|
|
- vergi yansıması, elde edilen gelirin yüksekliği ile uygulanan vergi oranları arasında doğru orantı olmasıdır yani gelir grupları arasındaki uçurumun kapatılması ve yüksek gelir grubuna daha yüksek oranda vergi yansıtılmasıdır.
gelir vergisi artan oranlı bir yapıya sahiptir ve bunun için kazanılan gelir arttıkça ödenecek gelir vergisi de artacaktır. bu da düşük gelir grubunun lehine olacaktır. düşük gelir grubunun omuzundaki yükü azaltacaktır yani vergi sonrası gelirler düşük gelir grubu lehine şekillenecektir.
kdv'de de, gelir dağılımı üzerine olumsuz bir etkiye neden olmaması için, satın alınan malın lükslük derecesi arttıkça o mala yüklenecek olan vergi oranı artmaktadır. örneğin; ham gıda maddesi %1, temel gıda maddesi %8 ve kozmetik ürünleri %26 oranında kdv'ye tabi tutulmaktadır. burda da görüldüğü gibi lüks mal tüketen yüksek gelir grubuna daha falza vergi yüklenecektir yani düşük gelir grubunun omzuna daha az vergi yükü binecek ve vergi sonrası gelirler düşük gelir grubunun lehine şekillenecektir.
aynı şey, atv (akaryakıt tüketim vergisi) ve ötv (özel tüketim vergisi) için de savunulabilir. atv, aracı olan kişilere yönelik bir vergi olduğu için yüksek gelir grubuna yönelik bir vergidir. ötv de (her nekadar bazı ürünlerde abartılıp, gereksiz bir şekilde uygulansa da) bazı istisnalar dışında yüksek gelir grubuna yönelik bir vergidir. dolayısıyla bu vergiler de düşük gelir grubunun rahat nefes almasını sağlar.
sonuç olarak vergi oranlarının belirlenmesi aşamasındaki temel mantık, verginin yüksek gelir grubuna daha fazla yansıtılması ile düşük gelir grubunun rahatlamasını ve vergi sonrası gelirlerin düşük gelir grubu lehine şekillenmesini sağlamaktır.
- iktisadi ve idari bilimler fakültelerinin maliye bölümünde, kamu maliyesi dersinin bir konusu olarak öğretilir, oldukça can sıkıcıdır.
|