"she can't stop pacing
she never felt so alive
her thoughts are racing
set on overdrive
it takes a village
this she knows is true
they're expecting her
and she's got work to do"
böyle başlayıp giden bir d.t. eseri var, ithaf ediyorum kendisine.
öss 2006'nın kız çocuğuydu, ufak tefek bir şey. "her kötü şeyin hızlıca gelip geçmesi ve en sonunda bitmesi" dileğimi cebinde taşırsa sevineceğim bir acılı ezme oluşumu.
izmir taraflarından sözlüğümüze katılmış üniversite adayı yazar. her geçen gün yazarlık konusunda kendini geliştiriyor, geliştirmek istiyor; biz de elimizden geleni yapıyoruz. bir de girdiği sınavın adını bilse ne güzel olacak.*
yakında verada sahne almaya başlayacak, eğlenceli mi eğlenceli, afacan mı afacan ve süper iyi bi insan. bu vera öyle bi kişi ki insan onunla hiç sıkılmaz, hayvan gibi muhabbet eder, güler, yarılır, öküz gibi içer. ayrıca ilerde iyi bi fotoğrafçı bile olur eğer isterse. en çok da b/w palyaço fotoğrafları çekip odasının her tarafına asmayı sever, artık nesini seviyosa o salak palyaçoların...ayrıca bu hatun kişi enerjisiyle üç bin beş yüz tane enti yerinden oynatıp orta dünyanın tek hakimi olma potansiyeline sahip. yorulmak nedir bilmezmiş gibi bi hali var çünkü. zaten yorulmasın o hiç.
blind guardian konserini beleş dinlemiş adamdır.boardu yakmış, ayrıca öss sayesinde balatayı sıyırmış kişi. ya da en azından uzaktan öyle görünüyor. öss olayını kazasız belasız atlatmasını ve eski frpli günlere geri dönmemizi beklediğim dm'im.süper insan, feci dost, ultimate kişilik.. hayatımda bir yeri olduğu için sevindiğim 3-5 kişiden biri."en sevdiğin..." diye başlayan anket sorularına tek bir cevap vermeyecek kadar sevgisini ona buna yaymış, kıymeti bir kısım medya tarafından bilinmemiş, varlığından dolayı mutlu olan insanlara sunacağı sonsuz sevgisi ve anlayışı olan, varlığından mutsuz olanları siklemeyen, konuşurken kullandığı ağızla nasıl yemek yediği bazı çevrelerce dumur konusu olan, "hayat keşke bir john cusack filmi olsa" derken natural born killersta "amanın ne kadar romantik" diyerek gözyaşlarına boğulan bir ukte savaşçısı, bir depeche mode mumessili. bunlara ek olarak frp gibi bizim hakkında kelam edemeyeceğimiz konularda da bilgi sahibi, zarif, hoşsohbet bir insan.
ek:kendisi kadar iyi bildiğim erkek arkadaşıyla evlilik kararı almış şu sıralar.kendisine kimsenin tatmadığı ve tadamayacağı kadar mutluluk ve boy boy çocuk diliyorum.
içtikten sonra nereye kusması gerektiğini gayet iyi bilen insan. hayvan gibi içtikten sonra üstüme kusarak nickimin doğmasına sebep olmasının yanında az daha kusmuk deryasında boğulmama yol açıyordu. ama bütün bunlara rağmen pişkin pişkin ve sevimli sevimli sırıtmaya devam etmesi onun ne kadar manyak ve süper bi insan olduğunu kanıtlıyor. tii maraşta da olsa yanına gidip vakit geçirmek bünyeye çok iyi gelecektir.
üç öğün blues üstü hüzün yiyen ve bir daha iflah olmayacağına inandığı için rejime falan girmeyen bir dallama...
bir ömür boyu mutlu yaşamasını sevdiğiyle hep güsel günler görmesini istediğim, sevinçten kısmen gübek atmama sebebiyet vermiş yakın zamanda kardeşi * ile karşılıklı gübecikler atacak olan en güzel abla..hatta gelin..geberin inşallah mutluluktan
bu vera kişisiyle müzik sohbetleri oldukça zevklidir. kendisi potansiyel piyano eşlikçim olmasının yanında benimle birlikte piyanist şantör severler derneğinin kurucu üyelerindendir. dernek etkinlikleri arasında ayı ve maymun dövüşleri sık sık yapılmakta, hangisi hangisini döver tartışmaları yer almaktadır. bir de bunun babası eski milli atıcılarımızdandır. **
stevie wonder ile karşılaşmış bir gün yolda giderken. adam kolunda üç noktalı kolluğu, elinde bastonu yürürken birden durmuş.* güzelliği karşısında adeta büyülenmiş. aahh kader utansın gönül isterdi ki minik minik yavrularımız olsun demiş *
aşk hususunda anlaştık önce kendisiynen. sonra monnet işine girdi benimle, ama fazla dayanamadı "anlaşılamayan sanatçı" olmaya. muhabbete girme konusunda son derece rahat olurken bir yandan cıvık olmamamayı, yavşaklaşmamayı başarabilen ender insanlardan olduğunu keşfettim, aradığım yaz rahatlığını, hippi ruhunu buldum kendisinde. bir dişi olarak çokpis matal dinlemesi, "kulağa hoş gelen herşeyi" dinlemesinden çok daha iyidir tabi ki. yine de yeni metal türlerine bir kulak kabartmasını tavsiye ederim ben. tayinler veyahut sınavlar kendisini istanbul'a sürüklerse slipknotlı mantı yiyeceğiz birgün beraber, biliyorum.
[04:49:53] vera: ben veraydım..
[04:49:55] vera: dedim mi?
[13:03:33] vera: bu arada ben vera..
[21:29:47] vera: lethromar vera benim ha..
bunaktır. hemide psikolojik bunak.. uzun süreli mantıklı bir dialoga girilemeyecek kadar da geyik soylu bir kişidir. üvey annemdir. üvey annelerin çocukları üzerinde uyguladıkları bilimum acı, ızdırap ve işkence bazlı vakaları bizzat kendi de hayata geçirir. güdümlü terlik adındaki işkence aleti favorisidir. isviçreli ve japon bilim adamlarını seferber edip bu aleti geliştirme çabasındadır.
palyaçosever bir insandır. o kadar severki birgün katil olursa "palyaço katili" olmak istediğini dile getirmiştir. kendisini korkutmak isteyenler hiç çığlık kostümü, hannibal maskesi türevi korku objelerine başvurmasınlar. gitsinler zındık bir palyaço kostümü ile evini bassınlar. bu kıyağımı da unutmayın. neyse.. kendisine de burada bir jest yapıyoruz..
(bkz: http://store.perspicuity.com/...)
kızılşınmış kendisi.. bir sarışınım diyor, bir kızılım diyor.. hangisi doğalı hangisi çakması ayırt edemediğimiz için böyle bir yola başvurduk. neyse.. paslı bir metalsevici olduğu yönünde derin de şüphelerim var. her ne kadar him dinlerken yakalasam da "him benim tek tiki yanım.." diyerekten gözümden yaş getirmiş, bünyemdeki statüsünü arttırmıştır. ve dahi takdir toplamıştır. bastım artıyı gitti. evet evet.. cidden metalci, çelikci, bakırcıymış..
kendisiylen aramızda "sekiz (8)" psikozu vardır. bizzat benden sekiz (8) ay büyüktür. ve yine bizzat benden sekiz (8) santim kısadır. son günlerde anlaşıldı ki benden 8 kilo da hafifmiş. korkuyorum sözlük.. neyse.. sekiz (8) psikozu hakkındaki derin çalışmalarımız sürüyor. sizi bu konuda bilgilendirmeye devam edeceğiz..
