayan tek il ankara da değil. istanbul'da, konya'da ve daha birçok ilimizde su kaynakları yok oluyor gittikçe. suyumuz bitiyor! ve vergilerimizin karşılığını yine alamıyoruz.

    tüm bunlar apaçık ortadayken ilkokullarda aynı şeyi öğretiyoruz çocuklarımıza hala. ödediğimiz vergiler bize yol su elektrik olarak geri döner. çocuklarımız hala bu masallara inanıyor mu bilinmez tabi ama masallarla yönetilmeye alıştık. inansınlar veya inanmasınlar pek bir şey değişmiyor.

    ukteci: rene
    (dying brokenhearted, 04.08.2007 11:45)
  2. ankaranın payına düşen buradaki 'yol' kısmıdır,
    diğerleri şansına, belki gelir
    (head trıp hero, 04.08.2007 11:49 ~ 11:50)
  3. yıllardır öğretilegelen, söylenen büyük yalanlardan bir diğeridir.

    ödediğimiz vergiler, spekülatif sermayedarlara, dünyanın en yüksek faizini veren ülkenin kaynak aktarımı olarak gitmektedir. sen vergini paşa paşa ödersin, yabancı hissedarlar senin piyasasanda dünyanın en yüksek faiz oranından cesaretle istediği gibi at koşturur. sonra bir sabah bir kalkarsın ki, senin aşırı değerlenmiş türk liran yarı değerine inivermiş. senin ödediğin vergi, dövizle borçlanan esnafının ödediği vergi yabancı hissedarın cebine gidivermiş. senin ödediğin verginin hikayesi budur işte, gerisi laf-ü güzaf.

    ha bunu öğrenmek bir şeyi değiştirir mi ? , hayır. sadece "neden ?" diye sorar insan kendi kendine. neden japonya %0,5 oranında faiz oranı uygularken benim ülkem yabancı hissedara %17,50 faizle borçlanıyor ? neden benim ülkem sıcak para cenneti halini alarak ekonomisini pamuk ipliğine bağlı hale getiriyor ?
    (insomniaque, 04.08.2007 11:56)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil