ilk evvela başlık 50 karakter sınırlamasına takıldı. aklımdan geçen tam olarak şuydu : " duvarında vergi lehvası yerine karınca duası asılı olan esnaf"...
mevzuya girelim yavaş yavaş. bir bankada denetmenim. muhtelif şehirlerde, farklı şubeleri denetliyoruz. tabii ki önümüze kredi dosyaları da gelmekte. çoğu zaman gözlemlediğim bir olay var. örnek üzerinden gidelim ki bu örnek uydurma değildir, bire bir gerçektir. adam kuyumculuk işiyle uğraşmakta. kredi kullanmak için beyan etmesi gereken belgelerden ikisi de vergi levhası ve bilançosudur. bunları incelediğimde gördüğüm tablo şu. adamın cirosu 3 milyon tl. böyle bir ciro düşünüldüğünde, en kötü ihtimal b, 500 bin-1 milyon arası kar beklemekteyiz değil mi? hayır efendim. 2 milyon 950 binini gider olarak düşmüş bir şekilde. muhasebe dediğimiz olgu, kitabına uydurmaktan ibarettir nitekim. usta bir muhasebecinin elinde bir sanat eserine dönüşebilir. velhasıl bu adamın yıllık karı 50bin tl civarında. kurumlar vergisi oranı yüzde 20, tahakkuk eden ve vergi levhasına koçlar gibi yazdığı vergi tutarı 10 bin tl...
sonra kendimi düşündüm, benim cebime girmeden stopaj yoluyla kesilen vergi muhtemelen bunun en az 2 katı. evet götü boklu denetmen, bendeniz, bu ülkede bir kuyumcudan daha çok vergi ödemekteyim. gururluyum, anlıyım, şanlıyım.
ha gelelim konu başlığına. bu kuyumcunun dükkanını bilmem, gitmiş, görmüşlüğüm yoktur. ama hemen hemen hergün adım attığımız her mekanda, çatır çatır vergi kaçırılıyor. hemde o arkadalarında asılı duran karınca duasının altında. o takkeli bakkal amcanız, halı sahanın sahibi osman abi, balıkçı rüstem, büfeci necmi, taksici hüseyin abi. isimleri her ne ise ve hangi işle iştirak ediyorlarsa.
bu o kadar sıradan birşey olarak görülüyor ki artık. hani "allah'ın karşısına kul hakkıyla çıkmıycan aga" söylemini tekrar düşündürüyor. cumaya gidip de dönemiyesice amcam benim. hiç mi korkmassın be? vicdan nasıl birşeydir ki istediğin gibi yoğurursun kendi mantığınla. devlete attığın her kazık, direkt olarak bize atılıyor halbuki. adam akıllı vergi tahsilatı sağlanamadığı için, o ötv'ler ve binbir yaratıcılıkla türetilmiş ilginç vergiler bi tarafımıza giriyor.
bi amcamız vardı emekli hakim. şöyle demişti : "38 yıllık meslek hayatımda şunu gördüm aslanım. bu ülkede adalet yoook". ne diyeyim hakim olaya hakkaten hakim.