son söz niyetine; ısrarla sevildiğini belirtmemi istedi.. "verağğı seni seviyoruğğz.."*
haydi dağılın şimdi.. hem nickaltı dediğin böyle uzun olmaz ki.. gidersin "nickaltıma ilk giriyi giren yazar..", "birtakım şeylere çok sinirlenmiş yazar..", "hoşamaboşsohbet arı.." yazarsın. herşeyin bir edebi adabı mevcut..
artık bi an önce istanbula gelmesi gereken, gelmemekte ısrar ederse çok pis dayak yiyecek olan sevimli mi sevimli yazar. yeter len artık maraş maraş. her zaman ama her zaman danalar gibi mutlu olmasını istediğim yazar. mutlu olsun ki enerjik olsun. enerjik olsun ki hep kavga edelim onunla. ölüp zombi olmasını heyecanla beklemekteyim ayrıca, çünkü gelmiş geçmiş en güzel zombi vera olacaktır.
manyak ruh, coşmuş beden, izmirli hatun, süper insan.
son günlerde kendisine zaman ayıramadığım yegâne dostum, çocukluk arkadaşım üvey kızım, kınalı kuzum, kızanım...
şimdi saydım da neredeyse 14 yıldır tanışıyormuşuz biz bununla da meğer farkında değilmişim utandım kendimden.
bunca yıldır süren hafıza kaybımın az önce anî bir irkilmeyle sarsılmam sonucu nihayete ermesiyle kendime geldim ve "işte bu!" dedim. 14 yıldır tanıdığım için içini dışını bildiğim yegâne arkadaşımdır kendisi. örnekleyecek olursam en sevdiği meyve: böğürtlen, en sevdiği yemek orman kebabı, sevdiği içecek: böğürtlen çayıdır. rengi: böğürtlen mavisi, burcu balıktır ve bir de canım benimdir.
çocukluğumuzda dut toplamak için anneannemin arka bahçesindeki ağaca çıkardık... bir de tahsin amca ile kırpık vardı o zamanlar. sonra minik kuş gelirdi... falan gibi şeyler.
kendisini iyişallah 1 temmuz 2006 tarkan ankara konseri'ne bekliyorum. orada headbang yaparız artık.
düzeltme: az önce mesaj atıp uyardılar o tarih geçmiş sanırım. bir dahaki konserlere artık.
en kısa açıklamayı yapmak gerekirse: gecenin bir vakti sözlüğe girip yazdığı yazıyı görünce mutluluktan gözümün dolmasına sebep oldu bu tatlı varlık. esasen sulugöz biri olmam da bunun güzelliği hafifletmez. hem de hiç.
bir kere yapılmış uzun konuşma bile bazen çok şeyi anlamaya yeter. o insanın sevimliliğini, yaydığı güzel enerjiyi anlamak için kahin olmak gerekmez. o da öyle özel biri.
kilometre hesabı çok uzaklarda ama şimdiden yaptığımız planlar var. kendisi henüz belki bilmiyor ama eğer bir kavga olursa pazularım kendisine amade, acı yok evet. (bilen bilir iyi vururum, hatta biraz yukarıda belirtilmiş.)
önce istanbul'da sonra iskoçya'daki bir şatoda ağırlamak istiyorum kendisini. önce biraz içkiyle bol muhabbet sonra da ümit besen ile gelsin göbecikler. şatodaki eski asil ruhlar buna bozulsa da umrumda değil ölümlü dünya. fırrkkk! (kolasından bir yudum alır.) dikkat süslü giysilerimize dökmeyelim o kadar para verdik.
hepsinin özeti bu aslında pek mutluyum şu an, bu kadar tatlı bir insanın hayatıma girmesini bir kere daha idrak ettiğimden. güzel dileklerini ziyadesiyle kendisine iade ediyorum ve koca kafalı bebeklerime kendisiyle birlikte rock ve metal müziğin seçkin örneklerini dinletip sonra da dedikodu yapmak istediğimi de belirtiyorum.
bekliyorum buralara, kaçmak yok hammond org alırım bak gelirsen!